asgari ücret

1 /
gozuyku gozuyku
işçi haklarını korumak için devlet tarafından konulan ancak hangi kriterlere göre karara bağlandığı bilinmeyen ücretlendirme türü
bigbrother bigbrother
bugün ımf başkan yardımcısının söylediğine göre türkiye'deki 270 dolara denk gelen bu nedenle ülke ekonomisini batıran ücret düzeyi imiş.
wildboy wildboy
başbakanın makarna hesabıyla alım gücünün arttığını iddia ettiği ama kira ve tüp gibi daha kritik harcama kalemlerinin hesaba girmesiyle kuş yemine dönen maaş tabanı
stocky2001 stocky2001
bu sene brüt olarak 531,00 ytl olan, net olarak, 380 ytl olan, kapıcılar için ise net 448,16 ytl olan ücret.
ülkemizdeki imalat sektörünün gelişmediği, teknoloji üretmediği gerçeğinden yola çıkılırsa, çin'de aynı işi ayda 20-30 dolara yapacak 300-400 milyon insanın da varlığı hesaba katılırsa, bir süre daha yoksulluk sınırının epey altında asgari ücretin ülkemizde olacağı gerçeği karşımızda durmaktadır. şayet bu ücretler artırılırsa, maliyetler fazlası ile yükselecek, ve çin ile rekabet yüzünden kapanan fabrikaların sayısı günden güne artacaktır.
kısaaralıklarlalustral kısaaralıklarlalustral
kapitalistlerin severek verdikleri ücrettir kendisi ruhu şad olsun marx bu artık değerlerin işçinin cebine girmesi için çok çalıştı ama nafile halbuki adamın sözünün dinlenmesi için baya da bi sakalı vardı
stocky2001 stocky2001
apartman görevlisi için şöyle hesaplanır: günlük ücreti * gün sayısı ortaya brüt ücreti çıkarır. bundan %1'i işçi işsizlik sigortası,%14'ü işçi ssk payı ve yaklaşık %0.5 olan damga vergisi tutarı çıkarılır. bu sayede net ücret bulunur. bu ücret, gelir vergisi matrahı ve gelir vergisi tutarı'ndan muaftır. ancak, işverenin cebinden sadece asgari ücret çıkmaz. bu ücrete %20 işveren ssk payı ve de %2 işveren işsizlik sigortası eklenir, ve brüt ücretin %22'si de fazladan çalışanın sigortasına eklenir. bu nedenle aslında toplam maliyetin %37'si sigortaya gider.
`
apartman yöneticiliği`nden öğrenilecekler.
katinanınelindemakası katinanınelindemakası
asgari ücret 2007'nin ilk 6 ayı için net 403 ytl, ikinci 6 aylık dilimi için ise net 419 ytl olarak belirlendi. bide bunların kuruşları var ama neyse. kendisinin ne yararını gördük ki kuruşunun görelim diyerekten yazma zahmetinde bulunmadım. 2007 yılı için 20 ytl zamla biz işçiler olarak başımız göğe ermiştir buradan duyurur, devletimize selam ederim.
betatron betatron
her sene olduğu gibi bu sene de resmen yaşamayın denilen ücret.büyük şehirlerde yaşayanlar için zaten hiç bir şey ifade etmeyen bu para,diğer şehirlerde ise sadece kiraya yetmektedir.bu ücretle bırakın çocuk okutmayı,karnını doyurabildiği için işçilerimizi kutlamalı hatta hayretle bakılmalıdır.onlara tek tavsiyem dişlerini sıkmalarıdır.nede olsa bir daha ki 20 ytl'lik zamma ne kaldı ki.
düzgün kayar düzgün kayar
kapitalizmi işleten artı değer mekanizmasının üzerine oturduğu olgudur.çok basit bir şekilde şöyle açıklanabilir;

kapitalist üretim sisteminde üretim araçları sermayedarın elinde bulunur.üretim araçlarından yoksun olan işçi sınıfı ise bu araçlara sahip olan kapitalistin emrinde çalışarak yaşamını sürdürür.ücret, belirli bir zaman dilimi üzerinden bu çalışma karşılığında işçinin ne kadar alacağının adıdır.

üretim için gerekli faktörlerin (hammadde vs.) bir araya getirilme sürecinde, üretim sonucu açığa çıkacak artı değeri oluşturan yegane faktör olan emeğin fiyatı, işçi ve sermayedarların dönemsel "pazarlıkları" ile önceden belirlenir.bu şu demek olur;

biz, bize verilen araçlar üzerinde çalışarak ortaya bir "değer" çıkarırız.ancak ücretimizi, meydana getirdiğimiz bu değer üzerinden değil, daha önceden belirlenmiş fiyatlandırma üzerinden alırız.yani fiyatlandırma emek üzerinden değil iş gücü üzerinden yapılanır.iş gücü dediğimiz olgunun çalışma faaliyeti sonucu ortaya çıkardığımız değerle hiçbir alakası yoktur, tıpkı bir metada olduğu gibi pazarda fiyatı belirlenir.artı-değer tam bu noktada ortaya çıkar.örneğin üretim sonucu ortaya çıkmış 10 liralık değerin üzerinde işçi "ortaya çıkarma" (yaratma) sıfatı ile herhangi bir hak talep edemez.onun ücreti daha önceden (misal) 2 lira olarak belirlenmiştir.

asgari ücret, bu belirlemenin özel adıdır ve bir işçinin hayatını devam ettirmek, sisteme yeni işçiler yetiştirebilmek için gerekli olan minimum yaşam standardı bedelini gösterir.(bu gün gelinen noktada, bu işlevlerinden bile daha yetersiz seviyede olduğu göz ardı edilerek)

durum, asgari ücret tespit zirvelerinde sermaye cephesi açısından; "ne kadar az verirsem o kadar kardayım", emek cephesi açısından ise, "emeğimin karşılığını ne kadar alabilirsem o kadar iyi olur" (kapitalist sistem içerisinde emek hiçbir zaman tam karşılığını bulamaz çünkü karşılığını bulursa artı değer-olmaz, artı-değer olmazsa kapitalizm olmaz) çatışması içinde girişilen "minimum yaşam standardı fiyatlandırmasının" belirlenme savaşımıdır.ancak bu sistem içi pazarlık bile, işçi sınıfının yenilmişliği, örgütsüzlüğü vs. (bkz: 12 eylül 1980) nedeni ile kıytırık-göstermelik komisyonlarda her yıl sahnelenen orta oyununa döndürülmüştür.

burjuva iktisatçılarının beyinlere kazımaya çalıştığı asgari ücretin düşük olmasının ülke ekonomisi açısından "iyi olacağı" hatta asgari ücretin şimdiki durumunun ekonomiye "yük" olduğu yönündeki ideolojik fikriyatlar ise basit bir kandırmaca ile büyük sömürünün üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir.

"....yurttaş weston, teorisini örneklendirmek için şunu anlatıyor: eğer bir çorba tasında belirli sayıda kişilerin içeceği belirli miktarda çorba varsa, kaşıkların büyümesi çorbanın miktarında bir artış getirmez. bu örneğini biraz budalaca bulduğumu belirtmeme izin versin. bu, bana, biraz, menenuis agrippa'nın başvurduğu benzetmeyi anımsattı. romalı plebler, patrisyenlere karşı mücadeleye giriştiklerinde, patrisyen agrippa, onlara, siyasal gövdenin plebyen kol ve bacaklarını, patrisyen karnın beslediğini anlattı. ama, agrippa, bir adamın karnını doldurmakla başka bir adamın organlarının beslendiğini tanıtlamayı hiç de başaramadı. yurttaş weston ise, işçilerin içinden yedikleri çorba tasının, ulusal emeğin bütün ürünü ile dolu olduğunu, ve onları bu çorbadan daha fazla almaktan alıkoyan şeyin ne çorba tasının küçüklüğü ne de içindeki çorbanın son derece az oluşu olduğunu, ama sadece, kendi kaşıklarının küçüklüğü olduğunu unuttu....." (*)

(*) karl marks, ücret, fiyat ve kar

(bkz: artı değer)
fahriyeabla fahriyeabla
net 435 ytl olarak belirlenen asgari ücretin işverene maliyeti ilk altı ayda 739.21 ytl olacak. aradaki fark 740-435= 305 ytl. yani 435 ytl'lik ücret için ödenen vergi 305 ytl. inanılmaz.
trinity trinity
bir insanın yaşamını devam ettirebileceği minimum tutar. avrupada türkiye koşullarında 435 ytl diye bir tutar açıklansa greve gitmeyen bir işçi bile kalmaz. bizde konusu bile edilmedi.. bu durumda düz mantık ile olayı bağlarsak demek bizim halkımız bu tutarla geçinebiliyor dedirtiyor.
avrupada adamlar haftada 35 saat çalışıyoruz bu çok diye greve gidiyorlar. (ayrıca yılda 4-5 hafta tatillerini unutmayalım.)
biz haftada 45 saat minimum çalışıyoruz, üstüne üstlük 435 ytl diye komik bir maaş ama kimsede ses yok!!!! bizim sorunumuz ne??? biz tepki duyumuzu mu kaybettik????

not:
üstüne üstlük yaklaşık eline geçen tutarın %70'i kadarını da vergi olarak ödemektedir. bir başka deyişle brüt kazancının %41'ini vergiye vermektedir.
1 /