anaksimandros

1 /
redinef redinef
milet'in sessiz sakin mamafih geniş ve dahi uzun kulislerinde ayak izlerinden müteşekkil ekmek kırıntıları sebebiyle, tekrar başladığı yere dönebileceğini tahayyül etmiş, macellan'ın ruhuna sevgiyle bakmış [dramatizasyon] düsünür.
my name isobel my name isobel
antik çağ zamanında kara ve deniz fırtınalarını inceleyen bir meteorolog. aynı zamanda antik çağ ion düşünürü olarak da bilinir. ancak felsefeci yerine daha çok fizikçi olarak bilinir.
my name isobel my name isobel
miletoslu antik çağ filozofudur. peri physeos (doğa üzerine) adlı yapıtında iki yeni kavram ortaya koymutur: kosmos ve aperion. evren bir kosmosdur ve bütün bu oluşumların içinde depişmeden kalan sınırsız bir aperion vardır. aperion sınırsız, nitelik olarak da belirsiz ama özdeksel bir yapıda olan bir kavramdır. anaksimandros bu kavram ile evrenin sınırsızlığını ve sonsuzluğunu vurguluyodu.

anaksimandros ilk gökkubbe taslağını çizen düşünürdür. aynı zamanda ise, darwin den 2500 yıl önce darwin kramına benzer bir kuram yaratan düşünürdür.

karadeniz e çıkan miletoslu denizciler için haritalar yaptığıda söylenir.

anaksimandros un eseri olan peri physeos u apollodros bir kitaplıkta bulmuştur. kitap diğerlerinin aksine düzyazı şeklinde yazılmıştır. bu da demek olur ki, helen düşüncesi epos (söz sanatı) yerine logos (anlamlı söz) a bu düşünür ile geçmiştir.
alchemilta alchemilta
etliye sütlüye karışmayan, ne sağcı ne solcu ama futbolcu miletoslu. nötr yaklaşımını sevdiğim. şöyle ki;

dünyanın evrenin sağında bulunması için geçerli olan sebepler solunda bulunması söz konusu olunca da geçerlidir, yine aynı şekilde yukarda bulunmasıyla aşağıda bulunmasını gerektiren şartlar aynıdır o halde dünya evrenin merkezindedir,

su havaya, hava suya dönüşebildiğine ateş suyu söndürebildiğine vs göre bu elementlerden arkhe olmaz, prensip daha nötr, kalıcı bir şey olmalı sonsuzluk gibi,

şeklinde yürütüyor aklını çünkü.
jouissance jouissance
"güneş araba tekerleğine benzeyen... bir daireymiş; ateşle dolu olan içi de boşmuş ve bir yerindeki körük gibi bir açıklık vasıtasıyla ateşin meydana çıkmasını sağlıyormuş."

"ay, araba tekerleği gibi bir daireymiş, güneşte olduğu gibi ortası boş ve ateş doluymuş; o da güneşinkine benzer eğik bir konuma ve körük borusu gibi tek bir hava deliğine sahipmiş. tutulması -bize göre- tekerleğin dönüşüne uygun şekilde oluyormuş."

"ay tutulması, ateşin çıktığı hava deliğinin tıkanmasıyla meydana geliyormuş."

(sokrates'ten önce felsefe- w. capelle)

anaksimandros'un kozmolojiye ilişkin garip tasavvurrlarından birkaçı sadece yukarıdakiler. sahip olduğumuz bilimsel gerçeklere pek uymasa da bunlar, içerdiği yaratıcı enerji nedeniyle bile mükemmeldir bence. düşünün bir kez, şu yukarıdaki her savdan bir roman yazmak mümkün geliyor bana.
rickard rickard
milet'li kaşif ve tüccarlar için dünyanın ilk haritasını yapan kişidir. aynı zamanda bütün canlıların sudan geldiğini ve insanın da balıktan türediğini söyleyerek evrim teorisine bin yıl öncesinden selam çakmıştır bu filozof amca.
wh1sky wh1sky
arkaik çağa ait, thales'in öğrencisi ve aynı zamanda felsefe kitabı yazan ilk filozof. tarifi mümkün olmayan bir kafada yaşamış bu eleman. ta o dönem (m.ö 6yy) insanın ve diğer canlıların denizde oluştuğunu iddaa edip üstüne insanın bu hale gelmesi için bir çok değişime uğradığını söylemiş. ayrıca evrende mucizelere yer olmadığını ve herşeyin kendi içinde bir düzeni olduğunu açıklamış.

yetmemiş hocasına kafa tutmuş herşeyin arkhe'si su olur mu lan demiş, herşeyin arkhe'si apeiron(sonsuz, sınırsız)'dur demiş ve bir güzel açıklamış. varoluşun ancak ve ancak sınırsız bir kaynaktan gelebileceğini, ve evrenin apeiron içindeki karşıtlardan dolayı oluştuğunu söylemiş. bir de:

"var olanlar nelerden meydana gelmişlerse zorunlu olarak yok olup onlara dönerler; zira onlar birbirlerine zamanın düzenleyişine göre haksızlıklarının cezasını ve kefareitini öderler" (batı felsefesi tarihi sf.41, tuncar tuğcu)

ben gidip çay koyuyorum.
robinsoncrusoe robinsoncrusoe
şeylerin kökenleri nerede ise onlar zorunlu olarak orada yok olacaklardır; derken nietzscheye göre bunu varlığın ölümsüzlüğüne ya da ebediliğine değil de onu yok olmaya götüren niteliklerden bağımsız olmasına bağlar.yani;var olanın herhangi belirli niteliklere sahip olması onun sonunu hazırlar.
1 /