anti freud

bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
bir psikanalist olan thomas szasz'ın psikanalize kökten karşı çıkışının kitabı.

anti freud adıyla kitabını kaleme almasının nedeni, sistemin ödipus kompleksi merkezli olarak freud'un teorileri kapsamında yükselmesinden dolayı bu adı tercih etmiştir. guattari ve deleuze'ün anti-ödipus kitabına ek olabilecek bir kitap bu. keza szasz politik görüşleri ve sistem muhalifi olmasından ötürü sistemin kullandığı freud kuramına karşı ötekilerin psikanalizini savunmaktadır.

örneğin freud erkek hastalar odaklı olarak kuramını ortaya koyarken kadını dışlamıştır. szasz bu noktada kadının varlığını savunmuştur. buna binaen doğanın psikanalizi de szasz'ın odak noktası olmaktadır. salt erkek odaklı bir analiz sağlıklı bir analiz olmayıp aksine tedavi süreçlerinde büyük sorunlar yaratabilecek bir bilgi ağı oluşturmaktaydı. szasz'a göre erkek, kadınsız yaşayamayacağı için bozulan ruh sağlığının nedeni yine kendisi olacaktır. bu yüzden şunu ifade etmiş kitabında; '' psikanaliz, ilacı olduğunu iddia ettiği şeyin hastalığıdır.''

özellikle szasz'ın üslubuna da değinmek gerekir diye düşünüyorum. öyle hiciv ve ironi dolu bir üslubu var ki eleştirdiği şeyi sadece eleştirmeyip yerin dibine sokuyor diyebilirim.

szasz bu kitabıyla akıl hastalığı diye bir şeyin olmadığını savunmakta ve psikiyatriyi iktidar silahı, psikiatriyi de burjuva mahkemesine benzetmektedir. yaşanan sistem sorunlarının ceremesini çeken bireyler de otomatikman hasta* konumunda değerlendirilmektedir. szasz da burada haklı eleştirisini sunmuş ve hasta olarak suçlanarak insanların kandırıldığını iddia etmektedir.

alanının en güzel kitaplarından biri diyebilirim.
purge me purge me
freud haterlarını özetlemek için kullanılabilecek güzel bir kısaltma kalıbı. zaten eric fromm hocamız olsun, refere edilen bir çok edebi eserin yazarı olsun sevmiyor psikanalizi. toptan karşı olan çok. şahsen bu işlerde ortalarda olmayı, ortamı koklamayı tercih ederim korkumdan. çok hassas noktalar, çoook. içimden minik bir ses, "freud'un askeriyiz" de kurtul diyor ama yok, demicem işte. arada çok saçma bakışları olmuş hocamızın. ismini unuttuğum ama çoğu kürk mantolu madonna kalınlığında olan çeşitli kitaplarını da okumuş birisi olarak, yaşadığı güzel kafadan (malum madde: pudra şekeri) çıkan ve resmen güdüsel düşündüğü, hafif sapık bakıp, sözlüğe dantelli külot yazarken azmak gibi hislerle kaleme aldığı o görüşlerini severim şahsen.
freud'un en pis yanı; "bunun aksi hiç bir düşünce olamaz" diyerek kestirip atmasıdır. onu da neden anlamıyorlar ben anlamıyorum. bu fikirler tozsuz akıldan çıkmaz. o malum tozun da ilk etkisi, inanılmaz bir özgüven vermesidir. o dönemde yaşayan kadınları aşağılamışsa adam, onları sevmediğinden değil, kendisini çok sevip, onlardan daha zeki görmesindendir bence bla bla. derin konular.