anne evlat diyalogları

32 /
zirabenisizdelirttiniz zirabenisizdelirttiniz
paramparça izlerken

a: ya bu kızı çöpe atmak lazım ha.
zbsd: dizi o dizi sakin. doğru söyle hiç düşündün mü beni çöpe atmayı?
a: kızım düşündüm de sen sığmazsın ki. hani bu kız konteynera falan sığar da sen...

gülüp geçtim tabi ama on dakika sonra

a: ya zbsd kilo versene sen.

kadın taktı kafaya çöpe atacak beni.
lacivertlesiyah lacivertlesiyah
ben: birtanecik annem herşeyim en sevdiğim nasılsın
annem:ne oldu yine
ben: aşkolsun anne yaa sanki hep çıkarım olduğunda söylüyorum bunları
annem: evet diğer zamanlar atarlanmaya başlıyosun
ben : atarlanmak nedir yaa sen nerden biliyosun onu
annem : ben cahil miyim niye bilmiyim
ben :tamam pes ediyorum ....... alabilir miyim ?
annem: hayır
ben : niye yaaa
(burda kısa süreli bir bakışmamız var)
ben : neyse akşam ben bi daha gelirim......
arizaceker arizaceker
evde kestaneyi kim çizecek, kim pişirecek kavgası yapılırken biraz pisliğine biraz da şımarıklığına annemi arıyoruz. annem bir süre kardeşimle konuştuktan sonra telefona beni istiyor ve noktayı koyuyor.

ariza baban ölene kadar sen benim hiç kestane çizdiğimi, pişirdiğimi gördün mü?
hayır anne.
peki balık ayıklayıp pişirdiğimi gördün mü?
hayır anne.
işten çıkar kravatıyla ayıklardı. kravatına kan damlardı da çıkarana kadar akla karayı seçerdim. şimdi kalk o kestaneyi pişir.
tamam anne

ah be peder be. tamam hayattaki en büyük rol modelimsin de bir insan çıtayı bu kadar yükseltmez ki! neyse ben kestaneleri pişreyim
lacey lacey
bazen gerçekten çok acıtır. annesine dahi özel hayatına hakkında hiçbir şey anlatamayan ben ile annem arasında bir kavga esnasında gerçekleşen diyalog:
lacey: hic sormadın! neden bu haldesin diye hiç sormadın anne! neler çektiğimi bilmiyorsun hiçbir şey bilmiyorsun, her hücrem yanıyor ama sen hiçbir şey bilmeden gelip bana yükleniyorsun yeter artık!
anne: biliyorum.
lacey: desene bi ya desene neyi biliyormuşsun! hep siz bilirsiniz ya zaten desene neyi biliyorsun!
anne: sen birisini çok sevdin lacey. ama bil ki o da seni çok sevdi.
lacey: n..ne? nasıl bil.. saçmalama sevmedim ben kimseyi!!
anne: sevmeseydi seni, sen bu kadar uzun süre acı çekmezdin lacey. tanıyorum seni, bir yıl içinde bu hale gelmezdin..

ben bu kadına hiçbir şey anlatmadım. hayatım boyunca. kaldı ki ne yaşarsam yaşayayım çok iyi rol yaparım insanlara. ağlamadım hiç annemin yanında. her gun ağladım, içim parça parça oldu evet ama annemin yanında belli etmedim. sustum, daldım ama hiç ağlamadım.
peki bu kadın nerden anladı, nasıl anladı? ona bunu soramadan gittim mutfaktan. kavgamız yarım kaldı, sözlerimiz kesik.
demek ki anne olmak böyle bir şey. demek ki gerçekten inanılmaz bir şey.
patron fink patron fink
-anne, yemek var mı?
+ işte mısır kaynattım bir de patates haşlıyorum şimdi.
- oh, yanına bir de pilav yap tam olsun!
+ ne pilavı? makarna suyu koydum şimdi.

-nası yea?!!

sonra vay efendim neden 150 kiloyuz.
4
lö şuhane lö şuhane
a: annem
b: ben

a- size iyi davraniyor mu babanın eşi?
b- iyi anne yaa. "bu adamın çolu çocuğu var" demedi evlendi kadın...
a- evlenecek tabi! sizi sokaga mı atsın baban?
b- orasi öyle de...senin eşinin yanında çolu çocuğu olsa evlenir miydin?
a- ne evlencem be! hayatta varmazdım!
b-misal bekar bi kızı var diyelim biz yaşlarda?
a- valla iyi ki yok. olsa da bizde kalamaz, gitsin kardeşlerinde kalsın kız. sokakta da kalabilir ama ben eve almam.

hiç değişmemiş, yıllardir ayni istikrar aynı kalite bencillik.
tekil kişilik tekil kişilik
+anne ben geldim...
+......
+cevap verme bana sadece rahat et ve uyu annem.
+......
+kabrine daha önce gelemedim diye küsmedin dimi bana!?
+......
+dayanamadım be anacım yokluğuna, sekiz sene oldu ama henüz gitmedi acın...
+......
+seni seviyorum anacığım.
+......
+sesini özlemişim.
+......
neverendingblueroad neverendingblueroad
yine bir konser gecesi, yine sonrasında konser havası ve sabahına anne arar.

- alooo
+ aaa oğlum seni mi aradım ablanı arayacaktım. hadi uyu sen (hem kayırmacılık hem dokundurma babababaaak)
- anne benim yahu, kızın
+ bu ses nasıl o hale geldi ki, neyse doğum günün bugün, evlenmiyor musun sen daha?
- bismillaaaa, ne güzel bi kutlama bu. ya kimi getirsem beğenmedin. artık 29 oldum, evlenemem.
+ uuu o kadar oldun mu sen? bundan sonra zekeriya beyaz'ı bile getirsen beğenicem söz.

sonuç: "sarı bu be" dediği ve istisnasız herkesle çok iyi anlaşan eşimi hala beğenmez, hala anlaşamazlar.
lö şuhane lö şuhane
annem:a
ben: b

a-rüyamda gördüm seni.
b-hayrolsun.
a- gelinlik giymiştin.
b - aa iyiymiş. beyaz iyidir.
a-kefen derler kız.
b-o da iyi...
a-bana bu ay biraz para göndersene?
b- ne kadar lazım?
sondanikinciosmanli sondanikinciosmanli
lise dönemi, dershanedeyiz. 20:30 da çıkıyoruz normalde. son derste silah sesleri duyuluyor aşağıdan. dershanenin altındaki kantinde adamın biri, aynı dershanede öğretmen olan ve kendisini terk eden karısı eve dönsün diye sıkıp duruyor. sınıflardan çıkış yasaklanıyor. olay 2 saatten fazla sürüyor. dershanenin önündeki cadde ana-baba günü, haber alan veliler silahlanıp gelmis. saat geç olunca haber vermek için anne kişisini arıyorum:

+anne
-söyle oğlum
+anne bizi dershanede rehin aldılar geciktim. kaçta geleceğim belli olmaz.
-anahtarla gir o zaman, zili çalma yatıyoruz biz.

anne gibi anne budur...
clitor eastwood clitor eastwood
ben: muzo kanal açmış yutupta, haberin olsun
annem: aa hadi ya bakiyim, ama dur dizimi izliyorum şimdi
b: hangisini? sağ mı, sol mu?
a: ??
b: hani dedin ya dizimi izliyorum..
a: ee?
b: işte sağdakini mi, soldak..
a: ..
b: ya işte diz.. neyse
a: komiklikler mi yapıyon sen?
b: işte, olsaydı iyiydi
a: mal.
32 /