ankara

333 /
novella novella
soğuk havalarda bana sıcak mekanlar aratan şehir. nereye gitsem kapı açık, kafeler soğuk üşüyorum. yok mu şöyle sıcacık kitap okumalık, laptopla çalışmalık sakin bir mekan?
leşkovun popovu leşkovun popovu
fil dişinden kulemdeyim yine.

resulullah süper bir insandı.
ankara o kadar değil.

rakıyı beyaz içerler,
belki de kar yağdığındadır.

neyse bombok bir gün,
kar da yağmıyor.
anotherbrick anotherbrick
bir köşeye çekilip beş yaşındaki çocuk gibi özlemden ağladığım şu pazartesi akşamında ben de birkaç bir şey çizittireyim istedim, birazcık içimi dökeyim dedim. sendeki misafirliğim biteli üç ay oluyor. bu üç aydır, kabul ediyorum, koşuşturmacadan, ev bulma-yerleşme telaşından ne yalnızlığımı hissettim ne de tam olarak yeni bir hayat kurduğumu. ama son iki haftadır, özellikle de bugün - 26. yaşıma bir hafta kala- her dakika, dinlediğim her şarkıda, her sahile çıkmayan sokakta gözlerim doluyor. derdimi, tasamı, yaşadıklarımı denize anlatmayı özledim. ailemi, aile bildiklerimi özledim. güvendiğim insanların omuzlarına kafamı yaslayıp dinlenmeyi özledim. sevdiklerimin dizinin dibine yatmayı özledim. kapının çalmasını, gelecek birini beklemeyi özledim. çalan o kapının bana saati hatırlatmasını özledim. kapının çalışının beni tedirgin etmesini sevmedim mesela. bana eksikliklerimi hissettirmeyenlerimi, tamamlayanlarımı özledim. ama burada bana bakışlarını sevemedim, sevmiyorum mesela. anlıyor musun? ne zaman koyverdim kendimi biliyor musun; teoman'ın "sen geçerken sahilden sessizce..." dediği, cem adrian'ın sesinden "gelemem diyorum öf öf, sen gel diyorsun." cümlesinin kulağımda çınladığı yerde.
ne bileyim işte, bana biraz iyi davran be ankara.




"ah burda olsan çok güzel hala istanbul'da sonbahar..."
elcordobez elcordobez
cumhuriyet mimarisine, düzenine hatta çirkinliğine bile hasret kaldığım kent. geçirdiğim muhteşem mutlu yılların kıymetini bilmediğimin sızısı ve muhasebesi hala tüm iliklerimde olan kent.

bu sabah iş yerimde fox tv açıktı. haberlerde çok değerli gazeteci çiğdem toker hanım konuktu. bu değerli hanımefendinin aynı zamanda bir müzisyen olduğunu ilk defa öğrendim. çalan şarkısı da, kuğulu parkta bir vedayı anlatan hüzünlü ezgilerdi. içtiğim çay göz yaşlarımla taştı. dinlenme odasına bir arkadaşım girsin de utanayım ve ağlayasım geçsin diye neredeyse dua ettim. çıkamadım mutfaktan şarkı bitene kadar. kuğulu park çivi oldu mıhladı beni oraya.
r0x r0x
hayatımda ilk kez dün gittiğim il.

ömrümde istanbul dışına birkaç kez çıktım o yüzden "ankara=yozgat" gibi bir algı vardı çünkü ankara ile ilgili bildiklerim sadece internette geyiği yapılan şeyler. ama gidip görünce tamamen yok oldu bu algı. gerçi yinede çok net konuşmayayım gittiğim yerler kadıköy/taksim'in daha az popülasyon olan versiyonu gibiydi (ki yıllardır hayalini kurduğum bir şey) ve bir ara tunalı'da yürürken moda sahile gidiyoruz falan sandım o derece benzettim.ama diğer ilçeler hakkında en ufak bir bilgim yok.

bahsettiğim yerlerin isimleri tam olarak aklımda değil ama yanlış hatırlamıyorsam çayyolu, tunalı, 100. yıl ve o civarlar bu arada. eğlence mekanları harika ve kalabalık seviyesi tam olması gerektiği gibi. at hırsızı yok, karı kız kesmeye gelmiş abaza kekolar yok, kusan sıçan salak tipler yok, öküz gibi kalabalık yok. ankara'da doğup büyümüş arkadaşım trafikten şikayetçi ama trafik benim gördüğümden ibaretse hiçbir şey :) ayrıca ankara'da meşhur sanırım aspava diye bir mekan var, abi o nasıl bir hizmet anlayışıdır şok oldum. yemek öncesi aperatifler ve salatalar ücretsiz, yemek sonrası trileçe ücretsiz, yemekler nispeten uygun ve gayet lezzetli.

tunalı civarında yaşayan arkadaşlar gerçekten çok şanslısınız.
eflakinyas eflakinyas



sabah sabah bunu paylaşmış eski başkanımız
bakın ankara da ulaşım sadece keçiören için vardır
keçiörenden uzaya bile gidebilirsiniz asdaasdasjajk
çünkü en büyük oy'unu ordan aldı ve hizmet hep oraya yapıldı
duyduğum kadarıyla da ankara 'ya 2012 den beri hiç otobüs alınmamış. ( tarih yanlış da olabilir)
şuan da otobüs sıkıntısı var diğer semtlere
sadece keçiören hariç tabe
geçen otobüs de kadının biri 365 otobüsü için hayatım da bindiğim en kötü otobüs bu, keçiörenden geliyorum dedi.
yavaş ulaşım sıkıntısını çözdüğü anda ankara mükemmel bir yer olacak. izin verirseler tabe.
blackslimbright blackslimbright
yine göt kesiyor. bu soğuktan keyif almak mümkün değil tabi. yeterince isinamayan pek çok insan var, sokak hayvanı var. en basitinden bı simitci için bile isler 3 5 kat zor kışın. getirdiği hastalıklar ayrı dert.

yani eline kahve alıp müzik açıp camın karşısında tutturmek ile sınırlı değil hayat.
sisice sisice
kac gündür inatla sehiricine kar yağmıyor. yukseklerde kar var. soguk mu eh iste. asla bir rutubetli antalya ayazi ve sogugu degil. bekliyorum o kar buraya gelecekskskfff
blackslimbright blackslimbright
bak bak bak tespite bak başkent olmasa yozgat olurmuş. amik, zaten bu şehri cumhuriyet izleriyle ve kültürüyle seviyoruz. sahip olduğu başkent ağırlığı ve pavyon hafifliğinin celiskisiyle seviyoruz. doğal bir güzelliği yok, bu aşikar. zaten zor olan da böyle bir şehre karşı sevgi beslemek.
1
333 /