andy murray

1 /
anthelas anthelas
iskoçların hırslı, hırçın çocuğu. fakat hala yaptığı amatörce hatalar dikkat çekiyor. 2007 avusturya açıkta nadal'a (2) yenilip elenmiştir
karizmatik karizmatik
wimbledon 2009'da -yine british halkının büyük desteğini de arkasına alarak- çeyrek finalde ispanyolların yeniden form tutan ismi juan carlos ferrero'yu eleyerek kariyerinde ilk kez wimbledon'da yarı finale yükselen tenisçi. öyle bir destek ki 1 numaralı kortta maç izlerken merkez korttan gelen tezahürat seslerinden, aynı zamanda skorboard'ta ara ara gözüken diğer maçların skorlarından sonra gelen tepkilerden bu desteği çok rahat anlayabilirsiniz..

yarı finalde, şu sıralar oynanan lleyton hewitt - andy roddick maçının galibi ile karşılacak olan murray bakalım mutlu sona ulaşabilecek mi?

"murray is at home and he wants to win and everybody wants him to win.."
karizmatik karizmatik
bugünkü wimbledon yarı fnalinde amerikalı adaşı karşısında tutunmaya çalışsa da başaramayıp buraya kadar dedirtmiştir. ingiliz basının manyaklığı da böylece son bulmuş oldu.

maç sonunda bbc spikerinin sözleri ise komikti.. "he is only 22.." kendisine hatırlatmak isterim ki nadal da "only 23" ama 6 grand slam şampiyonluğu var..
komiknickbulamadim komiknickbulamadim
kariyerinde ilk defa avustralya'da final oynacak iskoç. onun kızıl saçlarına kurban o ayrı. ama bu turnuvadan sonra 5 numaradaki yeri değişecek hele ki finalde de kazanırsa aha ki iki numara oluyor.

federer gibi her topu kortun içine sokmayı başarıyor artık. çeyrek fnal sonunda yapılan röportajda 7 yıldır aynı fizyoterapistle çalıştığını ama son senelerde fizyoterapistinin formda olduğunu (!) belirtmişti. hele ki yarı final maçında servis kırdığı bir sayı vardı ki defalarca izlenesi.

seviyorum seni seveceğim de tamam mı!!!!
beyaztavşanıtakipet beyaztavşanıtakipet
spikerin dediğine göre maç sırasında uygunsuz sözler etmesi sebebiyle en çok para cezası kesilen oyuncuymuş kendisi. sanırım yalnızca erkek oyuncuları kastederek bunu söyledi çünkü serena williams'ın geçen sene amerika açık'ta yaptıkları ve yediği ceza, tenis tarihinde bir rekor sayılmakta.
beyaztavşanıtakipet beyaztavşanıtakipet
annesinin gözlerinden fışkıran hırsı bile avustralya açık'ta şampiyon olmasına yetememiş tenisçi. o nasıl bir bakıştır arkadaş, eğiticisinin omzuna konmuş atmaca gibi resmen. ama andy murray neticede çok yetenekli ve savaşçı bir sporcu. bugünkü final mücadelesi için de takdiri ayrıca hak ediyor. federer kendisine sıkı bir "höst, haddini bil, sana gümüş tepsi yeter" çekmiştir, o ayrı.
io io
aşırı stresin, ve onu yönetememenin başarısızlığa nasıl yol açacağını göstermiştir bugün. yaşadığı stresi görebilmek için en basitinden korta ilk çıkış anına bakmak yeterli. neredeyse "nereden çıktım bu finale? allah ım sen soktun sen çıkart" der gibi bakıyordu etrafa. tabi bu durum biraz da tecrübe ve karşıdaki rakiple alakalı. ben de alanımın en başarılı isminin karşısına çıksam titrerdim sanırım. neyse daha çok grand slamlerde oynar biz de izleriz.
komiknickbulamadim komiknickbulamadim
gözyaşının tuzuna kurban olanısı iskoç ! 2010 yılında avustralya finalisti. 22 yaşında oynadığı grand slami kazanamamış ama hala şansı devam eden yetenek. zira son 10 yılın fenomeni roger federer 2003 yılında -ki o da 22 yaşındaydı- wimbledon kazanarak ilk grand slamini kazanmıştı. ki o dönemlerin yıldızları andrea agassi, pete samprass, goran ivanisevic gibi isimlerinin kariyerlerinin son dönemleriydi.

andy murray bugün maçı kazanamasının tek nedeni tecrübe denilen şey. üstündeki baskı, stres ve bunu paniğe eklemesi ile zaten ihtimali federer'e göre az olan şampiyonluğu kaybetti. ki 3. sette oynanan tie break (13-11 gibi bir sonuç 24 sayı , bir setlik maç kadar) ikinci sette oynansa, andy ilk 2 setteki çekingenliğini bıraksaydı, şu anda hala süren bir maç olacaktı.[ ki federer'i baselineda yenmek, drop shotlarla alt etmek mümkün değil]

roger federer 'in üstünlüğü kesinlikle göz ardı edilmeyecek bir durum. fiziksel ve teknik alanda yakalanması zor olağanüstü bir performansa sahip. ancak bugünkü maç ve bu sezonki andy murray 3-5 yıl içinde yeni bir roger federer doğacağına işarettir.

bu sezon izlediğimiz murray yakın bir zamanda tozu dumana katacağını bize göstermiştir. zaman içinde heyecanını yenecek ve aynı agassi ve federer gibi kortlarda soğukkkanlı durmayı başarcaktır.

gözyaşları artık ilk grand slami kazanacağı günde akacak bu da roland garros 2010 olacaktır. ahanda buraya yazıyorum!
sıradan kireç önleyici sıradan kireç önleyici
roger federer'in deyimiyle britanya'ya yüz elli yıl aradan sonra bir grand slam'de şampiyonluğu yine getirememiş tenisçi. ama bu adamda iş var gerçekten. son 2-3 yılda takip ettiğim kadarıyla kendisini çok fazla geliştirdi. artık bütün önemli turnuvalarda en az çeyrek final yapabiliyor. kendini federer gibi geliştirebilirse ilerleyen yıllarda nadal'la birlikte tenis tarihine geçebilir.
aygız aygız
kendisinden büyük federer'in varlığını bize hissettirmiş, şükran duyduğum genç tenisçi. yine gözyaşı ile sulanan bir avustralya* idi ama iyi ki bu sefer murray'e aitti o tuzlu sular. yoksa federer için yas tutmaktan, çırpınıp dövünmekten başka bir şey yapamazdım şu günlerde.

yenilginin ardından ufak ufak konuşmaya çalıştı, burnunun ucu kıpkırmızıydı ama diyemedi fazla bir şey. sanki "benden bu kadar artık..." diyesi vardı, der gibiydi gözleri. iyi çocuksun, güzel çocuksun, başarılı sporcusun ama federer karşısında seni sevemezdim ki murray. sakın üzülme, senin de yolun federer'den sonra grand slam yolu olsun.
komiknickbulamadim komiknickbulamadim
bu çocukta bir uğursuzluk var. kurşun mu döktürsek napsak? olmuyor, bir türlü olmuyor.

oldurmak adına elinden geleni yapıyor. ordan oraya koşturuyor, seyirci desteğini sonuna kadar alıyor, raket değiştiriyor, hakeme çemkiriyor. ama olmuyor abi.

gerçi nadal gibi bir atlete öyle kısa toplar, voleler, üstüne vurmalar falan işlemez. şunu arada sırada tenis maçı izleyen biri bile söyler. sen gidip, sevis kırmak üzere olan nadal'a kısa top atarsan, o topu çakar çizgiye, aynen bakarsın arkasından.

andy murray djokovic'e göre daha iyi bir tenisçi. ancak, her zaman kör talihi başına işler açıyor. ve de bunca maçına rağmen, zaptemediği bir stres-öfke ve heyecan üçlüsü var ki, bermuda şeytan üçgeni gibi her daim onu aşağıya çekiyor.

her sene, bu sene olmadı seneye diyoruz ama bir türlü biz de o da onu wimbledon finalisti ve kazananı olarak göremiyoruz.
1 /