anne

105 /
tugbayim tugbayim
kötüsü vardır. gerçekten vardır.
bir canlıyı dünyaya getirmek, ona hayat vermek tek başına yeterli değildir. bu sürekli yüze vurulmamalıdır. hiçbir anne çocuğuna "ben seni doğurmadan önce fiziğim çok güzeldi" dememelidir. hiçbir anne çocuğuna "babanı senin yüzünden boşayamıyorum" da dememelidir. bunları söyledikten sonra, aradan geçen 20 yılın ardından, "çok hastayım benimle hastaneye gel" hiç dememelidir.
cherry wine cherry wine
bir bebeğin en önemli ve neredeyse tek gereksinimidir. bu, herkes tarafından bilinen bir şey elbette. ancak bugün, günümüz koşullarında zerre etik olmayan bir deney videosu izledim ve bu gereksinimin önemi, gözümde inanılmaz şekilde somutlaştı.

bir bebeği, annesinden yalnızca üç hafta ayırınca bile verdiği tepkiler, kolaylıkla ayırt edilebilir şekilde değişiyor. başta sağlıklı bir şekilde oynayan, gülümseyen, meraklı bebeğin üç hafta içinde, gözlerindeki ferin dahi sönüşüne tanık olmak acı verici bir deneyimdi benim için. bu durumun, ruhsal boyutu aşıp da minik bedenlerinin gelişmesini dahi engelleyişini görmek de hakeza.

özellikle küçük yaşta evlatlık verilen, annesinden kopan ya da hiç anneye sahip olamamış olan bireyler, sonrasında tekrardan (yapay da olsa) anne sevgisine yakın bir sevgiye kavuşmazlarsa sorunlu bir psikolojiye sahip oluyorlar. bu videodaki bebeklerin gözlerinden, halsizliklerinden, yaşamayı bir nevi reddedişlerinden dahi bu durumun vehameti anlaşılıyor. bu noktada da, evlatlık verilen/annesini kaybeden bebek ve çocukların sevgiye olan ihtiyacını mümkün olduğunca iyi şekilde doyurmanın önemini kavrıyoruz. annesini çocuğa aratmayacak kadar güçlü şekilde bu sevgiyi sunabilecek insanların daha çok evlatlık alması dileğiyle.

grief, a peril in infancy; 1947


wendera wendera
yanında bir süre tatile gelip ayrıldıktan sonra ilk ayrilikmis gibi hüzünlenen, yatağında , sabahları oturduğun sandalyede masada seni arıyorum özlüyorum diyen ve duygulandıran duygusal kisidir.
bubirsosyaldeneydir bubirsosyaldeneydir
payıma memnuniyetsiz reyonundan olanı düşmüş... ha şikayetçi miyim peki? asla. kendimle ilgili bir problemi çözümlemeye kalktığımda önce annemi gözlemlemek işimi kolaylaştırıyor, özetle kullanmayı sevdiğim güzel bi' kısa yol.

7 yılımı vermemin yanında özgüvenimin hatırı sayılır kısmını stadına gömdüğüm okulumun diplomasını beğenmedi lan, neymiş efendim küçükmüshshshsh

ps: 35x50'ye mi bassalardı anacım, hem önemli olan işlevi değil mi? (gün sonu esprisi ablacım ft abicim, sorieieieiei)
6
105 /