amerikan futbolu

1 /
giberling giberling
çok estetik bir topla oynanan takım oyunu. takımn oyuncularının güçlü kuvvetli ve hızlı olması takımın faydasına olacaktır ki güç fizik kombinasyonunun dominesindeki amerikan futbolunda takımlar başarılı olabilsin
hepten aykırı hepten aykırı
hiç bir sporda yetenek sahibi olmayan gençlerimizin oynadığı spor. okluda artiz artiz dolaşırlar ve saygı beklerler. ama asıl saygı orta sahayı çekip çeviren futbolcu arkadaşımızındır
amuda kalkan imam amuda kalkan imam
bir söylentiye göre futbol oynayamayan soylu kişilerin çıkardığı oyundur. hiç bir zaman nasıl oynandığını anlayamamışımdır. ayrıca filmlerde gördüğüm kadarıyla okulda ayrı bir karizmaları vardır yada kendileri öyle sanırlar. ama daha ilk maçta kolunu bacağını kırınca hiç bir karizması kalmaz.
evdeki ses evdeki ses
hayatı boyunca başka spor dallarında başarı gösteremeyen bir gencin antremanında ancak can verebileceği spordur. dışardan görüldüğünün aksıne fundementali gayet zor bir spordur. bu sene ülkemizde 10 takımdan mütevellid resmi lig kurulmasıyla bilmeyenlerin -oturdukları koltukdan asıp kesmek yerine- maçları izleyip keyif alması umulmakdadır. rugbynin yanında kız sporudur
easy company easy company
takımları 100 kişiden oluşabilen spor dalı. bazen girer bir oyuncu, bir şut çeker, çıkar. neredeyse her hareket için ayrı bir oyuncu bulunur.
imrahor imrahor
dünyanın en zor,en teknik,dogustan yetenek isteyen,eger dogustan yeteneginiz yoksa imkanı yok basarılı olamayacağınız,sozlukte bile ne kadar zor oldugunu dunyaya duyarma istegini içinizde buyuk bi yangına dönüştürebilcek spor dalı..(bkz: tatmin etmek)
trouble everyday trouble everyday
insanı etki altına alabilen oldukça yorucu bir spor.

bir gün hiç unutmam arkadaşlarla kolejin amerikan futbolu takımındayız.
james bana sağdan koşu yoluma doğru bi pas verdi, ceza sahası içerisine girmeme çok az kalmıştı ve hızla ilerliyordum, arkamdan gelen eddie nin beni yakalamak için koşması bile gözümü korkutmuyordu. kendisi 2 metrelik bir ayı kırmasıydı. önüme gelen her oyuncuya sırayla fake atıp düşürüyordum, kimisi ayaklarıma yapışıp beni düşürmeye çalışıyordu, kimisi de ensemden yakalayıp kündeye yatırmaya çalışıyordu. iri yapılı olmamanın avantajını bütün çevikliğimle birleştirip gördüğüm en ufak boşluklardan çıkmayı başarıyordum. tek kelimeyle aralarından kuğu gibi narin, tüy gibi hafif geçiyordum, derken tam sayı yapmama az kalmış, topu yere vurup sayı kazanacakken arkalardan gelen bir sesle irkildiğimi hissettim, ses o kadar derinden geliyordu ki duymakta güçlük çekiyordum. kulağımı kabartıp bi yandan koşup bir yandan da sesi duymaya çalışıyordum, ter içinde kalmıştım. sesi sonunda duymuştum.

-kalk lan kalk diyordu ablam. ne? ne oldu? diyecektim ki rüyanın sarhoşluğuyla ağzımdan şöyle bir cümle çıktı.

- lan çık ordan ofsayttasın.
ekapus ekapus
pekçok amerikan icadının aksine, japonlar tarafından geliştirilmeyecek ve asla yaygınlaşmayacak bir icattır. zırhlı spor mu olur kardeşim? bu kadar alet edevatın gerektiği spor dalları asla yaygınlaşmaz ve tabana inmez!
1 /