arnavut inadı

zogo zogo
insanın kendi hakkının yenildiğini düşündüğü zaman vermiş olduğu tepkiden doğan inat çeşididir. arnavutlarda doruk noktaya çıkar. lazlarda biraz daha farklı versiyonları bulunmaktadır. sırf bu inat yüzünden herkese rest çeken adamlar var. kendimden biliyorum.
öz halis turizm öz halis turizm
ırkçılığa her ne kadar kılsam da arnavut inadı var. ne yazık ki var. o kadar çok var ki beyninizden duman çıkar öldürmek isterseniz karşınızdaki o arnavutu
ever ever
milliyetçilik ile kişisel özellik olan "inat" kavramını aynı potaya koyup madem inatçısın o zaman milliyetçi de olsaydın diyecek kadar gerizekalı türkleri gördükçe daha çok saygı duyduğum memleketin insani özelliğidir.

dillerine sahip çıkıp çıkmadıkları, ne zaman neyi nerde yaptıkları da ayrı bir tartışma konusudur ki kulaktan dolma konuşulmaz.
aysitu aysitu
karşılaşabileceğiniz en pis inat tipidir. nasıl bir şey olduğunu anlayabilmeniz için orijinal arnavut kökenli biriyle tartışma yaşamanız gerekir.
karizmatik karizmatik
arnavutluk'a gittiğimde ilk anlatılan şeylerden biri oldu "arnavut inadı". inatlaşmak zaten iyi bir şey değilken bir de bunun gereğinden fazla olması hayli can sıkıcı olsa gerek. bu konuda uç bir örneği yine arnavutluk'taki bir arkadaşım anlatmıştı:

rivayet odur ki tek aracın ancak sığabileceği bir sokakta iki arnavut karşı karşıya gelir. yolda da tabii öncelik belirten hiçbir işaret ya da bir emare olmayınca haliyle bu iki arnavut da kendini hakli görmektedir. o nedenle geri geri gitmesi gerekenin karşıdaki olduğunu düşününce hiç istiflerini bozmazlar. uzunca bir süre bekledikten sonra biri eline kitap alıp okumaya başlar. bunun üzerine diğeri arabadan iner, öbürünün yanına gider ve der ki: "bitirince bana ver ben de okuyayım".