anne baba

1 /
r feynman r feynman
dünyada karşılık beklemeden sizin için bir şeyler yapmaya uğraş veren, gerekirse bu uğurda büyük fedakarlıklar yapan ve sonunda yalnızlığa (doğanın kanunu gereği) mahkum olan insanlar "serisi" (i=-sonsuz'dan n=+ sonsuz'a kadar).

bügün onlar yarın biz, bu da doğanın başka bir gereği.
esdora esdora
bir insanı belki de koşulsuz olarak seven, koruyan ve yetiştiren insanlardır kendileri. ideal kadın ve erkek gibi görünseler de aslında ideallikten uzak oluşları çocuklarının psikolojilerini bozmaya yeterlidir. eğer evlilikleri kötüyse ilerde çocukları evlilikten korkarak başka yollar deneyebilir ya da baba anneyi aldattıysa kızları aldatılmaktan korktuğu için hiç bir erkeğe tam olarak güvenemeyebilir.
beloplatnoo beloplatnoo
kaybetmekten çok korksamda günün birinde yanımda olmayacak olan,öpüp koklayamadığım sarılamadığım her saniyeyi kayıp gibi hissettiğim iki güzel melek.
chubbchubb chubbchubb
gözlerinde asla sorunlu evlat konumuna gelmek istemediğim kişiler. belki de hayatımdaki en önemli iki insan.

kötü bir dönem geçirir, tüm derslerinizden kalırsınız. uyku probleminiz ilerlemiştir iyice ve psikoloğa gitmeyi düşünürsünüz. eve döndüğünüzde tüm derslerden kaldığınızı söyleyemezsiniz anne babanıza ama yalnızca notlarınızın kötü olduğunu ve ortalamanızın düşeceğini söylersiniz. oturursunuz karşılarına. babanız sorar;

- neden böyle oldu?
- boşladım biraz dersleri. bu dönem toparlicam, merak etmeyin.
- toparlarsın, güveniyoruz sana da kötü giden bir şey mi var?
- yok baba. tembellik ettim sanırım biraz.
- bak, eğer istersen bizim bir psikolog arkadaş var. onunla konuş bize anlatmıyorsan.
- yok baba. toparlarım.

gözleriniz dolar bu konuşmayı yaparken. onlar fark etmez. belki ederler ama belli etmezler. onların gözünde sorunlu olmaktansa sorumsuz olmayı tercih edersiniz. belki daha az üzülürler diye.
leydich leydich
anne; özellikle bu aralar mütemadiyen kavga ettiğim, gitmek istenilen üniversiteden, okunacak bölüme kadar karışan, yediğin cevizden, yemediğin ıspanaktan seni sorumlu tutan, sanki evdeki perdeyi değiştirmek dünyanın en gerekli şeyiymiş ama dershaneye gitmem büyük kayıpmış gibi söylenip duran varlık!

(bkz: #4706674)
(bkz: çok doluyum gelme vallaha patlarım haa)

baba; "allah bana onun acısını yaşatmasın" dedirtir. hayatımın tek kahramanı, anlayışlı ve anne lakaplı kişiye sabredebilite mekanizması geliştirmiş tek insandır. sessiz sakin, dürüst, güvenilir... belki birlikte hiçbir yere gitmedik. belki beni konsere, tiyatroya götürmedi. belki bana derslerimde yardımcı olmadı yada olacak kadar eğitimli değildi... ama gidilmeyen tiyatroların, birlikte çalışılmayan derslerin eksikliğini hiç hissetmedim. belki yaptığımız tek sohbet okul anılarım oldu ama bazen her şey kelimelerde değildir. bağ başkadır. o, anneme dönüp; "önce çocuklarım sonra sen gelirsin" dediğinde sesinde duyguyu anlarsın.. baba-kız bağı farkılıdır. anlatılmaz yaşanır. o, hayatın en güzel parçasıdır.

(bkz: ben hayatta en çok babamı sevdim )
ylajali ylajali
beni ben olmaktan alıkoyan tek şey anne-baba sevgisidir. böyle bir sevginin insan içinden çıkamaması, insanı engelleyen, sonrasında vicdan yaptırabilen bir sevgidir. bu sevgiden muaf olmayı çok isterdim.
dead man walking dead man walking
gelin itiraf edelim,
çocuklarını eşşek kadar adam-kadınken hala hastalıklı bir şekilde sahiplenmeleri, gerçekten "sahip oldukları" bir şey gibi görmeleri, hayatlarına müdahale etmeleri, yön vermeye çalışmalarıyla, mutsuz etme potansiyelleri hayli yüksek olan varlıklar. ve sevgiliden, arkadaştan, işten güçten beni mutsuz ediyorlar diye vazgeçmek mümkünken, insanın haksızlığa uğradığında öfkesi sevgisini yense bile, içindeki vicdan ve yaşlandıklarında dayanaklarının çocukları olduğu gerçeğinin yüklediği sorumluluk, kendilerinden vazgeçmeyi imkansız hale getiriyor. sonuç, tatminsiz anne babanın öfkeli ve mutsuz çocukları.
1 /