ankara trafiği

1 /
sui generis sui generis
i. melih gökçek'in mantıklı hiçbir açıklama getirilemeyen ve yaklaşık üç ay içinde ankara'lıların üçte birinin psikolojik sorunlar yaşamasına neden olacak yeni trafik düzenlemeleri sonucu yaşanan çıldırma hali

bu yeni düzenleme ile, eskiden dar yapıldığı için trafik sorunları yaşanan en önemli alt geçitlerden (eskişehir yoluna bağlanan) birine çözüm getirmek amaçlanmıştır. dahiyane bir şekilde bulunan çözümde,altgeçit yoluna neredeyse hiç bir yol vermeyerek, altgeçitte yaşanan trafik sorunları gerçekten çözülmüştür.

not: altgeçit dışındaki tüm yollardaki trafik sıkıntısı üst düzeye ulaşmıştır, eskişehir yolu gibi ankaralılar için hayati bir caddeye ulaşmak ise meziyet haline gelmiştir.
sky sky
yayaların hakimiyetinin olduğu bir trafiktir. özellikle kızılay da bir kişi öne atılır arabanın biri durur.. o durunca bir diğeri daha durur, akabinde diğer yayalar da atlarlar yola ve yol ele geçirilir. bu sırada arka sırada bekleyen otomobiller (ben burda bi sanaht yaptım ama, hani otomoibiller değil insanlar bekliyo ya ondan...) huzursuzlanır ve kornalarına abanarak gösterirler bu durumu. öndekiler de "lan arkadakiler hakılı galiba, çekilin lan yoldan bebeler" diyerek yayaları korkutup dağıtır. işte ankara trafiğinden bir kesit.
kasaba insanı kasaba insanı
genelde düzgün planlanmış, geniş, kullanımı kolay yollara sahip olmasına rağmen, çoğunlukla yapılan yanlış uygulamalar ve muhtemel bu rahat yolara alışmış kalifiye olmayan şoförleri yüzünden, sık sık kazaların olduğu hemen hemen her kavşakta günün bir çok saati tıkanıklığın yaşandığı bir trafiktir.
maia maia
kimse kurallara uymaz; kırmızı ışıkta duranı dövebilirler hatta. bazı kavşaklarda korna çalmak modadır. yine mis gibi akıp giden trafiktir. şu son günlerde izmir gibi bir şehirde, kendi trafiğini bile aratablir hatta. sert kullanıyorsanız kaza yapma olasılığınız düşüktür. ha yazın dikkatimi çekti: arabanızın camları kapalıysa(yani klima kullanıyorsanız) size kıl olup yol vermiyorlar. ama camlar açıkça, dostça davranıyorlar.

(bkz: tüme varmak)
(bkz: istanbul yolu)
(bkz: genelleme)
sycrone one sycrone one
istanbul trafiğiyle karşılaştırırsak eğer; istanbul'da trafik kurallarına uymayanlar sizi sadece sinirlendirirken, ankara'da trafik kurallarına uymayanlar sizi deyim yerindeyse delirtirler.

şöyle bir trafik hayal edin; şehrin birçok kavşağında, yolunda gerekli gereksiz koyulmuş binlerce trafik ışığı var. bunlar bir şekilde trafiği yönetiyorlar. neyse efendim, siz şehir dışından gelmiş, şehrin kurallarına her zaman olduğu gibi uymaya çalışan bir sürücüsünüz. bir kavşakta kırmızı ışık yandığı için duruyorsunuz. şans bu ya, trafik ışığına en yakın olan araç da sizinki. böyle bir durumda normalde olması gereken, sizinle birlikte trafikte ilerleyen diğer araçlar da sizin arkanıza sıralanarak ışığın yeşil olmasını beklerler. doğrusu budur.

ama ankara'da, belki de anadolu'nun birçok yöresinde durum böyle değil. artık kim inandırdıysa oradaki sürücüleri bilmiyorum ama hepsinin kafasında "eğer yol boşsa ve gelen yoksa kırmızı ışıkta beklemek salaklıktır" düşüncesi var. bu düşünce tabii genellikle yaşlılar ve daha oturaklı gençler için bir gerçek. iş deli dolu delikanlılara gelince durum değişiyor. yukarıda bahsettiğim yol boşsa değişkeni bir anda "her halükarda kırmızı ışıkta geç" e dönüşüyor.

bir anda ikişer şeritten karşılıklı akan bir caddede siz ışıklarda beklerken, iki şeritin dışına çıkıp karşı şeride girerek kırmızı ışığı geçenler, siz beklerken arkanızdan korna çalıp sellektör yakarak sizi taciz ederek kırmızı ışıkta geçmenizi deli gibi arzulayanlar ortalığa dökülüyor. bir zaman sonra yanlış bir şeyler yaptığınızı düşünüp "lan geçsem mi kırmızıda?" diye düşünürken bulabiliyorsunuz kendinizi.

bir diğer salaklık da bu bahsettiği ışıklarda bulunan sağa dönüş serbestisi. trafik ışıklarının hepsinde, yolun sağ tarafından bulunan direğinde bir de sağa dönüş rahatlığını belli eden, sadece yeşil ışık yanan sağa dönüş lambası var. bu lamba sizin yönünüzdeki araçlar durup tam önünüzden araçlar akarken, o yönün yoğunluğu ve tehlikesini hiçe sayarak sağa dönüşü serbest bırakıyor. bu mantıksızlık eğer sizin bu serbestiden haberiniz yoksa ve düz devam edecekken o dönüş şeridine girerseniz gene arkanızdan tonlarca korna çalınmasına ve yanan sellektörlere sebep oluyor.

bu anlattıklarım sadece sürücülerin trafik ışıklarıyla ilgili davranışlarıyla alakalı. bunun dışında şehri dört bir yandan saran alt geçitler, gireceğiniz yola çok tehlikeli bir biçimde açılan kavşaklar da eklenince ortaya tam bir cümbüş çıkıyor!

velhasılkelam, ankara trafiği size güzelliklerini, iyi bir sinir sistemine ve bahsettiği kavşaklardan çıkarken soldan kaptırıp gelen araçlardan korunmak için lazım olan reflekslere sahip olduğunuzda göstermeye başlıyor. istanbul trafiğine göre daha akıcı, alternatifli, geniş yollar sunan ankara, yolları üzerine kurulacak eds sistemiyle ülke borçlarını bir anda silmeyi vaadediyor diyebiliriz.

kolay gelsin.
hashus1099 hashus1099
toplu taşımadaya eğilmekten ziyade, özel arabasına atlayanın oradan oraya gitmesini sağlayacak bat-çıklar yapıldığından sürekli kilitlenmektedir. melih bey'e birileri toplu taşımanın önemini belirtmeli.
pharmacytor pharmacytor
bana biraz saçma, alt yapı sorunlu gelmektedir açıkcası. zira gideceğin yeri görüyorsun hatta yürüsen varacaksın hemen dibinde ama oraya gidebilmen için taaa bilmem nerelerden dolanıp gelmek gerekmektedir, zordur. hem vakit hem nakit kaybıdır. hatta vakit nakittir sözünden yola çıkarsak çifte nakit kayıptır.
oluru olan adam oluru olan adam
2010 yazı itibariyle tavan yapmış trafik. ne olduysa arkadaş bir tatile gittik geldik trafik oluşmuş. bir anda 2-3 milyon göç alacak halı olmadığına göre kesin mobesa yüzündendir.
ofisciftcininkaragundostudur ofisciftcininkaragundostudur
yağmur yağdığı zaman kilitlenen trafik. normal zamanlarda bile boş yolda ayağını gazdan esirgeyen şoförlerin oldugu trafik. bu durumun yağmur yağdıgı zaman aldıgı hali tasavvur etmenin ciddi zihinsel jimnastik gerektirmeyeceği trafik. bunlar istanbul'da olsalar kesin her gün bi posta dayak yerler diye düşündürten trafik. pahalı arabalar alıp içinde günlerce tek kişilik yolculuk yapan yüksek düşünceli şoförlerimizin oldugu trafik. insanı delirten trafik.
kıkırdak kıkırdak
akşam 4 buçuktan sonra yoğunlaşan 7 buçuğa kadar milimetrik olarak ilerleyen,aynı şeylerin sabah 7 buçukla 9 buçuk arasında yaşandığı,her yağmur yağdığında ve eylem olduğunda kapanan, istanbulu çokta aratmayan berbat trafiktir.
1 /