andromeda

2 /
poison poison
aynı şehirde yaşamamıza hatta yakın oturmamıza rağmen görüşemedik uzun zamandır bu yazarla.zaten biz cılkını çıkarıyoruz görüşmelerin;ya hergün birlikteyiz ya da uzun zaman kayıplardayız.neyse,özledik birbirimizi.aynı günlerde başka şehirde olacağımızı öğrenince orada buluştuk tabii hemen.onu görünce içimde tarifsiz bir mutluluk oldu,her şeyi unuttum.

biraz da diktatör biri bu kişi.kahvaltı ediyoruz;bana illa 'o tabaktakiler bitecek' diyor.zayıflamışsın biraz diyor.ama laf aramızda kaynattım ben bu tabaktalari bitirme olayını.biraz şirinlik yaptım;o da göz yumdu.

o,bu aralar bana güç veren,aklımı başıma getirmeye çalışan sayılı insanlardan biri.hep yanımda olsun da varsın sigara içsin.ben onu böyle de seviyorum.
misuf misuf
bu takımyıldız olan andromeda:


(ortadaki m31 yazan yer, andromeda galaksisi)




bu da takımyıldızın içindeki andromeda galaksisi:


(deminki küçücük yuvarlak bak ne hale geldi)

takımyıldız olan baba andromeda, üç tane kadir değeri üçten küçük yıldız barındırır. perseus, cassiopeia, lacerta, pegasus, pisces ve triangulum takımadalarıyla komşudur.

galaksi olan andromeda ise 1 trilyon kadar yıldız barındırır. dünya'dan çıplak gözle gözlenen en uzak gök cismidir. samanyolu galaksisine en yakın büyük galaksi olmasının yanında laf aramızda, samanyolu'ndan da daha büyüktür.
mnemosyne mnemosyne
#2821780 no'lu girisinin sade ama tokat gibi üslubu sayesinde tanışma şansı yakaladığım,bir sürü ortak nokta bulduğumuz zarif ve gerçekten güzel yazan yazar..kızdırılsa bile kalbi kırılmaması gereken..
kaldırımmühendisi kaldırımmühendisi
kendisiyle bir yemek ayarlamak için bile oldukça uzun süren ve zahmetli müzakere süreci gereken yazar. yahu aynı yerleşke(yerleşke bak kampüs değil)* içinde olmamıza rağmen bir de. neyse allahtan karar kıldık günde.*
rafael rafael
izleyenler bilir swordfish filminin en çok rağbet gören sahnelerinden birinde esas oğlanımız stanley (hugh jackman ile gabriel injohn travolta) tanışma sahnesinde stanley abimizden içişleri bakanlığının bir sitesine sızması istenir, yalnız bunu 1 dakika içinde yapması istenir ve bu esnada hatunun biri adamımıza muamele çekerken fedailerden biri de başına silah dayamaktadır. bütün bu psikolojik baskıların altında işe girişen stanley abimiz her zaman olduğu gibi 1 saniye kala sitenin duvarını yıkmayı başarır. işte ben de bu güzide yazarımıza bu baskılar altında giriyi yazmaya başlıyorum ve 1 saniye kala başaracağıma inanıyorum.

00:00:45
her şeyden önce kendisi üretken bir gündelik hayat teorisyenidir, kısacık hayatına nasıl sığdırdığını bir türlü çözemediğim, bir yerden sonra da samuraylardan istediğim yardım kopya sayıldığı için uğraşmayı bırakmak zorunda kaldığım bu teorileriyle bütün dünyayı gezip hayata dair bu kadar teori üretemeyen evliya çelebi’yi hasetinden çatlatmış, kıvrak zekasıyla sun tzu’yu go’da 2 ters 1 düz yapmıştır.

00:00:30
hoşsohbet karakterinin yanı sıra yeni kültürlere, alternatif ve egzotik bilgilere açık bir bünyedir, bir keresinde hiç unutmam çakra yollarını ve düşünce gücünü kullanarak zayıflayabileceğini iddia etmişti sylar’ın ilk bölümlerdeki “benim de süper gücüm var ben de heroyum” mantalitesiyle, sesimi çıkarmadım hayal kırıklığına uğramasın diye.

00:00:15
girilerindeki açıksözlülüğü, üslubu ve rahat tavırlarıyla “iyi bir giri nasıl olmalı?” tabularını yıkma savaşında mel gibsonvari bir patriot görünümü çizmektedir. bu konuda da doktorun tavsiyesine uyup kendi haline bıraktık. nasıl ki (bilinen en sağlam klişelerden biri olan) bir bağyanla:

-nasıl görünüyorum?
+tek kelimeyle şahanesin..

diyaloğu geçmek zorunda ise kendisi ile de:

-(@xxxyyy) nasıl yazmışım lan?
+ şahane, o kelime oyunları, o tasvirler tek kelimeyle şahane !! hemen oy veriyorum

diyaloğu geçer, geçmelidir. diyalog böyle olmalıdır, yoksa :

-(@xxxyyy) nasıl yazmışım lan?
+hmmm, eee ööö bilmem ki yani aslında…
-öfff yaa öffff…kes tamam..

00:00:01
şu bu o değil de kendisiyle muhabbet etmek, kendisiyle uğraşmak çok zevklidir. hani böyle yapacak hiçbir şey olmadığında, canın sıkıldığında sataşacak, kapışacak, kavga edecek sonra “tamam lan, gel lan tamam” deyip barışacak; değişik (ama cidden değişik böyle o kadar değişik ki, metafiziksel mi desem x files i want to believe mi desem bilemedim) bir şey öğrendiğinde sunay akın heyecanıyla “şş bak bi, bak bak ne anlatıcam” diye koşturarak anlatmak için can attığın birini ararsın ya ben buldum işte. yalnız beni fazla germe, bu konuda hassasım.

password accepted...
kaldırımmühendisi kaldırımmühendisi
ya hani bazı insanları kalıplara sokamazsınız ya işte ahan da bu bünye onlardan. konuşuyorsunuz, muhabbet gidiyor. sigarası çok hafif ama. valla içtiğimden bir şey anlamadım.
2 /