anneler günü

25 /
gamlı baykuş gamlı baykuş
kimse çocuk doğurduğu için kutsal değildir, kimse de çocuğu olmadığı için eksik değildir. bu sebeple de "anneler günü" diyip işin içinden çıkmak ve bunun da içini boşaltmak bana ayıp geliyor.
içerisinde merhamet, iyilik, güzellik ve sevgi barındıran; barındırdığı bu hisleri ve sevgiyi de dağa-taşa, hayvana, çiçeğe-böceğe, evlada ya da herhangi bir şeye verebilen herkesin anneler günü kutlu olsun.

not: kadın-erkek ayırmıyorum elbette ama bi' de babalar günü yapmışlar, erkeklere de o zaman güzel dilekler göndeririz.
aysen tuğba aysen tuğba
bizim için her gün anneler günü, çünkü anneler için anneler günü gibi bir evlatlar günü yok. onlar için evlatların günü her gün ise bizim içinde anneler günü böyle olmalıdır.

bende ulu önderimin annesi, zübeyde annem başta olmak tüm türk annelerinin anneler gününü kutluyorum.
ila ila
annelik duygusu yaradılışdan gelen bir duygu. çocukların kendileriyle ilgili bir şey degil yani. herkes kendinden menkul sanıyor da komik oluyor. senin yerinde bir taş da olsa annen sever yani. her neyse annesi olan olan kutlasın tabii.
bsrkknn bsrkknn
hamilelik benim için sıkıntılıydı. benim serüvenim oradan başladı. mide bulantısı bitmek bilmedi, ayaklarımın şişmesi, nefes darlığı, hazımsızlık..
hamileliği hiç sevmemiştim. bir daha çocuk yapmak fikrinin tek korktuğum noktası hamilelik olabilir. o derece hoşlanmadım.
geldik son aya. sabırsızlanıyoruz. deli gibi hadi gelsin artık diyoruz. normal muaneye giderken, kontrolde doktorum senin suyun bitmiş kesinlikle yatış veriyoruz bebeği almamız lazım dediler.
eşime de anlatıldı durum. biz hemen yatış işlemlerini halletmeye gidiyoruz. oturduk, ben hüngür hüngür ağlamaya başladım. " ben anne olmaya hazır değilim" dedim sadece. eşim şoka uğradı ve bunun için geç kalmadın mı diye sordu haklı olarak.
çok heyecanlıydım. ameliyat sırasında sürekli doktora doğdu mu doğdu mu ya ağlamasa ya şöyle olursa falan diye diye kadını bunalttım durdum.
doğdu çiçeğim. doğdu güneşim.
aannneeerehh diye doğdu. gösterdiler bana. allahım dedim, bu benim. ne kadar güzelsin sen..
eli yokmuş, ayağı yokmuş vs vs umrumda değildi. hiç bir yerine bakmadım. direk aldım kucağıma izledim onu.
anneliği o zamanlar anladım.
10 gün boyunca durup durup kendime dedim ki " sen anne oldun"
o kadar korkuyordum ki anne olmaktan. bir insan yetiştirmek benim için inanılmaz bir şeydi.
i̇yi insan olmayı benden ve babasından öğrenecekti. bunu nasıl başaracağız?
gel zaman git zaman. 4. ayına kadar eşim " çocukta gariplik var" diyordu. ben görmezden geliyordum. i̇lk atak geçirdiğinde yerlere kapandım bu zamana kadar yalvarmadığım gibi yalvardım. yaşayamam dedim. yapamam dedim. kafayı yeme noktasına geldim. aldım kucağıma ayağımda terliklerle çıktım caddeye koşa koşa hastaneye, ayaklarım tutmaz iken. doktor doktor diye diye haykırdım hastanede, koydum her şeyimi o sedyeye. ayaklarım boşaldı. küçükken felç durumum varmış, yürüyememişim bi süre. öyle olacak sandım. sonra kendine geldi çiçeğim .doktor bu sefer beni sakinleştirmeye çalıştı. verdi benim her şeyimi bana, bak sorunu yok dedi. anneliği o zaman tattım.
sonra epilepsi teşhisi kondu çiçeğime.
mr a girdi. 4,5 ayına kadar hiç ayrılmadığım kuzumdan yarım saat ayrı kalmıştım. o zaman yine anladım anneliği. bayılmış haldeki bebek için, şimdi bensiz ne yapar o diye diye ağladım.
her damar yolu açıldığında canımdan can gitti.
o zamanlar anladım anneliği.
şimdi okuyorum yazdıklarınızı. bir çiçeği sevmekle anneliği kıyaslayanlar olmuş. olabilir ama dünyada milyonlarca çiçek varken o bir tane. çiçek sana dünyaları veremez çünkü anne diyemez. çiçek vazgeçtiğinde yaşamaktan, sen de vazgeçemezsin yaşamaktan. çiçek için kendini güçlü hissetmek zorunda değilsindir. çiçek için yaşam mücadelesi vermek zorunda değilsindir. çiçek için ben yemesem, giymesem diyemezsin. çiçek için aç kalırım diyemezsin.
diyen varsa, onun da anneler günü kutlu olsun.
allah isteyen herkese versin bu nimeti..

teşekkür ederim kızım.
bana güçlü olayı öğrettiğin için.
teşekkür ederim kızım, bana en kutsal olanı meslek edindirdiğin için.
i̇yi ki varsın. bu yolculuğumuz hiç bitmesin..
ayağına taş değmesin..
anneler günümüz kutlu olsun!
gülün solduğu akşam gülün solduğu akşam
usulca kutlayın anneler gününü. öksüzlerin canını acıtmadan, çocuğu olmayan kadınların, yavrusunu kaybetmiş anaların yarasına tuz basmadan. usulca...

bütün annelerin #annelergünü kutlu olsun...
türkiye italyanları türkiye italyanları
22 yıl 3 ay 1 hafta 17 saat 30 dakikacık bir birlikteliğimiz oldu.

i̇lk zamanlar akşam olunca kasvet kaplardı evi.

her gece sol kolum sızlayarak ciğer acısıyla uyanırdım .

cenazesinde tabutuna sarılacakken elimi içindeki annem mi diyip geri çekip ağzıma götürdüm.tabut 2 adım içeriden kendini ittirdiği hissi geldi . oysaki en yakın başımda duran ablamla tabut arasında 2 adım vardı.

ağustosun o öğle sıcağında üzüntüyle cenaze namazında bayılır gibi oldum. helallik istendiğinde her defa daha kötü oldum.


her gece camın kenarından i̇stanbul'un tepelerinden birine bakardım .içimi hüzün kalkardı her geçen gecenin ardından sol kolumda bir el tutardı bir sıcaklık hissi kaplardı .ç

nice geceler ağlayarak uykudan uyandığımı o rüyalardaki yanağımı onun yanağına değdirdiğim sarılarak uyandığım günleri hatırlıyorum . o geceler göbeğimin hizasında biri oturuyorsa onun sırtının sıcaklığını hissediyordum .

i̇lk seneler kabirdeki hali gözümün önüne gelirdi. hayalimde o buraları hayal etme diyişi gözümün önüne gelirdi .

hasta olduğum geceler yattığım günlerde bir çorba getirenim olmadığı günlerde yatağımın ucunda bir elin sağ ayağımı tuttuğu sıcaklık hissi gelirdi .

en son yoğun bakımdaki sağ ayağını tuttuğumda felçli olduğu için ısıtmaya çalışmıştım .

arasan 6 yıl geçti . i̇lk zamanlarki öldüğü hissi gelince başıma kaynar sular dökülmesi hissi gitti . sabır işte .
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
takvimde milyarlarca günden farklı olmayacak bir güne götünden isim uydurup zamanı geldiğinde soytarılık yapmanın bilimde yeri yok. kapitalist sistem eleştirisini siktiret bu bildiğin mallık amk. i̇lkel kavimler miyiz biz kardeşim? oldu olacak meydana bir totem dikip etrafında dans edip dönelim. yok anneler günü, yok babalar günü. sana ne kardeşim milletin anasından babasından? benim yaşadığım güne niye isim takıyorsun? sana kim bu hakkı veriyor? ben sana isim takıyor muyum götlek? anamın gününü sana mı soracam amk?
25 /