aptallığın temel yasaları

güse güse
carlo maria cipolla tarafından yazılmış yasalardır. neşeli öyküler kitabında yer alır.

1. çevremizde her zaman ve kaçınılmaz olarak bizim tahmin ettiğimizden daha fazla aptal vardır.

bu yasa, nüfusun toplamındaki aptallar oranı hakkında sağlıklı bir tahmin yapmayı engelliyor. çünkü yasanın da belirttiği gibi, her tahmin gerçek sayıdan az olacaktır. ancak bir çıkarsamayla, tarih boyunca ve çeşitli grup, sınıf ve katmanlar içinde nerdeyse sabit bir oranda aptal bulunduğunu söyleyebiliriz. bu oranı "s" (sigma) simgesiyle belirteceğiz.

2. belirli bir insanın aptal olma olasılığı, ayni kişinin herhangi bir başka karakter özelliğinden bağımsızdır.

aptallığın "ilahiliğine" ilişkin olağanüstü bir gerçek var: tabiat, her zaman ve her yerde "s" oranına eşit aptal bulunmasını sağlar. sorun, bunların kimler olduğunu, aptallıklarının doğal sonuçlarını yaşayıncaya kadar fark etmenizin mümkün olmamasıdır. ancak, nereye giderseniz gidin, sonuçta etrafınızda her zaman aynı oranda -ve birinci temel yasa gereği, en kötümser tahminlerinizin de üstünde- aptal olacağını varsaymanız yararınızadır.

3. bir aptalın çevresine zarar verme olasılığı toplumsal hiyerarşi içindeki yerinin yüksekliği ile doğrudan orantılıdır.

geleneksel toplumların kati ve değişmez hiyerarşisi içinde aptal olduğu halde iktidar sahibi olanları bu gücü ellerinde tutmayı sürdürmeleri doğal görülebilir. peki neden modern toplumlarda da aynı durum geçerli? bu noktada, genel seçimlerin, iktidar sahipleri arasında da "s" sabit oranında aptal olmasını güvence altına almanın en etkili aracı olduğunu belirtmemiz gerekiyor. birinci temel yasaya göre, seçmenlerin arasında, her zaman ve tahmin edilenden daha fazla "s" oranında aptal vardır. birinci ve ikinci temel yasanın bileşimi ise, adaylar arasında, yine, her zaman ve tahmin edilenden daha fazla "s" oranında aptal olduğunu, üstelik de bunları, kendilerini eylemleriyle ortaya koyana, yani seçildikten sonraya kadar fark etmenizin olanaksız olduğunu ortaya koyar. seçmenler arasındaki "s" oranındaki aptalın, kendilerine hiçbir yarar sağlamaksızın, size ve topluma zarar verecek şekilde oy kullanacakları, yani mümkün olan en çok sayıda aptal adayı seçecekleri ise, ''temel tanımlar''ın bir gereğidir.

4. aptal bir yaratık, en umulmadık ve en düşünülmedik zaman ve yerde, nedensiz ve belirli bir planı olmadan karşınıza çıkar.

5. aptalların eylemleri mantık kurallarına uymadığı için su sonuçları doğurur: i̇nsanlar şaşkınlıkla kalakalır, şaşkınlıktan kurtulanlar ise ne yapacaklarını bilemezler, çünkü aptalın mantıksız eylemine mantıkla karşılık vermek mümkün değildir.

6. aptal olmayanlar her zaman aptalların zarar potansiyelini küçümserler. özellikle de, herhangi bir yer ve zamanda, herhangi bir durumda aptallarla ilişki kurmanın veya onlarla bir araya gelmenin, kendilerini kaçınılmaz olarak, pahalıya mal olacak bir yanlışa sürükleyeceğini unuturlar.

7. aptal insan, var olan en tehlikeli insan türüdür. kusursuz bir haydudun eylemi bile toplumu fakirleştirmez, çünkü biri soyulurken biri de zenginleşmiştir. ancak aptallar kendilerine çıkar sağlamadan başkalarına zarar verirler. yani aptallar isin içine girince tüm toplum yoksullaşır.

8. geri ya da gerilemekte olan bir toplumda, aptallara toplumun öbür üyelerinden daha etkin olma hakkı ve/veya olanağı tanınmıştır.

normalde, geri bir toplumda da, ileri bir toplumda da ayni "s" oranında aptal olması gerekir. i̇ki toplum arasındaki temel fark, aptallara verilen bu etkin konumdan ileri gelir. bu durumda, bir de, toplumun aptal olmayan kesimleri içindeki, ''aptallık unsuru taşıyan haydutlar'' ile ''aptallığa eğilimli saflar''ın oranında beklenmedik ve normalin üzerinde bir artış olursa, normal aptal oranı "s"nin yıkıcı gücünü aşan güçler oluşur ve ülke felakete sürüklenir.