arzu

jouissance jouissance
"arzundan vazgeçme"! ("ne pas ceder sur son desir") lacancı düstur tam da budur. arzu yani bu bilinmeyen şey, bizi karşılaşmalara iten, "olay"lar içinde şekil bulup "özne" haline gelmemizi (ama evrensel bir özne değil bu, soyut da değil, lakin, sadece olay-içinde-özne) sağlar. bilinçdışını yapılandırdığı ölçüde, onun peşinden koşarken (tüm yere kapaklanmalarımıza, yorulmamıza rağmen) hayatın olumsallığını keşfederiz, çünkü, kendimizi dünyaya açarız arzu sayesinde. "arzundan vazgeçme" derken, tam da "bilinmeyen tarafından vazgeçme" (badiou) der lacan.

"sebatını aşan şeyde sebat edebilmek için elinden geleni yap. kesintiye uğratmakta sebat et. seni yakalayıp parçalamış olanı senin kendi varlığında yakala" (badiou'nun hakikat etiği)

arzuna sadık ol!
bu başlıktaki 27 giriyi daha gör