anlaşılmak

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
1
silversilver
bazen kendinizi tam olarak ifade etseniz de, karşıdaki anlamak istemezse anlaşılamazsınız.
mevlananın sevdiğim bir lafı vardır, "ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır."
complice
olsa da olur olmasada.... bu konuda 2. yeniyi anlamaya başladım sanırım... ben anlaşılmak istemiyorum ki!! kim nasıl anlamak isterse, öyle anlasın ruhuna göre... ben kelimelerle resim yapmak istiyorum... durmayın yorumlayın beni...ben aksetmek istemiyorum ruhumu... her insanı aynı düşündürmek istemiyorum...ben tüm toplumun şairi değilim sınıf şairiyim, beni sadece düşünenler anlasın... ne galeyana getirmek amacım ne de bilgi vermek.. ben sadece anlatmak istiyorum, anlaşılmak değil...benim resmimi görüncede yarumlasın diye insan
kudra
bazen öyle bir anda gelendir ki anlaşılmak.
hani yaratılıştan kıyamete beklemişsin. başlamalar hep son anda, belki biraz lutfen. işe yaramıyorlar, bil istedim. elindeki fidanı dikmek, o kıyamet anında. bunu nihayet yaptığını görmek olağanüstü, ama yetmiyor. insan illa ki ileriyi görmek istiyor. başlamalar yetmiyor asla, ve bitirmeler de.
o büyülü ahengin çanları çalıyor aniden, balkabağına dönüşüyor zaman, narin prenses çöplüğüne dönüyor yeniden.
ve sen onu sadece bir cam ayakkabıdan tanıyacak kadar körmüşsün. ne yazık. şaşaalı elbiseler bir hizmetçi kılığına dönünce, ne kadar da çok yazık.
balo bitti sevgili.
bil istedim.
kiya
anlaşılma isteğinin temelini takdir edilme, beğenilme, kısacası egonun tatmini oluşturur. kiminle konuşmak istediğinizi seçerken sizi en iyi anlayacak kişiyi belirlersiniz. karşınızdaki sizi anladığı ölçüde hak verecek ya da yaptıklarınızı anlayacak, böylece değerli bir iş yapıp yapmadığınız belirginlik kazanacaktır.

anlaşılmadığını düşünen insanın karamsarlaşarak içe dönmesi, bunalım ya da depresyona girmesi kaçınılmazdır. kendine acıma, başkalarını kıskanma ve bunun eksikliğiyle oluşan nefret kavramlarının da böyle bir durumda kişiliği etkileyeceğini düşünüyorum.

teorik olarak kişinin anlaşılmamak isteğini, sıradan olmaktan uzaklaşmak ve fark edilme isteğinin üst düzeye çıkması olarak görüyorum. yani o kadar anlaşılmaz bir şey yaparsınız ki toplumun dikkatini çeker ve olumlu ya da olumsuz tepkilerle kendinize bir yer edinmiş olursunuz. buradaki anlaşılmazlık, egonun ters yönde tatmini anlamına da gelebilir.

ancak genelde insanın anlaşılmaz olmak gibi bir çabasının olmadığını, anlaşılmaz olmak çabasının entelektüel yapısı güçlü insanlara özgü bir kavram olduğunu kabul etmek gerekir.

ben, insanın yaşamı boyunca anlaşılmak isteği ile hareket ettiğini, ancak kendisini tanımadan böyle bir beklenti içine girdiğinden, başkalarının tanıma yöntem ve biçemini öğrenememiş olduğunu düşünüyorum. bir kavram üzerinde düşünme alışkanlığınız, sorgulama tekniğiniz geliştirme beceriniz yoksa başkalarının sizi tanımasını nasıl beklersiniz? kişinin kendisini tanıması, bu tanımı ulamlaştırarak (kategorize ederek) başkalarına anlatması, daha sonra o kişilerin kendisini anlamasını beklemesi gerektiğini düşünüyorum.
kekremsi
ödüldür. anlamalısın dostum, en beklediğin anlamaz çoğu zaman. en ihtiyacın olan anda o ses gelmezç o senin de ne olduğunu bilmediğin cümle gelmez. en beklediğin gider, gelmez. anlaşıldın mı saygı duruşuna geç; çünkü kıymet bilmek borcundur, tüm o bilinmedik kıymetlerde anlaşılmadığına dertlendiğin anlara borcun(!)
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak ücretsizdir ve yalnızca saniyeler alır. hemen üye olun:

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın