amerikan aksanı

1 /
cerceve cerceve
bir britanyanın köpeğiyim ingiliz aksanı konuşuyorum* insanı olarak yavaş yavaş ısınmaya başladığım aksan. kesinlike ingiliz aksanının verdiği o temiz ve keskin tonları vermese de kendine özgü güzel yanları da yok değildir.

yavşkaça bir aksan olmasının yanısıra bir melodisi vardır. bu melodi jazz'dır. cümlede isimler vurgulanır. isim yerine adıl varsa, yüklemler vurgulanır. tüm bu vurgular bir merdiven iniş çıkış edası ve bir lastik tokanın çekip uzatılması ve bırakılması yavşaklığıyla yapılır.

bir yıl sonra gelen edit: ahh eski aklım diyesim geldi. amerikan illerine gidip günde 8 saat bu aksanla haşır neşir olunca ne kadar güzel bir şey olduğunu anlıyor insan. şimdi ingiliz aksanı bana sadece monarşiyi çağrıştırıyor.

- american accent rulez! hey man, wtf! hey yo, motha fucking trunking bad ass!
cerceve cerceve
şu aşağıdaki tekerlemeyi akarcasına söylemenizi sağlayan aksan:

betty botter bought some butter,
"but," she said, "the butter's bitter;
if i put it in my batter,
it will make my batter bitter;
but a bit of better butter,
that would make my batter better."

so she bought a bit of butter,
better than her bitter butter,
and she put it in her batter,
and the batter was not bitter;
so 'twas better betty botter
bought a bit of better butter.


dinlemek için: wikimedia

i̇ngiliz aksanı versiyonu (son derece `lame) : website disabled homestead
instinct instinct
ingiliz aksanına göre bana biraz kaba gelir...
ayrıca ingiliz-amerikan diye içime baygınlıklar getiren, gereksiz olduğunu düşündüğüm konu.
ben hala them'e thım diyicem! ingilizleri seviyorum!
prospektus prospektus
türkler için öğrenmesi daha kolay olan aksandır. amerikanların ingilizler gibi tane tane değil de daha yuvarlayarak konuşmasını göz önüne alırsak kesinlikle tavsiye ettiğim bir aksandır.
12345678 12345678
türkiyede bilumum düzeyde kurslara gidilip belli bir seviyede ingilizce öğrenilip '' derdimi anlatabilirim'' umuduyla yurtdışına çıkıldıktan sonra en basit kelimlerin bile 2 saniye jeton düşme süresi sonunda algılanabilindiği aksandır.
o c o c
hayatta her şey için mi çalışmak gerekir arkadaş. üniversiteye girmek için çalış, yürümeyi, türkçe konuşmayı, bisiklete binmeyi öğrenmek için çalış ona çalış buna çalış, ingilizce için 10 yıl makaleler kitaplar oku, filmler izle.

allah kahretmesin bir aksan için çalışmadığım kalmıştı, gereksiz mükemmeliyetçiliğim yüzünden (en sevmediğim özelliklerim çok çalışmak, işime ve arkadaşlarıma çok değer vermek) düşmediğim hâl kalmadı. her kelimeyi olabilecek en iyi california (l.a) aksanıyla konuşmak için dilimde tüy bitti resmen.

amerikalı standart bir insanı tek kıskandığım konu, dili ağzı öyle bir kullanıyorlar ki, insan aslında bir dili konuşurken farkında olmadan neler yaptığını görüyor. ağzı eğ, dili dişe vur, çeneyi geri çek.. of of
ebmnam ebmnam
normal sıradan sokak lisanıdır, abartılacak bir noktası yoktur, ingilizler ağdalı bi şekilde aksanı hissettirirken amerikan aksanı doğal olarak milyonların konuştuğu ingilizce türüdür.açıkçası türkler bu aksanı iyi becermektedir.
vena vena
türklerce beğenilmesini, benimsenmesini anladığım ama kesinlikle çok daha kolay anlaşılıyor argümanını hiçbir şekilde anlamadığım aksan. evet içinde pek çok farklı yöresel ağızlar var ama ortalama amerikan aksanı bir süre sonra dinleyeni ( tabii ki amerikalı olmayan ) çileden çıkarabiliyor. en azından ben karşımda düzgün biri olduğunu bile bilsem ( akademisyen ) ağzının ortasına yapıştırasım geliyor ki bazı yuvarlamaları anlayamıyorum ki bunun ingilizce eksikliğimle alakası yok. hele ki bir exchange öğrenci tanımıştım ki allahım... hızlı konuşup karşımda yavaş konuşan kişilere bile kıl olan beni konuşma hızıyla çileden çıkarmıştı. sanki arkasından kovalayan var 1 dakikaya 1 sayfa sığdırması gerekiyor öyle bir hızda ve bir de üstüne amerikan aksanı, kızcağıza tanımadan kafamda bir sims olarak eksi eksiler çıkmıştı.

ammavelakin mike leigh'in bazı oldukça ağır ingiliz aksanlı filmlerini bile anlamakta zorluk çekmemiş ve olumsuz duygulanımlar sergilememiş biri olarak, ingiliz çemçük ağzına çakma isteğini gözlerim büyüyerek karşılıyorum ve hatta bunun yanında amerikan aksanının kolay anlaşılabilirliğini. yeeeaağh
atkısıyla dolaşan adam atkısıyla dolaşan adam
ingilizcenin kuzey amerika kıtasına özgü (kanada dahil) aksanıdır... ingiliz aksanına göre daha yaygındır orası kesin, çünkü dünya genelinde ingilizce amerikan aksanıyla öğretilmekte, öğrenilmekte ve konuşulmaktadır... buna karşılık ingilizlerin ingiliz aksanında ısrarcı olması, amerikan ve ingiliz aksanları arasındaki farkı iyice belirginleştirmekte ve rekabeti kızıştırmaktadır... bilgisayarlarda dahi dil özelliği ayarlanırken ingilizce'nin iki seçeneği var: english(uk) ve english(us) şeklinde... bu rekabeti kim kazanır, bekleyip göreceğiz...
1 /