as time goes by

drenchrome drenchrome
casablanca'da sam'in etkrar tekrar çalmasının istenildiği şarkı. sözleri de şöyledir:

(this day and age we're living in
gives cause for apprehension
with speed and new invention
and things like fourth dimension
yet we get a trifle weary
with mr. einstein's theory
so we must get down to earth at times
relax relieve the tension
and no matter what the progress
or what may yet be proved
the simple facts of life are such
they cannot be removed)
you must remember this
a kiss is still a kiss, a sigh is just a sigh
the fundamental things apply
as time goes by
and when two lovers woo
they still say, "i love you"
on that you can rely
no matter what the future brings
as time goes by
moonlight and love songs
never out of date
hearts full of passion
jealousy and hate
woman needs man
and man must have his mate
that no one can deny
well, it's still teh same old story
a fight for love and glory
a case of do or die
the world will always welcome lovers
as time goes by
oh yes, the world will always welcome lovers
as time goes by
puandorg puandorg
casablanca filminin sam ile bütünleşmiş soundtrack'ıdır.

"play it sam, play it once, as time goes by"

gelgelelim mealine;

bunu unutmamalısın
bir öpücük, hala bir öpücüktür,
bir iç çekiş, hala bir iç çekiştir
temel kurallar geçerlidir
zaman geçtikçe

iki sevgili kur yaparken
hala seni seviyorum derler
buna güvenebilirsin
gelecek ne getirirse getirsin.
zaman geçtikce

ay ışığı ve aşk şarkıları
asla modasını yitirmez
tutkuyla dolu kalpler
kıskançlık ve nefret
kadının erkeğe
ve erkeğin eşine ihtiyacı vardır
bunu kimse yadsıyamaz
hala eski hikaye
bir savaş, aşk ve şöhret için
bir yap veya ol vakası
dünya her zaman aşıklara kuçak açacaktır
zaman geçtikçe
lautreamont lautreamont
galası 31 ekim 1931'de new york'da yapılan everybody's welcome adlı müzikal komedi için herman hupfeld'in yazdığı şarkı. 31 ekim 1931'den 13 şubat 1932'ye kadar shubert theatre'da 139 kez oynanan müzikalde polly bascom rolündeki frances williams tarafından seslendirilmiştir. ancak şarkının bu kadar bilinir olmasını ve klasikleşmesini esas sağlayan 1942'de gösterime giren kült film casablanca ve dooley wilson'ın canlandırdığı sam sağlamıştır. ingrid bergman'ın canlandırdığı ilsa lund'un "play it once, sam, for old times' sake." ve bunun üzerine anlamazdan gelen sam'e "play it, sam. 'play as time goes by' " demesi ve ardından sam'in as time goes by performansı sinema tarihinin unutulmazları arasındadır. ["play it again, sam" diye bir cümle orijinal (1942) casablanca'da geçmez (aslında bu sahneden daha detaylı bahsetmek isterim ama burayı okuyanlar arasında filmi henüz izlememiş olup yakın zamanda izlemek isteyenlerin olabileceği ihtimali nedeniyle yüzeysel geçtim)]
frances williams ve dooley wilson'ın yanı sıra frank sinatra, andy williams, bryan ferry, sammy davis jr., jimmy durante, tony bennett, perry como, billie holiday, vera lynn, jane monheit, rod swewart, johnny mathis, carly simon gibi birçok önemli sanatçı tarafından seslendirilmiş herman hupfeld başyapıtı.
odununu bulan heykeltraş odununu bulan heykeltraş
casablanca soundtrack'i nam - ı diğer play it sam olan şarkıdır. sabahtan beri fena halde dileme dolandı.

sözleri ise,


you must remember this
a kiss is still a kiss
a sigh is just a sigh
the fundamental things apply
as time goes by

and when two lovers woo
they still say i love you
on that you can rely
no matter what the future brings
as time goes by

moonlight and love songs
never out of date
hearts full of passion
jealousy and hate
woman needs man
and man must have his mate
that no one can deny

it's still the same old story
a fight for love and glory
a case of do or die!
the world will always welcome lovers
as time goes by...
director director
"ne içiyorsan bize de söyle" demek istediğim yazar.

transseksüel olduğumu açıkladığımdan beri hep erkek yazarlardan, kadın yazarlara yanaşmak için yaptığım yönünde eleştiriler almaktan korkuyordum fakat bu yazar bir ilki gerçekleştirdi. benim aslında kadın olduğumu ve sevişme tekliflerini püskürtmek için trans numarası yaptığımı iddia etti.

kendisine altın bamya ödülünü takdim ederken, cibiliyetsizler listesine uğurlamanın keyfini yaşıyorum.
as time goes by as time goes by
yapması gereken şeyler var, öncelikleri, hedefleri değişti ve değişiyor. çok sevdiği sözlük ortamına bir süre ara vermesi gerek. zaten eskisi gibi yazamıyordu ve sanırım yazacak bir şeyleri de kalmadı. kendisinden üçüncü bir kişiymiş gibi bahsetmekten nefret eder ama bu seferlik öyle oldu işte. böyle önemli bir adammış gibi uzaklaşacağını duyurması da kendisini önemli olarak görmesinden değil, az da olsa kendisini tanıyan, sohbet ettiği insanlara değer verdiği içindir. daha sakin sulara kavuştuğu gün tekrar yazacaktır sanıyorum.

bir gün yeniden görüşmek ümidiyle, tabi ölmezsek.
köstekli saat köstekli saat
birkaç entry üzerinden tahmin yürütürsem eğer;
hedeflediğim mesleğe sahip olan yazar. olur da bir gün muhabbet edersek kendisinden birkaç şey öğrenebilirim.

edit: büdüt.
edit 2: artık o bir badi.