anons

absinthe absinthe
-elektrikçi yılmaz! lütfen danışmaya..
1 dk sonra;
-yılmaz bey acilen danışmaya geliniz.
1 dk sonra;
-yılmaz abiii.asansörde biri kalmış.çabuk gel.
hansvoralberg hansvoralberg
- beşiktaşımızın golü...... dokuz numaralı formasıyla...... da siiiiiiilvaaaaaa
+ aiiiiiiltttoooooon.....

şeklinde her gol sonrası stadlarda yapılan eğlencelik.
stone cold stone cold
şanlıurfa'nın bir ilçesinde belediye hoparloründen bir anons yapılmış.konu ilçe merkezine dikilen fidanların ertesi gün kırılması:

- dikkat dikkat!...belediyemizin diktiği ağaç fidanlarını kıran heyvansa,zaten heyvandir.çocuksa heyvan çocugıdır.eğer büyükse heyvan oğlu heyvandır.
capo capo
belediye anonsları her daim makaraya alınmış, üzeinden nice espriler döndürülmüştür. ancak bugün, atta henüz 5 dakika önce rize belediyesi çok güzel bir anons yaptı.
"61 xxx kl plakalı araç sürücüsü lütfen aracınızı bulunduğu yerden kaldırınız." bakınız burada 2 noktaa dikkat çekicem.

1- rize belediyesinin araçları çekmek üzere çekicisi var. ceza kesicek memurlaı da var ancak "çekelim arabayı, keselim cezayı ödesin pezevenk!" diye düşünmemişler, anons etmişler ki bu çok hoşuma gitti.

2-dikkat ediniz araç rize'de ve plakası 61, yani trabzonlu. trabzonlular rize'de pek sevilmez; trabzon'da rizelilerin pek sevilmediği gibi. ancak bakınız ne oluyor? araca yanlış yere park etti diye saldırılmıyor, anons edilior. allahım ne güzel oldu memleketim ya hu..
aygız aygız
allah biliyor ya
benim şaşkınlığım sizinkine benzemez
hayrete düşürür beni umursamadığınız şeyler
mesela ırmağa binen balık
güneşi sırtında taşıyan dağ
ve peribacaları, avurtları çökmüş kayalar
ve sarışın semazenler, ayçiçekleri
hayrete düşürür beni.

merakım da sizinkine benzemez
şöyle seslenirim bazen:
yağmurkuşu bana bir şeyler söyle
deli ırmak ne fısıldar denize.

savaşım da benzemez savaşınıza
yalın kalem
dayanırım kelam kapılarına
ya simmurga ya morga, farketmez.

ve korkum, o da sizinkine benzemez
saflar sıklaştıkça korkarım
anlaşılmaktan korkarım, düşlerimden korkarım
üstelik kırmızı ışıkta cam silen çocukları
şoförlerden sakınmak zorundayım.

- ibrahim tenekeci

bizden gibi ama merakı farkı belli. dediğine bin gül feda.

"ya simmurga ya morga, farketmez"
gkhannnnn gkhannnnn
fenerbahçeli taraftarların çocuğu olmuş gibi sevinmesini fakat yanlış oldugu anlaşılınca karıları ölmüş gibi üzülmesini saglayan şiddetli ve yankılı ses
nhxmh nhxmh
metroda duydum;
1- ismail bey sistem odasına bekleniyorsunuz
2- ismail bey acil
3- ismail bey hemen bekleniyosunuz
4- ismail bey arkadaşlar bekliyorlar
5- ismail bey gelmeyin
benkendimveben benkendimveben
m.f. coşkun un 3. filmi . ercan kesal ile ortak senaryosu olan film 94 dakika boyunca sözünü esirgeyen ve olabildiğince stabil bir şekilde sonlanıyor.

film 1963 deki başarısız bir darbe girişiminde istanbul ayağında yer alan 4 üst düzey askerin trajikomik hikayesini ele alıyor. gerek oyuncular gerek atmosfer tasarımı , gerek ışık gerek müziği ile türk sineması için farklı bir iş olmuş ama bu avrupa sinemasında alışık olduğumuz işlerden. özellikle roy andersson ve akı kaurismaki sinemasını tanıyan bilen izleyici bu filmde bir şaşkınlık bir yabancılık çekmeyecektir. harikulade bir konu ama tutuk ve konuşamayan bir sonuç ortaya koymaya cesaret edememiş ve belki de konjonktür olarak işi görsellere bırakmış olsa da daha fazlasını hak eden bir tarihi olayı ele alıyor. olayın trajikomikliği ya başarısızlığı bilinçli bir şekilde bu yönde verilmek istenmiş olsa da verecek bir şeyi yok. bir değeri kıymeti kalmıyor. yer yer güldük eğlendik ama bu film net bir şekilde seyirci için değilde festivallerin jürileri için çekilmiş gibi yapay duruyor . coşkun daha iyi iş yapabilirdi en azından temposu artabilirdi. coşkun' un senaryoları zayıf ama tekniği gün geçtikçe iyiye gidiyor. ezber bir teknik olsa da bunu başarıyor.
esofmantakımı esofmantakımı
en sevdiğim anons şehirler arası otobüs ile seyahat ederken mola verildiği zaman, dinlenme tesisleri girerken akşam ise gece aydınlatmaları nın kapatılıp otobüs iç normal aydınlatmaları
açılarak sayın yolcularımız tosya onur park dinlenme tesislerine yaklaşmış bulunuyoruz! yarım saat çay ihtiyaç ve yemek molası vericez lütfen değerli eşyalarınızı yanıza almayı ve mola sonunda araçtaki yerinizi almaya unutmayınız dinlenme tesisine gelir gelmez istanbul, kocaeli ( izmit sakarya ( adapazarı) istikametinden gelip
samsum, ordu, giresun rize artvin istikametine giden artvin ses seyahatin sayın yolcuları çaylar ve kahvaltı şirkettendir artvin ses seyahatin sayın yolcuları tosya onur park dinlenme tesislerine hoş geldiniz kaptanlarınız yarım saat çay yemek ve ihtiyaç molası vermiştim çaylar şirkettendir. anonsu ve çıkışta mola sonunda istanbul kocaeli sakarya yönünden gelip samsun ordu giresun trapzon rize artvin istikametine devam artvin ses seyahatin sayın yolcuları tosya onur park olan mola süreniz dolmuştur lütfen araçtaki yerlerinizi alınız hizmetimizde olan onur park tesisleri teşekkür eder ve tekrar buluşmak üzere ve şikayet telefonları anonsu ile biten anonsu çok seviyorum.
kuba gibiyim kendi kendime yeti kuba gibiyim kendi kendime yeti
spoiler içerir:

istanbul radyosu'ndaki polis memurunun, "burası sakin yer, radyoda ne olabilir ki halimden memnunum," minvalinde konuşurken radyoevinin bir ihtilal girişimine tanıklık etmesindeki tezatlık dışında esprisi olmayan filmdir.

halkın darbecilere kayıtsızlığı zorlama bir espri. kimse rütbelileri görünce heyecanlanmıyor, ne oluyoruz ya, demiyor. ama gerçekte böyle bir kayıtsızlığı yok halkın. işte efendim, anlasanıza o kadar darbe oluyor ki memlekette halk alışmış, mesajı verilmek istenmiş tamam da, ne bileyim...

taksiciyi beş lira çıkmadığı için mi öldürdüler, geride tanık bırakmamak için mi? darbe yapıyorsun yahu. basit bir cinayet işlemiyorsun. tanık bıraksan ne olur, bırakmasan ne olur? ihtilal yapıyorsun ihtilal! taksici cinayeti olmamış.
feri ats feri ats
-spoiler çok yok ama olabilir de -

yönetmeni mahmut fazıl çoşkun olan filmmiş. 1 saat önce izledim ve sıcağı sıcağına yorumlayayım istedim. filme puanım 7/10 bu arada. bu puanın büyük kısmı çekim açılarına ve bizi soktuğu o karakomik bir o kadar da karanlık çekimlere aslında. onun dışında hikaye kısa film tadında işlenmiş, çok detay yok.
sayesinde talat aydemir ve darbe girişimini de etraflıca araştırma fırsatı buldum. türkiye tam bir darbe cennetiymiş o zamanlar. radyoyu basabilen açıklama yayınlayabilen baya baya darbenin %50 sini başarmış oluyormuş . bu arada kısa bilgi olarak 21 mayıs 1963 talat aydemir in ikinci darbe teşebbüsü. önce yaklaşık 1 yıl önce 22 şubat 1962 de ankara kara harp okulu öğrencileriyle darbe yapmaya çalışıyor kısmen başarısız oluyor ancak kendisi sadece albaylıktan emekli ediliyor. 1963 te ise yerinde duramıyor ve tekrar darbeye kalkışıyor. ikinci darbenin başarısızlığından sonra da idam ediliyor.

eğer boşsanız ve türk filmi izleyecekseniz ve ruh haliniz de biraz dinginlik arıyorsa izlenebilir.