anime izleyen insan modeli

1 /
deidara senpai deidara senpai
belli bir zeka seviyesinin üzerindeki insan modelidir. (insan modeli neyse artık araba modeli der gibi) çünkü anime izlemeyenler için tom ve jerry nin üst modeli birşey gibi görünse de genel olarak derin ve detaylı hikayeler içerir. death note taki akıl oyunları, ergo proxy'deki göndermeler, fullmetal alchemist ve evangelion'daki felsefe falan anlaması kolay şeyler değildir. naruto'da bile konoha'nın derin devletinin yanında kurtlar vadisi halt etmiştir. berserk falan bunlara hiç değinmiyorum bile.

son olarak, anime candır. izleyiniz, izlettiriniz.
muhterem muhterem
anime yapımcılarını tebrik etmek lazım. o kadar güzel konuları kaprisli insanlarla dizi şeklinde çekmek yerine böyle başarılı bir yol seçen yapımcıların ellerinden öpmek lazım.
hadoop hadoop
japon kültüründe en çok reyting alan tv yapımlarını izleyendir. çocuk dizileri olduğu gibi animelerinde çocuklara yönelik olanları vardır ama genel olarak yetişkinlere hitap edenleri zaten yabancılar tarafından takip edilmektedir. animeler belki de senaryo tabanlı yapımlar içerisinde en etkileyici olanlarına sahip olabiliyor çünkü yazarın, senaristin hayal gücünü direkt olarak sınırlandırmadan verebileceği uçsuz bucaksız bir ortamı var. bu açıdan bakılınca izleyenleri çocuk gibi görmek ya da şöyledir böyledir demek hiç doğru bir yaklaşım olmaz. animeler, mangalar hayal gücünün bir yansımasıdır ve bu yüzden sanatsal yapıt kabul ediliyor, ayrıca belirtmek de isterim benim sanat tarihi dersi için ödevim "manga'yı keşfet" sergisiydi..
toyotomi hideyoshi toyotomi hideyoshi
gurur duyarak olduğum insan modelidir. oturup yer gök aşk, doktorlar veya komik olmayan hollywood sit-com'ları yerine senaryosu, müziği ve ses aktörlüğüyle dünya çapında tanınmış animeleri izliyorum, izletiyorum. ne şişmanım, ne de sivilceliyim. krallar gibi de oturup edo dönemi samuray cosplay'i yapıyorum.
ny man ny man
şahit olduğum olaya göre garip insandır.şöyle ki;

bir gün çanakkale'ye tatile gitmiştim-hikakeyi uzatmıcam-. kuzenimin arkadaşının evi boşmuş.adamda sağolsun kabul etmişti bizi.neyse sonra hadi biraları kapın bi şey izlicez dedi.geldik ve adam bildiğin naruto'yu açtı.abi dedik bu ne ? olum süper lan durun çok heycanlıyım felan demeye başlamıştı.

bilmiyorum olayı anladınız mı ? ne biz adamı tanıyoruz ne de adam bizi.misafiri memnun etmek diye bi şey vardır.açtı zorla izlettirdi.5 bölüm felan izlemişiz.abi dedik nerden sardın buna ? ingilizcemi geliştireyim diye açmıştım sonra çok sardı amk demişti.

not:abi dediğim adam 35 yaşında lan :s
not2:naruto dediğim anime de 200 bölüm felan.bilmiyorum daha fazla bile olabilir.bitirmiş adam.
socialworker socialworker
ulan millet o kadar övmüş geçen yıl odamda vardı anime izleyen bir yaratık bakın yaratık diyorum insan değil, ulan bir canlı bir yıl boyunca kaç defa yıkanır ben bu adamı taş çatlasın 3 veya 4 sefer duştan çıkarken gördüm koca yıl boyunca yatak bombok kendisi rezil sefil açıkçası o adamın yarattığı modeli rahat rahat kimse silemez benim gözümde.
altheta altheta
izleyen birini gördüğüm zaman çok düşünmeden arkadaşlık ederim.anime izleyip düşük seviyede olan çok nadir insan gördüm(sadece naruto izleyen tipler var bunları animeciden saymıyorum,bakın burası önemli sadece naruto yoksa naruto kötü demedim..)
frijit bardot frijit bardot
yıllar önce aralarında bulundugum insan modelidir. anime hayatımın en büyük tutkusuydu. mikasa ackerman fotoğrafıyla tr' nin önde gelen plastik cerrahlarından birine giderek "beni bundan yapın" demişliğim var hatta. yıllarca süren operasyonlar sonucu istediğim görüntüye sahip olmuştum. normal insanların anlamakta zorlandığı bir dilde konuşuyordum. her tanıştığım insana animenin nasıl büyülü bir dünya olduğunu anlatıyor, "sizin izlediğiniz de anime mi mq şundan başlayacaksın anime dünyasına" şeklinde küçük görüyordum animeseverleri de. ta ki o akşama kadar. reddit' in derinliklerinde animesever dostlarımızla yaptığımız günlük kaç kişiyi darladığımız üzerine değerlendirmeler ve sunulan raporlar bittikten sonra o tweeti görmüştüm.



öyle miydim gerçekten? bu mümkün olamazdı. ince ince ördüğüm tüm duvarlar bir anda üzerime yıkılmıştı. bu yalnızca hoşgörüsüz bir saldırganlık mıydı yoksa doğruluk payı olabilir miydi? aynada küntlüğünü kaybetmiş çeneme baktım. bunu kendime neden yapmıştım?

o günden sonra ekrana küstüm. ne karton ne gerçek hiçbir yapımla bağım kalmadı. tutkunu olduğum müge anlı ile tatlı sert programına bile bakmaz oldum. insanlar bu denli kötü olmamalıydı. herkesin hayatına kimse karışmamalıydı. bu kadar örselenmeye dayanamadım ve bir cumartesi akşamı kendimi boğazın serin sularına bırakarak, yüksek basınç altında vefat ettim.
1 /