anı yaşamak

2 /
adolate adolate
kişinin hayatın gidişatına göre davrandığı, plan ve program yapmadığı yaşama biçimidir. genelde keyifli anlar çok mutlu kötü anlar ise çok zor geçer. çünkü öncede o anlar için hiç bir çıkış yöntemi planlanmamıştır. genel olarak çocuk çoluk sahibi olmayan geliri sağlam ıssız insanlar seçer bu yöntemi.eğer çoluk çocuk sahibi iseniz ve gelirinizde çok sağlam değilse şarapçı olursunuz. her insan bunu yapamaz. çünkü bazı insanlar devamlı kafalarından kurarlar ve planlar yaparlar. ve isteselerde istemeselerde kendilerini bu planların içerisinde buluverirler. yinede unutmamak gerekirki keyifli anlar asla önceden planlanamaz. planlanırsa gerçek bir keyif almak mümkün değildir. hayatta bir şeyden gerçekten keyif alıyorsak beklemediğimiz bir şekilde gelişen süprizlerden alırız bu keyfi. bu yüzden anı yaşayamıyorsakta çok fazla plancı olmamamız gerektiğin hatırlatan yaşayış biçimi.
stagger lee stagger lee
çok da yararlı bi şey değildir. bence zamanın tepkisiz, duyarsız, duygusuz insanlarının oluşumunda en etkili nedenlerden biridir. anı yaşamak rahatlatır, kolaylaştırır, mutlu der ama bencilleştirir, vurdumduymaz yapar, apolitikleştirir, tembelleştirir.
nana komatsu nana komatsu
o an yaşadığın şeyle bütünleşmek. bir çok kişi anı yaşamayı o an aklından geçen her haltı yapmak olarka görse de, bahsedilen şey bambaşkadır. kitap okurken okunulan kitap olmak, yürürken yürünülen yol olmak, yani yaşadığınız ana yağtığınız şeye dahil olup onu hissetmektir.
purpura purpura
hoşlandığınız kişiyle metrobüstesinizdir o size bir şeyler anlatır siz dinlersiniz. o an gözlerine odaklanırsınız heyecanla bakarken keşke hep bakabilsem diye iç geçirirken. işte an'ı yaşamak böyle bir şey olabilir.
all you need is love all you need is love
carpe diem. düşündüğüm fakat uygulayamadığım bir yaşam biçimi. uygulamak çok zor..

anı yaşayan insan o kadar az ki. hepsi "hayatı" erteliyor.. herkes günü kurtarma peşinde. "şu gün de bitsin gerisi boş." şeklinde, herkesin dilinde bu cümle dolanıyor.. insanları robota çeviren bu kurallara maruz kalıyoruz. işe gitmek, çalışmak, örf adetler, kurallar, kurallar, kurallar. bu monotonluğu yaşarken insanlar, anı yaşamayı değil, günü kurtarmayı çabalıyor. ve anı yaşamak imkansızlaşıyor. imkansızlaştırıyorlar. imkansızlaştırıyoruz.
badtrip badtrip
an itibariyle mümkündür. insanların kafasına yumurta, duvarlara süt şişesi fırlatıyoruz. çok kafamız bozulursa acı biberlerden özür diliyoruz çekirdeklerinden arındırdığımız için. atlara falan su vermek isterdik tabi, ekmeği tuza banıp allah belanızı versin demek isterdik.

böyle manyak insanlarız işte biz, o kadar manyağız ki anı yaşıyoruz.
2 /