anzac

1 /
mulder mulder
avustralya ve yeni zelanda milleti. kendilerine ait tek tarihi olay çanakkale'deki "yenilgileridir". 25 nisan'da gelibolu'ya çıkartma yapmış ve aynı gün temizlenmişlerdir. halen torunları bu olayı "kutlamak" üzere her yıl 25 nisan'da çanakkale'ye gelirler.
dr conners dr conners
atatürk bu kardeşlerimizin annelerine ithafen şu sözleri sarf etmiştir:

"uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen analar. göz yaşlarınızı dindiriniz. evlatlarınız bizim bağrımızdadır. huzur içindedirler. onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."
wondrous wondrous
haklarında great britain royal dictionary'de şöyle denmiştir : (türkçe'ye çevirdim)

"büyük britanya kahramanlığının, britanya gücünün dünyaya gösterildiği savaşta, savaşın kahramanı ilan edilen anzaklar, yardımseverliğini bir kez daha göstermiştir." - kraliçe 9. elizabeth
dr conners dr conners
tarihin gördüğü en duygusal savaşlardan biri olan çanakkale'de taraflardan yalnızca biri. savaş öncesi kulaktan dolma fikirlerle türkleri barbar vs. olarak adlandıran anzaklar savaşın sonlarına doğru ise, "kim ne derse desin çok mert insanlar" diyerek yiğidi öldürüp hakkını yememişlerdir.**
goyathlay goyathlay
kişilik olarak eğlenceye son derece düşkün olan insanlardır. "kolaylıkla kazanılacak bir savaş"a "macerayı, yeni ülkeler görüp gezmeyi seven" "paralı askerler" arayan ingiliz sömürgeciler tarafından ülkelerinden toplanmışlardır, yani daha evlerinden çıkarken bile kandırılmışlardır.

askeri eğitim için geldikleri mısır'da ise bu sömürgeci ülkelerin komutanları bir türlü anzaklar'ı emir altına alamamışlardır, çünkü zaten gırgır-makaraya meyilli ve gayet de barışsever olan bu insanlar oraya adam öldürmeye değil macera yaşamaya ve denizaşırı topraklarda gezip yeni ülkeler görmeye gelmişlerdir. anzaklar'ı başlarına komutan dikerek askeri disiplin altına almayı başaramayacaklarını anlayan ingilizler kendi ülkelerinden psikologlar getirmişler, anzakları bu psikologlar vasıtasıyla "esaret ve zulüm altında olan masum anadolu halklarını barbar türklerin elinden kurtarmaya gittiklerine" ikna etmişlerdir.*

anzaklar, sömürgeci ülkelerin türk vatanı üzerindeki emelleri uğruna kandırılmış ve kurban edilmişlerdir. günümüz dünyasında sömürgeci ülkelerin halen hedeflerine aldıkları ülkeler üzerindeki emelleri uğruna insanları kandırıp yönlendirdikleri ve her yıl dünyanın her yerinde yüzbinlerce insanın hayatını kaydırdıkları gözönüne alındığında, birinci dünya savaşı yıllarında yaşanan bu olayların anlaşılması hiç de güç olmasa gerek. kendi insanlarının hayatına bile para ile değer biçen yönetimlerin başka ülkelerin insanlarını potansiyel ("hayatta kalırsa" anlamına geliyor) köle, hatta kendisi için çalışanları bile "ölebilir, feda edilebilir" olarak görmesi hiç de şaşırtıcı değil. sonuçta 1000 kişi demek; masadaki haritanın üzerindeki bir tavla pulu demek, bu yöneticiler için. işte insan hayatının değeri...
şinasettin şinasettin
atatürk'ün çanakkale zaferi üzerine "artık onlar da bizim evlatlarımızdır" açıklamasını yaptığı, savaş sonrası "bizim burada ne işimiz vardı?" diye kendilerine sormuş ve her yıl yaklaşık 18 saatlik uçak yolculuğuyla çanakkaleye gelerek anma törenine katılan topluluktur.
twinkle twinkle
açılımı australian and new zealand army corps'tur. yani aslında bir millet değil, bir milletin çanakkale'de türklere karşı savaşa sürülmüş olanlarının ismidir. sonra genel olarak avustralyalıların ve yeni zelandalılar için kullanılmıştır.
"çok pis yenildik, bari türklere yaranalım da fazla ezilmeyelim." gibi bir düşünceye asla sahip olmamış kişilerdir. 25 nisanda ne olduğunu anlamadan ingilizler tarafından kazanamayacakları bir savaşa sürülmüş insanlardır. bu savaştan sonra hırs yapıp, türkiye'ye nefret beslememişler, hatalarını anlayıp savaştıkları bu insanları kardeş bilmişlerdir. bir nevi bükemediği bileği öpmek de denilebilir; ancak "hatalarını anladıkları" daha doğru bir tanım olacaktır bence. tabii, bazı kardeşlik gibi kavramlara uzak bazı insanlar hala "salak la bunlar nası koyduk olm 25 nisanda hala kutlamaya gelio kerizler." tarzı yaklaşım sergilemektedirler.
1 /