arzuhalci

1 /
kurabiye kurabiye
bu adamlar, ufacık bir anlaşmazlığı meydan savaşı olarak göstermekte ustadır. cümleleri bir fiyakalı yazarlar, müşterinin maksimum faydayı sağlaması için lafı çok ustaca çevirirler.
tuygun tuygun
arz-u hâl yapan kişi manasına gelir. arz-u hal ise "durumu belirtmek" manasına gelir. yani durumu, hali, vaziyeti söyleyen, bildiren kişi manasına gelir. fakat kelime anlamının ötesinde arzuhal dilekçe demektir. yani arzuhalcinin tam türkçe karşılığı dilekçecidir.
azwepsa azwepsa
adliye civarında bir tabure, bir sehpa ve daktilodan oluşan seyyar bürolarının içinde hizmet sunarlar. kimisinin sizin oturmanız için ekstra bir taburesi bile olur.
black blood black blood
bir an önce uçurulmasını dilediğim yazar. zira burası inci sözlük değil. hele ki türkçe'nin katledildiği, katledilme çabalarına girildiği yer hiç değil.
gayet sakindim dellendim gayet sakindim dellendim
herkesin word kullanmayı öğrendiği bu devirde yok olmaya yüz tutmuş onlarca meslekten biri. halbuki arzuhalci dediğimiz adamlar filmlerden gördüğümüz kadarıyla bayağı eğlenceli tiplermiş. hukuk bilgileri üst düzeydedir.

(bkz: davacı)
şapkalı e şapkalı e
avukatlık diye bir meslek ülke topraklarına girene dek bir aydın mesleğiydi aruzhalcilik. zira kendi dönemlerinin avukatlarıydılar. hala da öyle sayılırlar bazen. pek çok eski toprak dedelerimiz, avukattan daha çok güvenirler arzuhalcilere.

kemal sunal'ın davacı filminde de görülür zaten arzuhalcilerin caka satmaları, iş bilirlikleri.
clitor eastwood clitor eastwood
adliye çevrelerinde görebileceğiniz meslek erbabı kişiler.
insanların dertlerini, tasalarını, şikayetlerini, savunmalarını ve aradıkları hakkı yazı diline dökerler.

bir hikaye vardır:

bir gün yaşlı, tatlı bir kadının yolu adliyeye düşer.
geçer arzuhalcinin karşısına, başlar anlatmaya. o anlatır, arzuhalci yazar.
bittikten sonra kadın "bir okusana evladım, nasıl olmuş bir duyayım" der,
arzuhalci okumaya başlar ve bir süre sonra kadın da başlar hüngür hüngür ağlamaya.
"yahu teyze ne oldu?" sorusuna, "ben anlatırken normal gibiydi de, senden duyunca ne kadar çok derdimin olduğunu, dayanamadım" der kadın.

zor meslektir. pek kalmadı artık, tek tük.
gugıl amca, arzuhalci yeğenlerini işsiz bıraktı zamanla.
onlar da her şey gibi, zamana yeniliyorlar.
1 /