anne

1 /
gerabbaa gerabbaa
dünyada bana en çok değer veren varlık. bu yorumu yaparken ona duyduğum özlemden dolayı gözlerimin dolmasına sebep olan "içim",
(biraz daha yazarsam ağlıycami burda kesiyorum)
soruisareti soruisareti
bazıları sadece sizi doğruan kişi olarak kalacak, daha öteye gidip sizin için kutsal bir varlık olamayacak, sizin kendisine güçlü bir duygusal bağ kurmanızı sağlamayacak kişiler de olabilen; çocuk doğurmuş bütün kadınlara verilen genel ad.
posforanj posforanj
korkuyorum anne al beni içine
alışamadım anne al beni yine... her durumda yanımızda olacak tek varlık. belki içine tekrar girmek mümkün olmayacak,ama o her halükarda bizi koruyacak..
canımın içi, yaşama sebebim.
marla singer marla singer
aramızın düzelmesi için yıllarca çaba sarfetmiş, kişiliğimin oturmasını sağlamış, hayatım boyunca sınırsız boyutlarda güveneceğim tek insan.
aqua aqua
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı;
bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.

2 yaşınızdayken size yürümeyi oğretti;
size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.

3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı;
tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.

4 yaşınızdayken elinize rengârenk kalemler tutuşturdu;
evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.

5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi;
gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.

6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü;
sokaklarda "gitmiycem" diye ağlayarak teşekkür ettiniz.

7 yaşınızdayken size bir top hediye etti;
komşunun camını kırarak teşekkür ettiniz.

9 yaşınızdayken size piano öğretmeni buldu;
notaları bir gün bile çalışmayarak teşekkür ettiniz.

10 yaşınızdayken doğumgünü partilerinden, dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü;
arabadan firlayıp giderken arkanıza bile bakmayarak teşekkür ettiniz.

11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü;
"sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz.

12 yaşınızdayken zararlı tv programlarını seyretmenizi istemedi;
o evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.

15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi;
tek satır mektup yazmayarak teşekkür ettiniz.

17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi;
bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz.

19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampüse götürdü ve eşyalarınızı taşıdı;
arkadaşlarınız alay etmesin diye kampüs kapısında ve dalaşarak teşekkür ettiniz.

21 yaşınızdayken iş hayatı ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi;
"ben senin gibi olmayacağım"diyerek teşekkür ettiniz.

22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı;
avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.

24 yaşınızdayken uzun süredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi;
"zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz.

25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı;
siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.

30 yaşınızdayken bebek bakımı hakkında size akıl vermek istedi;
"artık bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz.

40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğumgününü hatırlattı;
"anne işim başimdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz.

50 yaşınızdayken o, çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiginizde mutlu oldu;
ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.

derken bir gün... o, öldü...
o güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü...

eğer hâlâ sizinleyse,
şimdi onu her zamankinden daha çok sevin.

bengü sözübatmaz yazmış ve yollamış zamanında...
1 /