antigone

1 /
alassea alassea
bu zavallı kızcağızın hikayesini anlatan tiyaronun ismi de antigone'dir ve de geçen yıl ankarada irfan şahinbaş atolye sahnesinde seyircilerle buluşmuştur. sahne mükemmeldir, oyuncular (özellikle antigone'yi canladıran zeynep yaşa çimenser) inanılmaz yeteneklidir, senaryo da tüyler ürpertici mitolajik bir efsane olması sebebi ile çok özeldir.
hexagram hexagram
yunanlılara göre yasa, yapay bir şey değildir ve üzerinde de tartıışılmaz. yasa evrensel bir gerçektir ve insan duyguları tarafından eleştirelemez. trajedi de, insan ile dünyanın bu düzeni arasındaki karşıtlıktır.

eski yunan düşüncesindeki adalet kavramının içyüzünü açığa vurur. yunanlılar, birey ve işlediği cürüm üzerinde değil, yasa ve ona duyulan saygı üzerinde dururlar. sophokles'in bu trajesinde antigone'nin kardeşleri eteokles ve polyneikes'in thebai'de elde etmmeye yöneldikleri iktidar kavgası üzerinde durulur. thebai prensi kreon, site'yi savunan eteoles'e güzel bir mezar yaptırır ve kente saldıran polyneikes'in bir mezarı bile olmasını istemez. trajedide, verdiği karar üzerinde ısrar eden kreon ile polyneikes'in kardeşi gibi onurla anılmasını isteyen antigone karşı karşıya gelir.

trajedinin sonunda, evrensele ilişkin endişe dile getirilir. antigone canlı olarak gömülmüştür. yani bir ölü, ölülerin elinden alınmış canlılardan uzaklaştırılmıştır. böylece evrensel olan yasa da uğradığı zararlardan kurtulmuştur. oysa eski yunanlılar için burada antigone'nin evrensel olan gerçeğe kurban edilmesi ve dünyanın düzeninin yeniden kurulması söz konusudur.
zinzoline zinzoline
bir mitolojik tragedyadır. başlarında "vay bee idealist işte, yürü bee!" dedirten, sonlarına doğru -belki de derste irdelemekten gına geldiğinden- "ölsede kurtulsak artık!" dedirten oedipe ve jacoste un kızıdır. vatan haini abisinin "gömülmeme cezası"na karşı gelmiştir. onun cezasını ancak tanrının verebileceğine inanır. ve bu uğurda kendini feda eder.
hürrem hürrem
oidipus faciasının devamıdır.iki tragedya arasında kopukluk olmaması için oidispus'tan başlayalım.

oidipus babası laios'u bilmeden öldürmüştür.thebai'yi ejderhadan kurtarmış ve şehre hükümdar olmuştur.yine bilmeden annesi iokaste ile evlenmiş ve bu evlilikten iki erkek(polyneikes ve eteokles) ve iki kız (antigone ve ismene) doğmuştur.

uzun yıllar mutlu yaşadıktan sonra birdenbire thebai şehrine bir taun dadanmıştır.kahin teiresias,oidipus'un ve halkın ısrarları karşısında tanrıların bu hiddetinden ancak laios'un katili bulunduktan sonra yatışacağını söyler.

oidipus katili aramaya başlar.fakat kahinin ağzından gerçeği öğrenir bunun üzerine iokaste kendini asar.oidipus'ta kendini kör eder.

bundan sonra ise antigone tragedyası başlar:

oidipus'un iki oğlu bir gün babalarının hükümdarlık haklarını kısıtlamaya kalkarlar.buna karşılık oidipus'un bedduasını alırlar.bedduaya göre;kendisine yapılan hakaretlere karşılık olarak iki kardeş birbirlerinin kanına gireceklerdir.polyneikos ve eteokles de babalarının bedduasının tutmaması için sırayla birer sene başa geçmeye karar verirler.

ama bir gün eteokles kendini daha güçlü hissederek tahtı kardeşine devretmez.oysa ki taht sırası polyneikes'tedir.bunun üzerine polyneikes argos şehrine kaçar,oranın hükümdarı adratos'un kızıyla evlenir.güçlenir ve şehrin diğer altı kumandanıyla beraber thebai'a karşı savaş açar.iki kardeş savaşın sonunda thebai'nin kapılarından birinde karşılaşarak birbirlerini öldürürler.

şehrin hükümdarlığı,en yakın akraba sıfatıyla ölen gençlerin dayısı kreon'a devredilir.kreon,eteokles için iyi bir cenaze töreni düzenlerken polyneikes'in cesedinin gömülmesine izin vermez.cesedin çıplak olarak harp meydanına bırakılmasını ve kurda kuşa yem edilmesini emreder.ayırca ölüyü gömmye veya ona saygı göstermeye kalkışacak olanın cezası da ölüm olacaktır.

fakat antigone,zavallı kardeşinin cesedinin ulu orta bırakılmasına razı olmaz.gizlice cesedi gömer,bir süre sonra abisinin toprak mezarına geldiğinde sert rüzgarların mezarı dağıttığını görür.mahvolur.kardeşinin yanı başında ağlarken kreon'un muhafızları tarafından yakalanır.

kreon ise antigone'yi toprağa diri diri gömerek cezalandırmaya karar verir.fakat antigone,kreon'un oğlu haimon ile nişanlıdır.haimon,babasına itiraz ederke nişanlısını affetmesini ister.fakat haimon reddedilir.

kahin teiresias ise kreon'a antigone'yi affetmesini ve polyneikes'e bir mezar yaptırmasını,aksi taktirde büyük felaketlere uğrayacağını söyler.

kehaneti ciddiye almayan ve otoritesinden taviz vermemek adına antigone'yi affetmeyen kreon,halkın ve kahinin baskılarıyla yumuşar.bu kısım bize pek gerçekçi gelmez,çünkü kararlarını geleneksel kurallara göre alan ve oldukça otoriter olan kreon'un halkın baskısıyla antigone'yi affetmesi biraz saçmadır.

kreon,antigone'in yanına onu bağışladığını söylemek için gittiğinde genç kızın kendisini astğını ve oğlu haimon'unda nişanlısının baş ucunda ağladığını görür.haimon,büyük bir nefretle babasına bakarak bir kılıç darbesiyle kendisini öldürür.kreon'un eşi euridyke ise oğlunun acısına dayanamayak intihar eder.

kehanetlerin birer birer gerçekleştiğini gören fakat pişman olmak için çok geç kalan kreon yıkılmış bir şekilde hükümdarlıktan vazgeçer.

bu eserdeki trajik hatalar:

1.kreon,tanrısal geleneklere,buyruklara karşı gelmiştir.
2.ölüyü gömmemiştir.
3.gurura kapılmıştır.

eserdeki baht dönüşü:

kreon'un kahinin sözlerine kulak asmaması ve haimon'un antigone'in yanına gidip de nişanlısının kendisini astığını görmesi.

ceza:

kreon,insanların ve tanrı'nın önünde sevgisiz kalarak cezalandırılıyor.

eserin poetika ya uygunluğu

trajik hata,baht dönüşü ve tragedyanın sonunda kreon'un cezalandırılması poetika'ya uygun.ama bu eserde kahraman bir erkek değil,kahraman bir kadın,antigone,o devirde kahramanlık,cesaret gibi özellikler erkeklere yakıştırıldığından antigone'in bu cesurluğu poetika'ya uymaz.
`
kaynak`:ders notlarım
usako usako
aristoteles'in poetika'sı, şiir ve tragedya türlerini, yüzyıllar boyunca ozanlara yol gösterecek şekilde açıklamış, anlatmış ve onların nasıl yazılması gerektiğini göstermiştir.
aristoteles'e göre tragedya, konusuyla insanların içinde korku ve acıma duyguları uyandırarak onları kötücül eylemlerden alıkoymalıdır.sahne dekoru, müzik ve dil, tragedyanın ana öğelerindendir. tragedya içerisindeki kişilerin eylemlerini belirleyen etken onların karakterleri ve düşünceleridir. nitekim kişilerin konuşmaları da karakterlerine uygun olmalıdır. ayrıca olaylar birbirine mantık çerçevesinde bağlanmalı ve seyirci üzerinde daha yoğun bir etki bırakması için olaylar mutluluktan mutsuzluğa doğru bir yol izlemelidir. poetika'da üzerinde durulan bir başka araç, "baht dönüşleri"dir. baş karakter talihsiz bir hata yapar ve mutlu giden hayatı tamamen tersine döner. mutsuzluğa saplanıp kalır. tragedyadaki karakterlerden dönemin şartlarına uygun davranmaları da beklenmektedir.
sofokles'in günümüze ulaşan en eski oyunu olan antigone, aristoteles'in poetika'da örnek verdiği bir eserdir. buna rağmen; antigone'nin poetika'da söz edilen tragedya kurallarından büyük bir kısmına uymadığı görülür. örneğin antigone, karakter olarak tek merkezli bir oyun değildir. antigone kadar kreon da izleyiciyi etkilemiştir. antigone trajik hatasını kralın emrine uymayarak yapmıştır ve bunu hayatıyla ödemiştir. dolayısıyla oyunun son yarısında neredeyse yoktur. merkezdeki ikinci karakter kreon ise kimseyi dinlemeyen, başına buyruk ve tanrıları hiçe sayan tavrıyla hayatının hatasını yapar. bunun cezasını da sevdiklerini ve saygınlığını kaybederek öder. antigone oyununda bütün karakterler olmaları gerektiği gibi konuşmakta ve eylemlerde bulunmaktadırlar. antigone, karakteri gereği dikbaşlılık yaparak krala karşı gelmiştir. kreon, prensipleri adına yeğenini ve gelinini gözünü kırpmadan ölüme gönderirken tam da olması gerektiği gibi sözler sarfetmiştir. bunlarla birlikte, antigone oyununda ilginç olan bir taraf vardır: antigone, dönem kadınlarının özelliklerini taşımamaktadır. aristoteles, poetika'da açıkça kadınları küçümsemiş ve cesareti erkeklere özgü bir kişilik özelliği olarak tanımlayarak kadınlara uygun olmadığını söylemiştir. antigone, dik başlılığı ve en az kreon kadar inatçı ve doğru bildiğinden şaşmaz tavrıyla poetika'ya ters düşmektedir. sofokles ayrıca antigone'de koroyu genel olaylara yaklaştırmış fakat; oyun içindeki ağırlığını azaltmıştır. bunların yanında antigone'nin dramı ve kreon'un tanrıların gazabına uğramasıyla, insanları etkileyen korku ve acıma duygularını da başarıyla işlemiştir. antigone baht dönüşüne yol açan hatayı yaptıktan sonra olması gerektiği gibi pişman olmamış, ölüme bile başı dik gitmiştir. bu durum, klasik baht dönüşü kuralına uymamaktadır. kreon'sa aksine, hatalarını farketmiş ancak; bu, onun acı kayıplar vermesine engel olamamıştır.
antigone, uzunluk ve akıcılık konusunda poetika'yla ters düşmese de, kreon'un çok çabuk pişmanlık duyması, aniden 'bunaklar' diye aşağıladığı korodan tavsiye istemesi pek gerçekçi olmamıştır.
sofokles ayrıca sahneye iki kişi çıkartarak, müzik ve koroyu ikinci plana atıp diyalogları öne çıkararak ve kendi hazırladığı birbirinden değişik dekorları kullanarak tragedyayı poetika'nın bir adım ötesine taşımıştır.


(bkz: tragedya)
(bkz: poetika)
(bkz: sofokles)
elpinoras elpinoras
1. gone karşıtı, anti-gone. *

2. sofokles'in yazmış olduğu bir antik yunan tragedyası;

bilinen ilk tiyatro kuramcısı olan aristo'nun fikirleri doğrultusunda irdelendiğinde, ideal tragedya formunda olan oyundur.

oyundaki trajik kahraman olgusu iki arada bir derede kalınmasına neden olmaktadır. oyundaki ana karakter antigone gibi gözükse de aslında kreon'dur denilebilir.

bu oyunla ilgili en önemli ve sürekli hataya düşülen konu şudur;
kreon kötü değil katıdır.
kumral ada kumral ada
antigone, kardeşi polyneikesin cesedinin gömülmesine izin vermeyen kral kreon a karşı gelerek, kardeşinin cesedini gömer. bunun üzerine kreon da onu mezara kapatarak canlı canlı ölmesini emreder.
bu emri açıkladıktan sonra antigone un tiradı, yıllarca ezberleyenin kişinin hafızasından silinmeyecek güzellikte bir etkileyiciliğe sahiptir. tiradı okurken, rol gereği değil, gerçekten de gözyaşı dökmeniz olasıdır.

" gömütüm, gelin odam, zindanım
en yakınlarıma kavuşmaya gidiyorum,
hepsini, hepsini yer altına çekmiş persephone
ailenin en sonuncusu, en talihsizi ben de
gençliğime doyamadan gidiyorum.
tek avuntum bu gelişim belki kıvandırır babamı,
anama hoş gelir,
kardeşlerimi sevindirir.
çünkü öldünüz...
sizleri ben yıkadım yudum,sardım kefene,
gömütlerinizin üstüne ben döktüm akıcı adakları elimle.
en son da senin cenazeni kaldırdığım için,polyneikes,
böyle bir ödüle layık görüldüm.
ama namuslu kişiler bu davranışımı anlar.
bunu bana yaptıran töre neydi?
kocası ölen kadın yeniden evlenebilir,ilk çoçuğu ölmüşşe başka çoçuklar edinebilir
ama anam babam çoktan gömülmüşse bana ikinci bir kardeşi kim verebilir?
kardeş azizdir.
işte ben bu yasayı gözettiğim için,sevgili kardeşim,
kreon beni suçlu saydı.
işte götürüyorlar,evlenmedim,ana olmadım,dostum yok,
gidiyorum diri diri karanlık gömütüme.
hangi kutsal yasayı çiğnemişim ben?
hangi tanrıya yalvarıyım şimdi?
doğru bildiğimden şaşmadığım için dinsize çıkardılar adımı.
tanrıların buyruğuysa bu başıma gelenler,
anlarım suçluluğumu can verince.
ama suçlu beni yargılayanlarsa,
dilerim benim başıma gelen felaketlerden daha büyüğü gelmesin onların başına!"
anuk anuk
hegel'in en iyi trajedi olarak nitelendirdiği eser. antik yunanda ölen kişinin toprağa gömülmesi en önemli değerlerden ve geleneklerden biriydi; buna uymayıp kardeşi polyneikes'in gömülmemesini salık veren amcası kreon'a diş bileyen ve biat etmeyen trajik kahraman.
birguntekbasina birguntekbasina
sofokles'in antiogne'si ve brecht'in antigone'si üzerine


sofokles’in m.ö 411 yılında yazdığı antigone trajedisi oidipus faciasının devamıdır. oidipus laios’u babası olduğunu bilmeden öldürmüş ve yine bilmeden annesi iokeste ile evlenmiştir. ve kehanet gerçekleşmiştir. bu evlilikten polyneikes ve eteokles adında iki erkek, antigone ve ismene adında iki kız çocukları olur. gerçeği çok geç öğrenen oidipus, bu trajik durum karşısında yıkılır ve gözlerini kör ederek kendini cezalandırır. bu halde birkaç yıl daha hükümdarlık yapan oidipus, oğullarının yetkisini elinden almaya çalışması üzerine ikisine de lânet okur; iki kardeş birbirinin kanına girecektir. sofokles’in kral oididpus tragedyasında işlenen bu dram oidipus’un thebai’den sürülmesi, kızı antigone’nin yardımıyla kolonos’a gelmesi ve orada ölmesiyle sonuçlanır. antigone bu olaylar sırasında babasını yalnız bırakmaz ona destek olur. babasının ölümünden sonra antigone thebai’ye döner. erkek kardeşler babalarının kehanetinin gerçekleşmemesi için ülkeyi sırayla yönetmeye karar verirler. ancak eteokles krallığı polyneikes’in sırası geldiğinde ona bırakmaz, buna sinirlenen polyneikes thebai’ye savaş açar ve iki kardeş birbirlerini bu savaşta öldürürler. böylece oidipus’un da kehaneti gerçekleşmiş olur. böylece krallık iokeste’nin kardeşi kreon’a kalır. kreon yurdunu savunan eteokles’e gereken önemi verip görkemli bir cenaze töreni yaparken diğer kardeş polyneikes’i vatan haini ilan eder ve onun gömülmemesinin emreder. onu gömmeye çalışana da ağır ceza vereceğini belirtir. bu karar aslında halkın adetlerine göreneklerine karşıdır ancak kimse kral kreon’a karşı gelmeye cesaret edemez antigone dışında. o cezası ölüm bile olsa kardeşlik vazifesini yerine getirmeye kararlıdır. çünkü antigone her ölünün gömülmeye hakkı olduğuna inanır. kreon antigone’in yasalara karşı geldiğini öğrenince onu ölümle cezalandırır ama yine de antigone pişman değildir yaptıklarından. antigone tanrısal yasalardan güç alır kreon’a karşı çıkarken. haimon babasından antigone’yi cezalandırmamasını ister. halk da haimon gibi antigone’nin yanındadır ve haimon devletin halk için olduğunu söyleyerek babasını eleştirir. haimon’la kreon’un arasında geçen ağız dalaşı ve haimon’un sözleri kreon’u daha da sinirlendirir ve antigone’yi kayalıkların içine gömmeye karar verir. bu arada gelen kahin teiresias kreon’a, ölülerin hakkının verilmesi gerektiğini aksi takdirde uğursuzlukların peşini bırakmayacağını söyler. kreon teiresias’ın sözlerinden etkilenir ve antigone’yi kayalıkların arasından çıkarmaya ve polyneikes’e de gömme töreni hazırlamaya karar veriri anck her şey için çok geçtir. antigone kendisini asmış, nişanlısı haimon ise onun yanında hançeri bedenine saplayarak hayatına sın vermiştir. kreon daha bu acıları yaşarken saraydan kraliçenin ölüm haberi gelir artık kreon yıkılmış bir adamdır.


m.ö. 442 yılında sophokles tarafından yazılan antigone oyunu 1948 yılında brecht tarafından hitler faşizmi ve almanya’ya uyarlanarak oynanmıştır.
ön oyunda birinci kız kardeş ismene’yi, ikinci kız kardeş antigone’yi temsil ediyor ve birinci kız kardeş bir nevi anlatıcı rolünü de üstleniyor. 1948’de yazdığı bu oyun holderlin’in sophokles’in oyununun çevirinden yaptığı bir uyarlamadır. oyunda devletin zirvesinin çöküşünde kaba gücün rolü üzerinde durulur. kreon tutkularının esiri olmuş bir tirandır. argos’u ele geçirmek isterken thebai’yi tehlikeye atar. brecht’in uyarlamasında bulunan ön oyun, kızıl ordu tarafından ele geçirilen berlin’in savaştaki son haftasını canlandırır. brecht oyunda diktatörlüğe karşı sert bir tutum sergiler. savaş ekonomisine de vurgu yapar. oyunda savaşın nedeni yetersizliktir. kreon şiddeti arttırıyor, ilahi devlet düzenini destekleyerek kötü bir yönetim sergiliyor. ismene uyarlamada da sophokles’in antigone’sinde olduğu gibi geri planda kalıyor bu antigone’yi daha da güçlü görmemizi sağlıyor. sophokles’ten farklı olarak uyarlamada kreon’un başka bir oğlu daha var bunun nedeni açıklanmıyor ama biri savaştayken diğerinin(haimon) savaşa gitmemesi bir nevi velihat olayı olduğunu akıllara getiriyor.
yaşlılar korosu başlarda kreon’u desteklerken sonlara doğru onlar da bilinçleniyor ancak bu devletin çöküşüne engel olamıyor.
henüz kazanılmamış bir zafer olmasına rağmen kreon bu savaşın kazanıldığını ileri sürerek şenlileri başlatıyor ve bu şenlikler yüzünden de antigone’nin ölümüne de sessiz kalınıyor.


uyarlama tragedyanın dışına çıkmıyor. olaylar bir günde ve tek bir mekanda gelişiyor.

oyunda doruk noktası olan sahne kreon’la antigone arasında geçer.
brecht’in uyarladığı oyunda kreon da antigone de bir karakter olmaktan çıkmıştır. her ikisi de çevremizde olan karşıt durumların sembolüdür. antigone yöneticilere karşı başkaldıran güçlü bir kadın rolündedir ve sophokles’te olduğu gibi gücünü tanrısal yasalardan almaz. o bu yaptığını tüm insanlık için yaptığına inanır. onu isyana götüren dünya görüşürdür. antigone ‘’sevgi için doğmuşum ben nefret için değil’’ derken de bunu açıkça dile getirir. kreon’un sözüne karşı antigone’nin sözlerini okuduğumuzda aslında onların birbirini var ettiğini görüyoruz. zıtların birliği. eğer kreon’un bu kadar sert bir tavrı olmasaydı antigone’nin direnişi anlamsız kalacaktı. kreon çıkarcı bir kişilik sergilerken, antigone bilinçli, başkaldıran bir kadın ancak bu başkaldırması onu provakatöre dönüştürür kreon’un gözünde. antigone’nin kreon’a başkaldırışı, aralarında geçen o fırtınalı konuşma fayda etmze antigone için, kreon o’nu ölüme mahkum etmiştir artık.

antigone’nin ölüm emri verilir, ancak o emri verirken bilmiyordur kreon oğlu için de ölüm emrini verdiğini. kahinin söylediklerinden etkilenen kreon geç kalmıştır her şey için. antigone kavuşmuştur kardeşine, haimon kavuşmuştur sevgilisine. peki kim kazanmıştır bu savaşı? argos? thebai? kreon? antigone? savaşı ölüm kazanmış gibi görünsede yanıltıcı olmasın bu. ne kazanan vardır bu savaşta ne de kaybeden. hayat devam eder yeni kreonlar geçerken başa, onlara inat yeni antigoneler gelir her zaman ardlarından.
1 /