anılar

1 /
aysigma aysigma
anılardır bir insanın prangası… sürüklersin, sürüklersin… ta ki seni kendisinin olduğu yere hapsedene kadar.. bu yolculuğun sonunda ya ondan kurtulmalısındır ya da onu her koşulda taşıyabilmek adına yaşamından vazgeçmelisindir…
photographer photographer
size attığınız her adımda eşlik edenlerdir. kovmak istesenizde kovamadıklarınızdır. odanızın duvarlarına asılı kalmış, yatağınıza sinmiş olandır. sokak başlarında yolunuzu gözleyen, yolunuz kesiştiğinde sizi takip etmeye başlayandır. sinema köşelerinde yanınızdaki boş koltuğu hiç sormadan doldurandır.

bazen iş yerinde karşınızda duran sandalyenin boşluğu, bazen de yatağınızın sol tarafındaki soğukluktur... bazen banyoda bardağın içinden eksilmiş bir diş fırçası, bazende fotoğraflarda gizlenmiş nefeslerdir. bazen karda ayağınız kaydığında tutunacak birini bulamamaktır, bazen de şerefe kaldırdığınız karadut şarabının tek kadehlik olmasıdır... hatta bazen de bir kinder süprizdir...

neticede onlar ordadılar... ve siz de iyi bilirsiniz ki hiçbir yere gitmeyeceklerdir...
hokus pokus hokus pokus
hatırlamak istesek de istemesek de her yerdeler. hiç beklemediğimiz bir anda yüzümüze tokat gibi çarpılmayı beklerler. belki anlık bir şok, belki aniden çöken hüzün ya da küçük bir tebessüm. sırf bu yüzden bazı şeyleri unutmak diye bir şey yok.
yıktım perdeyi eyledim viran yıktım perdeyi eyledim viran
bazen öyle alakasız bir yerde insanın karşısına çıkıp darmadağan eder ki, o an hiç yaşamamış olmayı dilersiniz.

zaten 'unutulmaz' olan ne varsa hayatta, anılar vardır arkasında. her anı acıtır mı insanı bilemem ama acı kelimesi eksik kalırdı anılar olmasa..
sus ve yazmaya devam et sus ve yazmaya devam et
anlardan oluşurlar. gönül sevinçli olanlarına meyillidir çoğu zaman. beyin geçmiştekilerde yaşamaya meyillidir bazen. daha yaşanırken ölmeye başlarlar. tez zamanda helalleşip, farklılarına yaşanılmalıdır.
1 /