annenin ölmesi

caotic caotic
bugün ayrılığın doğum günü. dünyada 54'de kaldın; orada ise 3 yaşındasın.
işte bir pazar sabahında erken kalkmak için mükemmel bir neden.

hayatımdan mutsuz değilim ama böyle olsun da asla istemezdim. aklımdakiler hem bunlara yakın hem de bambaşkaydı. oysa iki noktada ne kadar ümitliydim. birinde üniversite üçüncü sınıftaydım. okul bitince ingiltere'de master yapacaktım. ingiltere'de geçireceğim günler hastane odalarında geçti. öbüründe geçtiğimiz seneydi. ümitlerim tavanlara yapıştı. bütün yaz koltuğa yatıp onların düşmesini izledim. bir cinnet halinin bir deliliğin beni getirdiği bu noktayı sevsem de şartlardan memnun değilim. bir gün her şey imkansız bir gün her şey mümkün gibi. bir sabah kalkarım urfa'da köy öğretmeni olmak isterim, bir sabah büyükelçi. bir sabah hiç yaşamamış olmayı dilerim, bir sabah anılar resmi geçidi. iki uç nokta, iki ayrıksı yol, iki fikir...
iki gün önce bir konsere gittim. nerede olduğunu yolda bulduk, kadının adını ilk defa duydum, bir şarkısını bile bilmiyorum. bilincin kapalıyken kulağına söylediğim şarkıyı söyledi; gerçekten güzelmiş sesi. dümdüz bakıyorum ama gözyaşlarım akıyor. kalbimde bir kurşun hissettim. işte ben bu kurşunu seninle geçirdiğimiz tek bir an hatırına altı senedir saklıyorum.

iyi ki geçtin bu dünyadan, sadece senin için içimde ikinci bir kurşun olmayacak.
bu başlıktaki 236 giriyi daha gör