annabel lee

1 /
lazarushadow lazarushadow
biraz daha anlaşılır kılmak için ip uçları: "poe’nun anlatıcıları ölü kadınların hikayelerini, o kadınların ölümlerinden sorumlu olduklarını ima ederek anlatırlar. en iyi örneklerden biri olan annabel lee şiirinde, poe anlatıcının gizli kalan itirafını özellikle ölüçüyü kullanarak yansıtmıştır. öncellikle esnek ses oyunları, aliterasyonla tekrarlanan dizeler, şiirin bir peri masalı gibi okunmasını sağlar. başlangıç cümleleri olan “uzun uzun yıllar önceydi / o deniz ülkesinde” (ıt was many many year ago/ ın a kingdom by the sea.) okuyucuyu bir hikayenin içine gireceğine ve gerçekliğin çok da gerekli olmadığına inandırıyor. böylece, anlatıcı cenneteki meleklerin aşklarına gıpta ettiğini söyleyince okuyucu, sevgilinin ölümüne meleklerin neden olduğu kuşkusuna kapılıyor. belki de saklanan itirafın en çok açığa vurulduğu nokta, anlatıcının “evet! bu yüzden (şahidimdir herkes ve o deniz ülkesi) diyerek haykırdığı dördüncü kıtadır. vuruşların genel bütünlüğünü bozan bu haykırış, anlatıcının kendini bu sudan mazeretle ikna ettiğinin etkisini vermektedir ki sanki ağzından henüz kaçmış gibi inanmaya başlamıştır. başka bir olasılık da anlatıcının, okuyucunun bu noktadaki süphelenmesini sezmiş olarak, hikayesini “evet!” haykırışıyla destekleme ihtiyacı hissetmesidir. her iki durumda da, düzgün, hemen hemen uyumlu giden ölüçüyü bozan bu taşkın çığlık, anlatıcının okuyucudan sevgilisinin ölümü için öne sürdüğü zayıf ve yavan bahanesinin altında yatan itirafını görmesini istediğini düşündürmektedir."

kaynak: yazarın bizat-i kendisidir.
emma emma
normal bir bünyenin her okuyuşta sarsılacağı, damakta bitter çikolata tadı bırakan şiir. orijinali:

it was many and many a year ago,
in a kingdom by the sea,
that a maiden there lived whom you may know
by the name of annabel lee;
and this maiden she lived with no other thought
than to love and be loved by me.
she was a child and i was a child,
in this kingdom by the sea,
but we loved with a love that was more than love
i and my annabel lee
with a love that the winged seraphs of heaven
coveted her and me.

and this was the reason that, long ago,
in this kingdom by the sea,
a wind blew out of a cloud by night
chilling my annabel lee;
so that her high-born kinsman came
and bore her away from me,
to shut her up in a sepulchre
in this kingdom by the sea.

the angels, not half so happy in heaven,
went envying her and me:
yes! that was the reason
(as all men know, in this kingdom by the sea)
that the wind came out of a cloud, chilling
and killing my annabel lee.

but our love it was stronger by far than the love
of those who were older than we
of many far wiser than we
and neither the angels in heaven above,
nor the demons down under the sea,
can ever dissever my soul from the soul
of the beautiful annabel lee

for the moon never beams without bringing me dreams
of the beautiful annabel lee;
and the stars never rise but i see the bright eyes
of the beautiful annabel lee;
and so, all the night-tide, i lie down by the side
of my darling, my darling, my life and my bride,
in her sepulchre there by the sea
in her tomb by the side of the sea.
özgürlük özgürlük
bir edgar allan poe klasiği. öldüğü yılda yazmıştır bunu poe, hatta ölümünden sonra yayımlanmıştır ilk defa.
bir de oğuz cebeci tercümesi vardır ki şöyledir;

annabel lee

uzun yıllar önceydi
deniz kıyısındaki bir krallıkta
belki bilirsiniz, bir kız yaşardı
annabel lee adıyla
ve bu kızoğlankız hiçbir şey düşünmezdi
bence sevilmek ve beni sevmekten başka.

o da ben de çocuktuk
bu krallıkta deniz kıyısındaki
ama aşktan da öte bir aşkla sevdik ben ve annabel lee
öyle bir aşk ki kanatlı serhapları göklerin
kıskanmıştı onu ve beni

ve bu yüzden uzun zaman önce
bu krallıkta deniz kıyısındaki
bir rüzgar esti bir buluttan, üşüterek
güzel annabel lee‘mi,
öyle ki soylu yakınları geldi bu yüzden
ve alıp götürdüler onu benden
bir mezara kapatmaya
bu krallıkta deniz kıyısındaki

melekler yarımız kadar mutlu olmayan gökte
kıskanıp durdu onu ve beni
evet neden buydu
bu deniz kıyısındaki krallıkta herkesin bildiği gibi.
ki o rüzgar esti buluttan geceleyin
üşüten ve öldüren annabel lee‘mi

ama çok daha güçlüydü aşkımız aşklarından
bizden daha büyük olanların
bizden daha bilge olanların
ve ne melekler yukarıdaki göklerde
ne de şeytanlar altında denizin
ayırabilir ruhumu ruhundan
güzel annabel lee‘nin

çünkü ay doğmaz asla hayalini getirmeden
güzel annabel lee‘nin
ve yıldızlar çıkmazlar ama parlak gözlerini hissederim ben
güzel annabel lee‘nin

ve böylece uzanırım yanısıra bütün gece vakti
sevgilimin-sevgilim-hayatım ve gelinim

o deniz kıyısındaki mezarda
onun mezarında, uğuldayan denizin kıyısındaki.
pushitonmeshitonme pushitonmeshitonme
bu da melih cevdet anday çevirisi:


seneler,seneler evveldi
bir deniz ülkesinde

yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
ismi annabel lee,

hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
sevmekden başka beni.

o çocuk ben çocuk,memleketimiz
o deniz ülkesiydi,

sevdalı değil karasevdalıydık
ben ve annabel lee,

göklerde uçan melekler bile
kıskanırlardı bizi.

bir gün işte bu yüzden göze geldi,
o deniz ülkesinde,

üşüdü rüzgarından bir bulutun
güzelim annabel lee,

götürdüler el üstünde
koyup gittiler beni,

mezarı ordadır şimdi,
o deniz ülkesinde.

biz daha bahtiyardık meleklerden
onlar kıskandı bizi.

evet. bu yüzden (şahidimdir herkes
ve o deniz ülkesi)

bir gece bulutunun rüzgarından
üşüdü gitti annabel lee.

sevdadan yana, kim olursa olsun,
yaşça başça ileri,
geçemezdi ki bizi,

ne yedii kat göklerdeki melekler
ne deniz dibi cinleri

hiçbiri ayıramaz beni senden
güzelim annabel lee.

ay gelip ışır, hayalin erişir
güzelim annabel lee,

bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
güzelim annabel lee,

orda gecelerim, uzanır beklerim
sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim

o azgın kıyıdaki
yattığın yerde seni.
bad bad whiskey bad bad whiskey
"but we loved with a love that was more than love"
"sevdalı değil, kara sevdalıydık"

melih cevdet sayesinde böyle de şahane bi çevirisine sahip olduğumuz amerikan tarihinin en ayyaş, en it, en kopuk bi o kadar da en harika şairi/yazarı olan edgar allan poe'nun the raven den sonra adamı tepetaklak eden ikinci şaheseri.
ragnar lodbrok ragnar lodbrok
şiire ithafen tiger army'nin de aynı isimle çok hareketli bir şarkısı bulunur tiger army ıı power of moonlite albümünden.
(bkz: sözlerini yazayım da tam olsun)

annabel lee, forever in my dreams.
you know you've still got a piece of my heart.
you've had it right from the start.

oh annabel lee, stop haunting my dreams.
yours is the face that i see in the dark, in the dark.

into the darkness,
farther, my heart slips.
into the darkness,
into the sea.

oh annabel lee, the ocean calls to me.
in the spring when our love had its start.
oh annabel lee,forever trapped by the memories,
in the sepulchre of my heart.

black cats they scurry by in the night.
they tell me where you are.
in the chill of november
and now the kingdom is in ruins.
just a memory of you and me.
will you release me?

into the darkness,
farther, my heart slips.
into the darkness,
into the sea.

oh annabel lee, those nights seem so long ago.
when my heart didn't feel so old.
oh annabel lee, call your name for eternity.
long as the stars shall burn and the moon glows.

the ocean whispers in night air
and you once were with me there.
do you remember?
and i'm speaking your name.
though it's over, think of me.
will you release me?

into the darkness,
farther, my heart slips.
into the darkness,
into the sea.
urania urania
bir kadını şiirin kahramanına imrendirecek kadar güzel, etkili bir şiir. edgar allan poe muhtemelen çok sevdiği birinin ölümünü işlemiş şiirde (söylentiler ölen eşi için olduğu yönünde), masalsı anlatımına rağmen çok gerçek. edebiyat hocamızdan dinlemiştik ilk; sesi kalın, aksanı güzel olduğu için de çok güzel yansıtmıştı. her okuyuşumda o ses gelir kulağıma.

for the moon never beams without bringing me dreams
of the beautiful annabel lee;
and the stars never rise but i feel the bright eyes
of the beautiful annabel lee;
and so, all the night-tide, i lie down by the side
of my darling- my darling- my life and my bride,
in the sepulchre there by the sea,
in her tomb by the sounding sea.

sen ne şanslı, ne masalsı bir kadınsın annabel lee.
may the force be with you may the force be with you
geçtiğimiz günlerde yarimada.org'ta yayınlanmış, 2008'de baltimore'da tamamlanmış zeki kıvrak çevirisi şöyledir:

seneler, seneler öncesi,
denizler ötesi bir masal ülkesi.
gencecik bir kız, peri güzeli.
belki tanırsınız, adı annabel lee.
aklındaki fikrindeki, sevmekti beni, sevilmekti.
çocuktuk ikimiz de,
annabel lee de, ben de,
deniz kıyısı bu masal ülkesinde
aşktan da öte bir tutku ile, sevdalandık birbirimize,
şol cennetin melekleri bile, imrendiler sevgimize.
seneler evveli, işte bu haset idi nedeni…
deniz kıyısı masal ülkesinde…
bir buluttan yel esti, üşüttü sevgilimi,
güzelim annabel lee…,
ve bu deniz ülkesinde, yakınları, büyükleri
gelip onu aldılar, tabutuna koydular,
onu benden kopardılar, kabrine kapattılar…


arş-ı ala da süzülen melekler,
bizim yarımız kadar bile mutlu değildiler…
gördünüz işte; kıskandılar bizi,
seneler evveli, evet, kesin bu idi nedeni!!!
(bütün o deniz ülkesi insanlarının da bildiği gibi)
gece o bulutun esen yeli, üşüttü ve öldürdü sevdiğimi,
canım annabel lee…

ama daha güçlüydü sevdamız,
bizden yetişkinlerin daha bilge aşklarından…
ayıramazdı hiçbir zaman,
cennetteki hiçbir melek, derya dibi hiçbir şeytan…
ruhumu ruhundan…
güzelim annabel lee…

artık ay hiç ışıldamaz,
annabel lee’ nin güzelim hayalini geri getirmedikçe…
yıldızlar asla parıldamaz,
annabel lee ‘nin parlak gözlerini yeniden hissetmedikçe…
ve bütün gece, med cezirle içice,
yatarım yanıbaşında sevgilimin.
sevgilim. hayatım… tazecik karım.
uzanırım, deniz kıyısı kabrinde,
kabrindeki deniz sesinde.
urania urania
müthiş bir sadakat ve heyecanın yanılsaması gibi bu şiir. heyecan ve tutku. ölen annabel lee için; ölmüşken hayatta kalan.
haksızlık ediyorum belki poe'ya. ama ismini hep annabel lee ile anıyorum. şaheseri bu şiirmiş gibi. kıskanmak değilse bile imrenilecek bir aşk ile sevilen annabel lee.

"for the moon never beams without bringing me dreams
of the beautiful annabel lee;
and the stars never rise but i see the bright eyes
of the beautiful annabel lee."
1 /