ankara metrosu

1 /
shagrath shagrath
hergün kullanmak zorunda olduğum güzel sistemdir. kanımca tek sorun güvenliktir. aşırı yetersiz, ankaragücü taraftarı her maç sonrası geleneksel olarak olay çıkartır, güvenli elemanı azlığı sebebiyle müdahale edilemez, çevik kuvvet gelene kadar ölen ölür kalan sağlar bizimdir.
ynitm ynits ynitm ynits
ankaraya yeni gelmiş insanlar için yer yön gösteren tabelaları inanılmaz derecede yetersizdir. ellerinde valizlerle bi sağa on beş adım, bi sola yirmibeş adım atan yüzlerce şaşkın gördüm. ya da o kadar şaşkındım ki herkesi kendim gibi sanıyordum o ara.
etranger etranger
ankara metrosu, türkiye'nin ilk tam otomatik ve en uzun hattı. gerçek anlamda metro, türkiye'de ilk kez ankara'da inşa edildi.yapımına 1 nisan 1993 yılında başlanan ankara metrosu, 28 aralık 1997 tarihinde de işletmeye açıldı.
batıkent ile kızılay'ı birbirine bağlayan bölümü günde ortalama 150 bin kişi taşıyor.
ayrıca raylarda, koruma altına alınmış olsa bile, 750 volt elektrik bulunuyor.düşen eşya için raylara inmek yerine hattın elektriğini kestirebilirsiniz.
(bkz:http://www.ankarametrosu.com.tr/modules.php?name=dunyaray
ivy ivy
batıkent sincan çayyolu kızılay hattının yapımı hala sürmekte olan metro. eskişehir yolu trafiğinin içine eden de, bitmek bilmeyen bir çalışması var ki, kimi zaman o şehirler arası 4-5 şeritli yol tıkanıyor. özellikle armadanın karşısındaki inşaatı içler acısı, metronun üstünde buluna alışveriş ve kongre merkezinin projesi de bir o kadar kötü, yola taşmış durumda. yarısı izinli yarısı izinsiz bir şantiye burası bir de.. e doğal olarak adamlar bitiremiyorlar. trafik sıkışmış onlara ne. zaten konumu yanlış.(armada varan ulusoy a 4.)
ayrıca bu alışveriş ve kongre merkezinin içeriği iyi hoş; 248 tane mağaza, 10 sinema salonu, 700 ve 575 kişi kapasiteli konferans salonları, toplantı salonları var. iyi de o bölge bu yoğunluğu kaldırabilecek mi? otoparkı var iyi güzel ama o otoparktakilerin 3 şerite düşen trafiğe, birden katılmaları ne kadar mantıklı? o otoparkın projesi de sakat *, boşalması çok uzun sürüyor.
sonuç olarak metro yapılmış yapılmamış hiç kar etmeyecek. otobüse binen adam metroya binecek. arabası olan yine arabaya binecek.
bioluminicence bioluminicence
armada karşısındaki metro inşaatı yıllardır çamur, toprak, rezalet halinde olan ve hala sürünmeye devam eden metro hattı. halbuki bu inşaat başlamadan önce orası güzeldi. hatta ulusoy'un kafesinde otururdunuz ağaçların altında, önünüzde sadece eskişehir yolu vardı. şimdiki görüntüdense, o uçsuz bucaksız heyecansız dümdüz eskişehir yolu tercih edilirdi kesinlikle. bu inşaat yüzünden eskişehir yolunda çektiklerimiz tabii apayrı bir konu. milli kütüphane sonrası başlayan trafik sıkışmaları ve bir anda koskaca eskişehir yolu trafiğini armada'nın arkadasından bir asfaltı bile olmayan daracık ve tuhaf sokaklardan geçirmeye başlamaları olmaz olsun bu metro dedirtir adama. insanlar evlerinin önünü süpürürlerken bir anda önlerinden çift katlı otobüsler, egzozu patlamış dolmuşlar, arabalar geçirmeye baslamışlardır bu metro inşaatı yüzünden. yıllardır bitmeyen, şimdi bitiyor, yok olmadı bu yaz başında bitiriyor denilen metro inşaatları ankara'nın son yıllardaki gerçeğidir.
of pof of pof
ankara'nın ulaşımını büyük ölçüde rahatlatan toplu taşıma aracıdır. çalıştığım mekanda büyük ölçüde yorgunluğnda etkisiyle enstrumanımla bitse de gitsek ritimleri attığım, karlı bir gecede kızılaydan batıkente kadar 23 dakika boyunca iğrenç sesli 2 kızı dinlemek zorunda kaldığım toplu taşıma aracıdır.
karmapolisimge karmapolisimge
ömür biter bu metro bitmez dedirten ulaşım aracı. i.melih gökçeğin kendimi bildim bileli yılbaşına bitiriyoruz, yok yıl sonuna bitiriyoruz diye vaatlerde bulunup da, istanbula geldikten sonra kavuşmanın hayal olduğu metro.
cohen cohen
bahçelievler'de oturuyorsanız ve sakarya'da net piknik'e, kumsal'a, konur sokak'ta mülkiyelilere içmeye gidecekseniz, masanıza sizi 8 dakikada ulaştıran güzelim icat.
dönüşte ehliyeti kaptırmama güvencesidir de aynı zamanda. ancak saat 00.00'dan sonra çalışmaması, belediyenin muhabbete taş koymasıdır.
ceza aka keskinkılıç ceza aka keskinkılıç
sincan eryaman çayyolu gibi duraklarının ta 2004 te bitmesi gerekirken hala bitmediği
öğrencilik hayatımda büyük ihtimalle evimden okuluma metroyla gitmenin nasip olamayacağı bir yapı
ha olan yerlerini kullanmıyormuyum
kullanıyorum
ama keşke öbür tarafları da bitirseler..
berkcel berkcel
bu metroya güleryüzlü kimse binmez. sanki herkes metroya binmeden az evvel birbiriyle kavga etmiş gibidir. hele de sabah saatlerinde kullanıyorsanız metroyu... zaten vaktin büyük kısmı yerin aktında geçer, bir de o asık suratları görmek iyice basar insana. neyse ki mp3 çalar diye bir şey icat edilmiş.
berkcel berkcel
bu metro havalandırma deliklerine metro kartı sıkıştırıp bunları kelebek gibi çırpıştıran, ya da pervane gibi döndürebilen sivri zekalılar mevcuttur. bazıları bu kadar yaratıcı olmadıkları için kartı sadece havalandırmada düşmeden duracak şekilde koymakla yetinirler. bu yüzdendir ki eğer tavanda metro kartı görürseniz, "nası çıktı la bu buraya" diye şaşırmayın, sizden önce orada bir boş insan vardı.
silentpain silentpain
bundan iki sene evvel ankara'da tabiri caizse it gibi oradan oraya koştururken iş için, yenimahalle'den bu metroya bindim, mesai bitimine yarım saat kala kızılay'daki vakıfbank'a yetişmem gerekiyordu. para yatırmak için falan değil bu arada benim işim vakıfbank'laydı. neyse daha evvel tam 3 şube gezdiğimden dolayı kan beynime sıçramış, sinirden kendimi sikecek duruma gelmişim. metroya oturdum kafamdaki tek düşünce otele uğrayıp malzeme alıp nasıl şubeye yetişeceğim ve patrona ettiğim küfürler. neyse efenim kızılay'a geldik, bizim buradaki füniküler gibi orada da inişler bir kapıdan binişler diğer kapıdan yapılıyormuş ben bunun farkına pek varmadım o sinirle. direkt insanların bineceği kapıya yöneldim ve kapıyı geç açtığı için makiniste bir ton küfür ettim. derken kapı açıldı fakat karşımdaki topluluk pek çekilmeye niyetli değildi. sinirim iyice tepeme çıktı insanları yararak metrodan çıktım. bir hayli küfür ettim, karşılığında da yemişimdir tabi ayılığın alasını yapan benim orada. eğer ki ufak tefek bir yapım olsa garanti dayak bile yerdim fakat heybetli görünüşüm ve sinirli tavrımdan dolayı insanlar pek sesini çıkaramadılar, ama sonra işin aslını öğrenince bir hayli utanmıştım kendi kendime. bu da böyle bir anımdır ankara metrosuna dair.
1 /