arthur schopenhauer

1 /
nepenthe nepenthe
kendi durumundan yola çıkarak genelleme yapmış;akıllı erkeklerin zekalarını annelerinden karakterlerini babalarından aldığını söylemiştir
2046 2046
yaşamın kadınlarla zaman kaybedecek kadar uzun olmadığını düşünen, "kanunlar kadınlara erkeklerle eşit haklar verirken, onlara erkek aklı da vermeliydi" sözü ile mizojinliği tescilli, benzerlerinin öncülü düşünür.
season of change season of change
şu an türkçede aşkın metafiziği ve yaşam bilgeliği üzerine aforizmalar adlı iki kitabı olan, bilinmeyen zamanlarda "istenç ve tasarım olarak dünya" adlı eserinin de türkçesinin bulunabilir olduğu felsefeci yazar.

aşkın metafiziği adlı eserinin yazıldığı dönemin bilimsel düzeyi göz önüne alınırsa filozofumuzun orada öne sürdüğü düşüncelerin bizi bizden almasına, hayretler içerisinde bırakmasına hiç de gerek olmadığı görülecektir.

1788 yılında romancı bir anne ile tüccar bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. babası intihar ederek ölmüştür. annesi ile ise hiç anlaşamamıştır. bir gün tarihin onu kenidisi dolayısıyla anacağını söyleyerek tüm bağlarını koparmıştır annesiyle. schopenhauer'in kadınları küçük görmesi annesi ile olan anlaşamamazlığının sonucudur.

babasından kalan servet sayesinde zorunluluklardan uzak, zevk, eğlence ve lüx içinde geçirebildiği yaşamıyla tezat bir şekilde kötümserdir bu filozofumuz. ona göre yaşam anlamsızdır, boşunadır, asıl olan acıdır. isteklerin hoşnutluk verecek bir yanı yoktur. gerçekleştirilemeyen istek acıya, gerçekleştirilebilenler ise can sıkıntısına yol açar yalnızca. bu nedenle isteklerimizin peşinden koşarak mutluluğa ulaşmak mümkün değildir. yapılması gereken iradeyi tümüyle yadsıyarak iç huzura ve dinginliğe kavuşmaya çalışmaktır. mutluluğa ulaşmak değil mutsuzluktan acıdan kaçınmak mümkündür ancak ve mutsuzluktan kaçınmanın en güvenli yolu da isteklerimiz minimum düzeyde tutmaktır. asıl yaşam bilgeliği vazgeçmek ve katlanmaktır.

başyapıtı olan 'istenç ve tasarım olarak dünya' yazıldığı dönemde hiç ses getirmeyerek kendisini bir hayli hayal kırıklığına uğratsa da ömrünün son yıllarına doğru hak ettiği ilgiyi toplamıştır.

1760'ta ölene dek sayısız eser yazmıştır, kurduğu sistem felsefe tarihininin gelişiminde büyük öneme sahiptir. kendisinden sonraki birçok filozofu etkilemiştir. bu noktada nihilist olduğunun düşünülmesindense, nietzscheyi bir hayli etkilediğinin, daha da önemlisi nietzschenin onun ardılı bir filozof olduğunun bilinmesi yararlı olacaktır. ve fakat nietzschenin öğretisi schopenhauer'ı aşmıştır.
weirdo weirdo
22 şubat 1788 de danzing de doğdu.danzing in polonyalıların eline geçmesi üzerine aile hamburg a yerleşti.1805 te mali bunalıma giren baba,hayatına son verdi.schopenhauer 1809 da tıp öğrencisi olarak weimar a gitti.1810 da felsefe bölümüne girdi.kant felsefesiyle tanıştı;1813 te ilerideki baş yapıtı irade ve tasarım olarak dünya nın ilk sistematik düşüncelerini geliştirdiği doktora tezi,"yeterli neden önermesinin dört farklı biçimi"yle jena da felsefe doktoru unvanı aldı.1860 eylulunde,akciğer yetmezliğinden frankfurt ta hayata gözlerini yumdu.
chrystal chrystal
en güzel yazılarından biri de kirpiler ile ilgili olan kıssasıdır:

çok soğuk bir kış günü üşüyen kirpiler birbirlerine iyice sokulurlar, soğuktan ve donmaktan korunmak için, ama bir süre sonra birinin dikenleri diğerine batmaya başlar. birbirlerinden iyice uzaklaşırlar, bu seferde soğuğun etkisi hissedilir. her seferinde aynı olay tekrarlanır, üşüyünce birbirlerine yapışan kirpiler, dikenler batınca birbirlerinden fazlasıyla uzaklaşırlar, ta ki hem soğuktan etkilenmeyecekleri hem de birbirlerine dikenlerini batırmayacakları orta bir mesafe bulana kadar. insanlar da kendi monotonluklarından, tek başınalığın boşluğundan kurtulmak için birbirlerine yaklaşırlar, ama çirkin alışkanlıkları ve dayanılmaz hataları onları birbirlerinden uzaklaştırır. orta mesafe ise nezaket ve iyi ahlaktır.
iao iao
dogmalardan kurtulup okunduğu sabah insanın suratına suratına "gerçeği" çarpan bir yazardır.

aşkın metafiziği101 ile bunu anlamak mümkün zaten.

nietzsche'nin de etkilendiği bu zatı elbette "abii anneme aşık olduğumu iddia etti bu şerefsiz" ve benzeri düşüncelere sahip kişilere tavsiye etmemekle beraber aşırı duygusal düşünce, mor bulutlu hezeyan geçiren bünyeleri düzeltmek isteyen herkese eserlerini bir kutu remeron ile birlikte hediye ediyoruz. sonuç? çok kolaaay! diğeri? suntaaaa! **

ülkemizin nitelikli iş gücüne ihtiyacı var. gözcü yerine schopenhauer. aşk kadını seda sayan. gitti tüm entellektüel havam.

(bkz: #918311 )
(bkz: #908825 )
narsil narsil
18 y.y. da yaşamış alman filozof. tüccar bir babanın oğlu olarak doğdu. annesi johanna edebiyata meraklı ve son derce güzel ve çekici bir kadındı . bundan dolayı eşi tarafından sürekli olarak baskıya alındı. baba schopenhauer girdiği bir depresyon sonucu intihar etti. böylelikle arthur ve annesi johanna özgürlüklerine kavuştu. anne johanna schopenhauer özlemini çektiği edebiyat dünyasına atılarak aşk romanları yazdı. yazdığı aşk romanlarıyla edebiyat çevresinde tanınan bir isim oldu ve ünlü alman yazar gothe ile yakın arkadaşlığı olmuştur. bu sırada arthur ise eğitimine yarıda bırakarak babasından kalan miras ile geçimini sağlamaktadır. annesi ile aralarında sürekli zıtlaşmalar olmaktadır. johanna oğlunun diğer insanlarla düzgün ilişki kuramamasından oğlunu eleştirmektedir. nedeni ise arthur un diğer insanları aşağılamasıdır. ilerde insanlara iki ayaklı hayvan diyecektir.yalnızlığı kendine hayat tarzı olarak seçmiştir. tek basına yemek yemek için iki kişilik yemek parası verecektir. bu duruma içerleyen arkadasına su cevabı verecektir: "aynı zamanda iki kişilik düşünüyorum." arthur bir çok alanda yazılar yazacaktır ama bir türlü anlaşılmayacaktır özelikle arzuların insanı ksır bir döngü içerisine soktuğunu arzular tatmin edildikçe bir baska yenisinin ortaya çıkacagını en iyisi arzularımı öldürmemiz gerektiğini söyleyecektir. ilk olarak kendisi bilinç altından bahsedecektir ve insanların davranışlarına yön veren seyin içlerden gelen dürtüler olduğunu yani tam olarak bilinç altı demesede bilinç altını kast etmektedir. bundan dolayı freudun orjinal dediğimiz bir çok görüşü schopenhaurden aşırdığı bir gercektir. nietzschede schopenhaurden etkilenmiştir aralarındaki tek fark nietzsche hayatta kalmayı güçlü olmayı savunurken;schopenhauer ise hayatı bir ızdırap olarak görmekte yaşamayı ise sadece işkencelerimizi uzatmaktan başka bir şey olarak görmemektedir. oda nietzsche ve diğer büyük yazarlar gibi sonradan anlaşılacağına inanmaktadır. ta ki ilerleyen yaşlarında şöhret üzerine yazdığı yazı bir çok bakımdan ses getirecektir. herkes bu sıradısı filozof ile tanışmak için evine akın edecektir. ünlü heykel tıraşlar büstünü yapacaklardır.. hayatı ile düşünceleri üzerine kuruludur bu yüzden ölümü hoş karşılamaktadır ve tekrara hayata gelse yasamak istemeyecegini yazmaktadır.1788 yılında kanepesinde otururken ölecektir. yüz ifadesine bakıldığında hiç acı çekmediği anlaşılmaktadır...
armut dede armut dede
insanı doğrudan nihilizm batağına götüren felsefenin felsefecisi. annesinden hiç sevgi görmemiş trajik bir çocukluğun arkasından gelmiştir bu felsefe diyorum ben. kendisinden çok etkilenmiş olan nietzsche’nin felsefesi de en az onun kadar karamsardır. beni en çok etkileyen sözünü aktarayım:
“ ne isteyeceğini isteyemezsin”
katinanınelindemakası katinanınelindemakası
arthur schopenhauer demiş ki,

'herşeyden önce, erkeğin doğası gereği aşkta vefasızlığa, kadının ise sürekli sadakata eğilimli olduğu gerçeği bu incelemeye girer. erkeğin aşkı, doyum bulduğu andan itibaren belirgin bir biçimde azalır. hemen hemen bütün öteki kadınlar onu, sahip olmuş olduğu kadından daha fazla çeker. erkek değişiklik özler. kadının aşkı ise, özellikle o andan sonra artmaya başlar. bu, türü koruyup onun varlığını sürdürmeye bu bakımdan da olabildiğince fazla çoğalmaya yönelik doğanın amacının bir sonucudur. bildiğimiz gibi erkek, kendisine yeterince kadın sunulduğu takdirde kolayca yılda yüz çocuk sahibi olabilir. kadın ise, istediği kadar erkeğe sahip olursa olsun ikiz ihtimalini hesaba katmazsak sadece bir çocuk dünyaya getirebilir. bu nedenle erkeğin gözü hep kadınlardadır. kadın ise buna karşılık tek bir erkeğe sımsıkı sarılır. çünkü doğa onu içgüdüleri gereği ve hiç düşünmeden, gelecekteki doğumun besleyicisi ve koruyucusunu yanında tutup korumaya sürükler. bundan ötürü erkeğin eşine sadakati yapaydır, kadınınki doğaldır. dolayısıyla da kadının ihaneti nesnel olarak, sonuçları bakımından olduğu kadar öznel olarak doğaya aykırılığı bakımından da erkeğinkinden çok daha az bağışlanabilir bir ihanettir'
hakan şükür hakan şükür
annesiyle sürekli olarak kavga eden ve yüzüne ondan daha iyi bir yazar olduğunu söyleyen, 23 yaşında, öğretmenine; ' insanlık ve sorunları merak uyandırıcı, felsefe okuyacağım ' diyen ve varoluş felsefesinden başlayarak derin bir acının yön verdiği felsefesiyle yeni bir akım yaratan alman filozof. kitaplar hakkındaki tespiti : ' bir kitap kütüphanenin süsü olabilir, güzel bir bayanı etkilemek için kullanılabilir, okunursa en yararlısı olur kuşkusuz. '
badangel badangel
"die welt als wille und vorstellung" yani i"stenç ve tasarım olarak dünya" adlı eserin sahibi olan kantçı alman filozoftur. ilk cildi dört kitaptan oluşan eserde yazarın yansıttığı; ontoloji, etik, estetik ve epistemolojigörüşleri yer almaktadır. yayımlanan ikinci ciltte de birinci kitapla ilgili ek bilgiler yer almaktadır. (1844)
cokoprenses cokoprenses
arthur schopenhauer derki;

"dolgun bir kadın göğsü erkek cinsi üzerinde müthiş çekici bir etki yapar;çünkü kadının çocuk doğurma işleviyle doğrudan bağlantılı olarak, yeni doğacak olana bol bol besin verebilecek olduğunun belirtsidir bu. buna karşılık, aşırı şişman kadınlar bizde tiksinti duygusu uyandırırlar. bunun nedeni,bu yapısal özelliğin urerusun(rahmin) atropi'sine(beslenme yetersizliğine),yani kısırlığa işaret etmesidir; bunu kafamız değil içgüdümüz bilir."
1 /