anlatılacak çok şey varken susmak

1 /
residuum residuum
herşeyi gördüğünü,tüm olasılıkları yaşadığını düşünenler susarlar.güçlü olarak görülmeye ölesiye ihtiyaç duyacak kadar güçsüz olanlar susarlar.sonsuza dek konuşabilecek olanlar en çabuk susanlardır genelde...
demiş hoş bir ablamız
bu nokatadan sonra yaşantımızın tavan arasına girip iyi bi temizlik yapmalıyız galiba.
ve sonunda da anlatılacak çok şey varken bir ölü olmamayı seçmek sanki doğru olan gibi geldi...
ibrik ibrik
ne söylenirse söylensin eksik kalacak durumlarda hiç bir uzunluktaki konuşmanın başaramayacağı kadar iyi bir biçimde derdini anlatıp söze mahal bırakmamak.
hariboo hariboo
insanoğlunun dünyayı büsbütün yaşanılmaz kılan en büyük iki hatasından biri..

1. fikirleri olanlar söylemez
2. hiçbir fikri olmayanlar fikri varmış taklidi yapar

ilk grup susmayı bilgelikten sayıp büyük bir gaflet halinde dünyayı pisliğe terk eder...
ihmaiwtd ihmaiwtd
konuşulursa o insanı kaybedeceğini bilmektir.


sorunlar vardır yada kuşkular bunlar açıklanırsa kavga çıkacağına eminsindir.ama o insan en son kaybetmek isteyeceğin kişidir.en sevdiğin en çok değer verdiğin.tüm taşların üstünden atlayabileceğini sanarsın.bir sonraki sorununda buna ekleneceğini aklına bile getirmezsin.kavga edemeyeceğin kadar değerlidir senin için kaybedemeyeceğin kadar özel.sarılırsın sadece seni anlamasını beklersin.susarsın.ne oldu der seni çok seviyorum dersin ve yine susarsın.hiçbirşey onu üzmeye değmez.kendinden çok seversin.susarsın.
mavisubirikintisi mavisubirikintisi
susmak bir gidişi kabullenmektir..konuşamazsın anlatacak çok şeyin varken konuşamazsın çünkü konuşmak çözüm değildir ayrılığı zorlaştırır..söylemek isteğin her şeyi içine gömersin susman gerekir ve bir ömür anlatamadıkların içinde bir uhde olarak kalır...
palantir palantir
anlatacaklarının sonunun nereye varacağını bilerek ya da bunu kestiremeyerek susmaktır. söyleyecek çok şey vardır kalbini açıp herşeyi bir bir aktaracaksındır ama susarsın, karşındakinin bunu anlayamayacağını düşündüğün için susarsın ya da o anki ruh halinle giderek artacak olan sinirini görürsün ve ağzından çıkanları kulağının duymayacağı endişesiyle susarsın. susarsın çünkü anlatacaklarının sonu yine yüreğine saplanacak hançerdir, susarsın çünkü konuşmak kifayetsizdir... susarsın, dışına akıtıp karşındakini de zehirleyeceğine içine akıtıp kendi kendini zehirlersin.
ninca ninca
fransız filmlerinde çokça vuku bulur.
bir de mersin'deki enteller caddesi'nde çok sık karşılaştım bu olayla. insanlar, adım başı kah anlatılacak çok şey varken susuyorlardı kah kanayan kelimelerde boğuluyorlardı.
1 /