apartman teyzeleri

1 /
varolmanın dayanılmaz hafifliği varolmanın dayanılmaz hafifliği
bu teyzeler iki tür davranış sergilerler;

1. grup bir tıkırtı duyduğu andan itibaren kapı deliğinden apartmanın içini gözler ve hep tetiktedir, sosyal hayatı bu durumdan negatif etkilenmekte, geceleri uyuyamamaktadır.

2. gruptakiler apartman içinde toplanır, kapı önlerinde konuşurlar, içeri geçmezler, ev sahibi de "buyrun" demez zaten. bu grubun abartıp evinde çayını doldurmak suretiyle sohbete devam edenleri de görülmüştür.*
ilişik yaşam formu ilişik yaşam formu
apartmanda olan bitenden haberdar olduğu gibi bunu sadece kendine saklamayan paylaşımcı teyzedir:
-aynur'un eltisi eşiyle kavga etmiş, bir süre aynur'larda kalacakmış.
-meliha'nın oğlan bu yıl da kazanamamış. kaydırdım falan diyor ama pek inanmadım.
-4 numaradaki bekar oğlanların evinden sabah iki kız çıktı, ev sahibine söyleyin de papuçlarını ellerine versin.
-yan daireye hırsız girmiş de 9 burma çalmış. belmagili görüyor musun ne kirliçıkı...
-yok ayol o sevgilisi değil kardeşiymiş. ben de şüpheleniyordum da geçen babası geldi, inandım.
lalu lalu
sırtınızdaki bilmem kaç kiloluk eşyaya aldırmadan, taşındığınız gün sizi durdurup evde oturacak olanların isimlerini isteyen paronayak türleri de vardır.

isim yetmezse iş durumu, nerede çalışıldığı, öğrenciyseniz nerede okuduğunuz gibi sorularla devam ederler konuşmaya. "sussa da gitsem, nasıl bir apartman lan burası" gibi düşünceler arasında ona laf yetiştirmeye çalışırsınız.
lacrymosa lacrymosa
merdivenlerden parmak ucunda inip çıkmama sebep olan insandır.bir isteğin var mı diye sorduğumda hayır teşekkür ederim evladım repliğini alırım.eve geri dönünce merdivenlerde yakalayıp aslında 1 kilo v.s lazımdı deyip her seferinde 5 katı tekrar inip çıkmama sebebiyet veren saygı duyduğum hanımefendi modelidir.
myster myster
görükmez kadınlardır kendileri. şöyle ki:

apartmandan çıkarsın.

-bak bak öğrenciler çıktı. dün kız vardı evlerinde.

kafayı kaldırıp bakarsın kimse yoktur.
edward punch gogh edward punch gogh
ajan gibidir bunlar.şöyle ki, hangi dairede kim oturuyor,ne iş yapıyor her şeyi bilirler.ayrıca kulakları çok iyi duyar,özellikle de komşuların çıkardıkları sesleri çok iyi işitirler.kuzenimle birlikte yaşadığımız evde üst kat komşumuz olan teyze,çoğu akşam evde olmamamıza rağmen televizyon sesinin çok fazla geldiğini,köpeğin sürekli havladığını-ki nadiren havlar- bizim sürekli kavga ettiğimizi söylemekte hatta kapıyı 1 defa kilitlememizin yanlış oldugunu,2 kez kilitlememiz gerektiğini öğütlemekteydi.eve giriş çıkış saatlerimizi balkondan gözetlemeyi görev edinmişti,ona yakalanmamak için kendi evimize hırsız gibi girip çıkmaktaydık.
arch angel arch angel
komikler. çok acelen varken illa ki durdurup konuşma gibi istekleri olabiliyor. taze yaptıkları börekleri "senin yemeğin yoksa hemen börek vereyim, 2 çay koyun yiyin bunları." diyerek verdiğinde insanın kalbine taht kurabiliyorlar. 6 senelik komşu olan sevgiliyi unutup, ona kısa bir merhaba dedikten sonra sadece sizinle ilgilenip sevgilinin kıskanmasına da sebep olabiliyorlar. ilginç iltifatlar ediyorlar, "kete gibi kızsın" bunlara verilecek örneklerden. bazen fazla soru soran, bazen tam yerinde işler yapan (şimdilik sadece börek vermek gibi) teyzecikler.
besiktaskli besiktaskli
sürekli olarak her kapıyı çalıp kendisine dedikodu malzemesi arayan teyzelerdir.

dün akşam bizzat yaşadığım olaydır şu;

babası vefat eden bir kızımızın dershane kaydını yaptırdım ve akşam annesiyle konuyu konuşurken yanımızda başka bir komşu vardı.
anne : inşallah bırakmaz yine kendini, önce bir heves ediyor ama sonra pes ediyor.
ben : merak etme ben ilgileneceğim onunla bu yıl. sen dua et de evlenip gitmeyeyim bu sene. (gülüşmeler derkeeenn komşu teyzeden boomba soru)
komşu: aa kim kız damat adayı, tanıyor muyuz, nereli, kaç yaşında ne iş yapıyor?

abla bir nefes al değil mi? ama yok. abla takır takır sıraladı soruları. saygını kaybetme telkinleri vererek kendime sadece artık evlenme fikrine eskisi kadar uzak olmadığımı, olabilir olarak baktığımı anlattım ama ne kadar anlaşıldı bilmiyor. zira abla aradan on dakika geçmesinin ardından tekrar
- damat nereliydi?
diye sordu. iyi niyet kendini belli eder de bu bildiğin kötü niyet arkadaş. zira hatun sitenin dedikoducu müzeyyen ablası.
urania urania
sabah erken saatte, balkon sefası yaparken kafanızın üstüne halı çırpan, gelen elektrik-doğalgaz faturalarını çaktırmadan inceleyen (kime kaç lira gelmiş olayları), sabah akşam pencereden gelene geçene laf uzatan, balkonlar arası muhabbet eden, yaz mevsiminin gelmesiyle kapı girişlerine muhabbet masaları atan teyzelerdir.
dünyarüyaiçinderüyadır dünyarüyaiçinderüyadır
mihriban teyze' dir benm için. yıllar önce vefat etti kendisi hakkında konuşmak istemiyorum ama literatürüme kattığı bir laf belki de bir deyiş var onu yazmadan geçemiycem.
küçük kardeş ve kuzenler anneler tarafından hazırlanıp gezmeye götürülmeyi beklerken, küçük kardeş minik arabasını kapının önünde sürmektedir ve bu teyzemiz çıkar.
teyze: arabayı burda sürme.
küçük kardeş: nerede süreyim?
teyze: gel götümde sür.
çocukların hepsi dumur, ömrümde ilk defa duyuyordum sanırım. öyle kalakalmıştım hatta cümleten kalmıştık öyle bir süre.
1 /