arthur rimbaud

mabel mabel
paul verlaine'le arasında çıkan tartışmadan sonra polise verdiği ifadedir.


"bir yıldan daha fazla bir süre londra'da mösyö verlaine'le beraber yaşadım.

gazeteci olarak çalışıyor ve fransızca dersi veriyoruz.

i̇çinde yaşadığımız cemiyet imkansızlaşmıştı,ben de paris'e geri dönmek istedim.

4 gün sonra brüksel'e gitmek için yola çıktım ve verlaine'in beni ona katılmaya çağıran telgrafını gördüm.

2 gün sonra geldim ve brasseurs caddesi no. 1'de onunla ve annesiyle kaldım.

paris'e gitmek istediğimi açıkça söylemiştim.

“tamam git, neler olacağını göreceksin” diye cevap verdi.

o sabah, saint hubert galerisi'nde bir ara yoldan tabanca satın aldı.

öğlen sularında döndüğünde tabancayı bana gösterdi.

grand place'taki maison des brassuers'e gittik ve benim ayrılışım üstüne kavga ettik.

saat 2 sularında evimize döndüğümüzde bir anahtarla kapıyı kilitledi,oturdu.

tabancasını doldurdu ve iki defa ateş etti.

bana “sana terketmeyi öğreteceğim!” dedi.

tabancayı hemen üç metre ilerden ateşledi.

birincisi elime geldi, ikincisini ıskaladı.

annesi de oradaydı, bana yardım etti.

st. john hastanesi'ne götürüldüm, orada yaramı sardılar.

yanımda verlaine ve annesi vardı. yaram sarılınca eve döndük.

verlaine devamlı “beni terketme,kal benle” diyordu ama bunu istemedim.

o akşam 7'de evden hep beraber ayrıldık.

place roupp'a yaklaştığımızda verlaine beni geçip önümüzden yürüdü, sonra tekrar yanıma döndü.

elini, tabancasını almak için cebine soktuğunu gördüm.

yarı dönerek geri çekildim.

sonra bir polis bularak hikayeyi anlattım, polis de verlaine'i karakola götürdü.

verlaine eğer huzur içinde gitmeme izin verseydi bana verdiği fiziksel zararı şikayet etmeyecektim."


hamiş:çeviri ahmet güntan'a aittir.
bu başlıktaki 89 giriyi daha gör