anti natalizm

digital militia digital militia
doğum olayına negatif bir değer veren görüş.

anlaşılmaz terimlere, ağır felsefî analizlere hiç mi hiç gerek yok ne olduğunu, neyi temsil ettiğini anlamak için. genel itibariyle tercihlerinize ve belirli konular üzerindeki görüşlerinize bakmanız yeterli.

arthur schopenhauer meselâ, koyu bir antinatalist. schopenhauer'e göre son derece akıl ve mantık dışı, kör bir irade var insanı hayatta tutan. dur durak bilmeden sürekli isteyen, istediklerini elde etse dahi tatmin olmayan, sonsuz bir irade. insan ancak ve ancak bunu reddettiği anda bu acı ve ıstırap dolu hayattan sıyrılabilir, her anlamda. buna ek olarak estetik ve tutkuya da değinir schopenhauer bu süreçte. ona göre hayat hiç yaşanmamış olsa daha iyidir.

arthur schopenhauer'a ek olarak ondan etkilenmiş başka bir isim daha mevcut; bu kişi peter wessel zapffe olmakta. zapffe'ye göre insan aklı fazla evrimleşti, kazanılan bilinç bizi hayvanların yaptığı gibi fonksiyonel temelde yaşamaktan alıkoydu. insan aklıyla birlikte geçmişi, şimdiyi ve geleceği düşünüp analiz edebiliyor, bu sebepten ötürü anlam beklentisi içine giriyor, lâkin sürekli hayâl kırıklığına uğruyor, zira öyle bir şey yok. bu sebepten ötürü insan biyolojik bir paradoks. hayatlar yaşansın, fakat çocuk yapılmasın, bu sayede insan uygun olmadığı bu dünyadan silinsin gitsin.

şöyle bi' düşünüyorum da, yarın bir gün istediğim alanda çok ünlü ve başarılı biri olsam, hiçbir parasal sıkıntım olmasa, âşık olduğum insanla mutlu ve huzurlu bir hayat yaşasam ve bir gün sokakta yürürken bulduğum lambayı ovuştursam, içinden çıkan cin bana sorsa; "hiç var olmamış olmak ister miydin?" diye, vereceğim cevap evet olacaktır, tereddütsüz bir şekilde hem de. bu benim görüşüm tabi, bambaşka düşünen insanlar da var.

konuyla ilgili olması açısından şöyle bir şey paylaşayım sizlerle, durumu özetler nitelikte:






tarafsız bir şekilde oturulup düşünüldüğünde çocuk yapma eyleminin ne kadar bencilce olduğu ortada, bunu tartışmaya dahi gerek yok. istediğiniz kadar sevgi ve şefkatle büyütün, ona mükemmel bir gelecek hazırlayın, bu insan belirli bir noktaya gelip "neden?" sorusunu sorduğu anda her şey yerle yeksan olacaktır. çünkü bir cevap yok, olmadı, olmayacak da. kadınlarda çok daha ağır bir şekilde öne çıkıyor bu durum, yani en "çocuk hiç istemem ya" diyen kadın bile hormonların saldırısına uğrayınca çocuk yapmak istiyor. normal, kontrolü mümkün şeyler değil, en azından akılla. ama dediğim gibi, dna'nın aktarımı, soyun devamı, çocuk sevmek, ne derseniz deyin, acı ve haz arasında asimetrik bir oranın olduğu bu dünyaya bir canlı getirmek açık bir şekilde en bencil davranıştır.

tl;dr: çocuk yapmayın. hayatınızı yaşayın ve siktir olun gidin bu anlamsız dünyadan.
umayland umayland
a. camus'nün "doğmamış çocuklarım onlara nasıl bir iyilik yaptığımı bilselerdi bana teşekkür ederlerdi." sözüyle özetlenebilen felsefi görüş.
minimalistucakmuhendisi minimalistucakmuhendisi
iklim değişikliği, otomasyon ile gelen işsizlik ve sürdürülebilirlik derken batı toplumlarında iyiden iyiye yaygınlaşmış insanın çoğalmaması gerektiğini savunan görüş.

anti natalizm bence 4-5 milyon suriyeli'nin doluştuğu, gençlerinin işsizlikten kırıldığı ve her şehre üniversite açılan ülkemizde de az çok mürekkep yalamış herkesi etkisi altına alabilir. ileriki yıllarda gündem "en az 3 çocuk"tan "yav bu gençler neden çocuk yapmıyor?"'a dönerse diye bu yazım burada kalsın.