anna karina

abbas yolcumu abbas yolcumu
1940 kopenhag doğumlu, aslen danimarkalı olan anna karina nın asıl adı "hanne karina blarke bayer".. 18 yaşında parise gitmiş ve 1961-67 arası jean-luc godardın eşi olmuş.. onunla evli kaldıkları dönem boyunca çektiği aşağı yukarı tüm filmlerde rol alır. tolstoy un anna karenina sıyla bir ilgisi yoktur.
caneeeeer caneeeeer
bi kadının bu kadar güzel olmaya hakkı olamaz. ama olmuş bi kere napalım. kendisi sadece iyi bir oyuncu değil aynı zamanda iyi bir şarkıcıdır da. iki tane albümü vardır. vivre sa vie filminde çok güzel bakar. insanın içi gider. o godard denen adamı dövesim gelir. ama onu da çok severim. böle ikilemde kalırım. kanımca film sektörüne girerken godardı kullanmıştır. godard da bunu farketmiş olacak ki vivre sa vie de ayrı olduğu eski kocasını film sektörüne girmek için kullanan kadını oynamıştır bu anna. yani o masum bakışlara aldanmamak lazım. ama kadının çekici gelen tarafı da bu sanırım. bu kadar masum görünmesi ama aslında bi o kadar kurnaz olması. kısacası izlenmesi dinlenmesi keşfedilmesi gereken bir hatundur.
vena vena
sadece gözleri ve gözlerinin yansıttıkları ile bile en güzel olabilecek kadındır. yüz kemiklerinin muhteşemliği, saçları, duruşu, tavırlarıyla hem fazlasıyla kendine özgü hem de zarif ve öldürücü güzelliktedir. vivienne westwood'a göre tanrının kanıtı laetitia casta ise bana göre de hanne karine'dir. oyunculuğu ve çekiciğili pierrot le fou'da tavan yaparken, kendine en yakın olduğunu düşündüğüm hali ve güzelliğinin bariz örneği une femme est une femme'dır. godard ile her filminde ilişkilerinden izler olduğu kokusu burnuma gelmekle birlikle ben dünyaya gelmeden yıllar önceki evlilik ve ayrılıkları bana anne babası ayrılmış çocuk hissi yaratmıştır her zaman, büyük bir açlıkla ikisinin birlikte olduğu daha çok film, daha çok resim görmek istemişimdir.
setheleh setheleh
vivre sa vie'de chanson d'angela eşliğinde dans edişiyle olsun, une femme est un femme'de çocuk yapma isteğine kayıtsız kalan kocasına kendi konuşmayıp da raftan aldığı kitapların isimleri ile mesajlar göndererek trip atmasıyla olsun, saymakla bitmez diğer film anları ile olsun, sadece var olması ile olsun, sinema tarihinin en güzel oyuncularından birisi.