anthony burgess

man on the moon man on the moon
otomatik portakal adlı şahane kitabın yazarı. otomatik portakalı yazması da ani bir olay sonucudur. doktorların beyninde tümör teşhisi koydukları anthony alelacele bu kültü yaratıvermiştir birden. tabi bu esnada başka romanlar da yazmıştır. sonra ne olmuştur? doktorlar kanser olmadığını söylemişlerdir.
season of change season of change
otomatik portakalın yanısıra; ınside mr. enderby, napeleon symphony: a novel in four movements, abba abba, earthly powers, the devil's mode gibi 50'den fazla yapıtın sahibi olan ingiliz romancı, besteci, eleştirmen. 1917-1993 yılları arasında yaşamıştır. kendisine beyin tümörü teşhisi konulup 1 yıldan daha az ömür biçilmesi üzerine karısının geçimini sağlayabilmek için 6 ayda 5 roman yazmıştır. romanlar bittikten sonra teşhisin yanlış olduğu ortaya çıkmıştır, artık tanınan bir yazardır üstelik..
lazarushadow lazarushadow
çok kısa zamanda, çok hızlı çalışarak yazmasına karşın eserlerinde acayip bir matematik, sistem, yapı, form kullanan yazardır kendisi. neden eş anlamlılarla laf salatası yapıyorum, çünkü edebi eserde ana temanın (ya da temaların) üstüne kurduğunuz yapıyı (çerçeveyi) matematikselliğe yedirerek roman kurgulamak her yiğidin harcı değildir de ondan. siz çok güzel planladığınızı sanırsınız, ama o meşhur romancı sözüyle "karakter elinizden kaçıverirse", döndür o kağıt üstünde kurguladığın sistemin içine döndürebilirsen. üstüne üstlük bu adam roman içinde (`a clockwork orange) kendi oluşturduğu (uydurduğu demek isterdim kelimenin tam anlamıyla, ama ustaya saygısızlık olmasın.) `nadsat` dilinde de matematiksel. romanda müziği kullandığı noktalar bile üst üste katlayınca bir gıdım dışarı taşmadan örtüşüyor, öpüşüyor.
[çok yazasım var üstat hakkında ama saat geç oldu. aklı selim bir saatte yeni bir giriye devrediyorum kafamdakileri.]
comtesse de lautreamont comtesse de lautreamont
"tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum."