asgari ücret artışının işvereni zora sokması

polia polia
asgari ücret artışı işvereni zora sokar, işveren hükümeti zora sokar, hükümet vatandaşı zora sokar önünde sonunda giren çıkan gene...

hiç artmasa dersiniz lakin vatandaş kuşa dönmüş maaşla köle gibi çalışamaz, yaşayamaz da.

yapacağınız zammı sikeyim.
blue veins blue veins
çalıştığımız yerde 3 kişiyiz. ayda yaptığımız ilk 6 iş maliyetlere gidiyor. gelen zamlar sonrası bu iş sayısı 8 9 a çıkacak. ya kar marjını arttıracağız ya da batacağız. hangisini seçsin iş veren?
azureel azureel
bu konu bana geçen sosyal medyada okuduğum bir olayı hatırlattı.

genelde asgari ücret zamları işçiye yansımaz ve patron-işçi diyaloğu aşağıdaki gibi olurmuş;

- sigortasız çalışmak isteyenler için aylık ücret 2500 tl. ​sigortalı çalışmak isterseniz aylık 1825 tl.
+ ücreti nasıl asgari ücretin altında vereceksiniz?
- bankaya sizin adınıza asgari ücretin net tutarı olan 2825 tl'yi yatıracağım, sonra siz bana elden 1000 lira vereceksiniz.

sigortada asgari ücret gözüküp de bu şekilde asgari altında alan milyonlar var. patronlar da şikayet edilmemek için bu yöntemi kullanıyorlarmış.

not: zora sokulan genelde gariban olur.
dumrul dumrul
herkesin bıllıkı zayıf olana kalkıyor. belini büken vergilere laf söyleyemeyen işveren asgari ücret atarı yapıyor. isterseniz iş verdiğiniz için size bir de para ödesin çalışanlar.

senin kurduğun iş, masraflarını çıkaramıyorsa o işi yapmazsın olur biter. herkes girişimci olacak diye bir kural yok. işçinin maliyetini çıkaracak kadar kazanamıyorsan o işi sen yaparsın. ananı babanı kardeşini karın tokluğuna çalıştırırsın. yok iş yürümüyorsa, asgari ücretlinin maaşını çok buluyorsan gidersin asgari ücretle bir iş bulursun kendine.

türkiye'de çalışanların yüzde 40'ı asgari ücretle çalışıyor. yani ana tüketici kitlesi, yani işverenin potansiyel müşteri kitlesi de bu asgari ücretliler. paranın köküne vuranlara iş yapamıyorsun sen değil mi? adamlar işportadan giyinmiyorlar, adamların kahvaltılığını aldığı yerlere sen "işveren" halinle yanaşamazsın. mevcut piyasada bu vergi düzeniyle, tl'nin bu değersizliğiyle senin varabileceğin bir yer yok. asgari ücretlinin de yaşamını sürdürme şansı yok. küçük işverenin de işçinin de memurun da sorunu aynı ama birileri sürekli bunları birbirine tokuşturup durmaya çalışıyor. türkiye'de yaşayan insanların sorunu cebine giren para değil, doğrudan kendi kullandığı ürün ya da hizmetin asıl fiyatı da değil. dolaylı yollardan senin cebinden çalınanlar. bu ülkede çok kazananan kazandığının kaçta kaçını vergi olarak veriyor sen kaçta kaçını veriyorsun? senin vergi borcun olduğunda devlet ne yapıyor, mehmet cengiz'in vergi borcu olduğunda ne yapıyor? sen bankadan kredi aldığında bu nasıl takip ediliyor, yıldırım demirören aldığında nasıl takip ediliyor? sen bir hizmet ürettiğinde piyasa nasıl işliyor, havaalanları, paralı yollar, köprüler, şehir hastanelerindeki 25 yıllık - 50 yıllık devlet garantileri söz konusuyken nasıl işliyor? sen dalavere yapıp üç kuruş kaçırsan ne oluyor, lübnanlı haririler telekom'u komple boşaltıp 7,5 milyar dolar hüplettiğinde ne oluyor? malta, panama gibi vergi cennetlerinde kurduğu şirketler üzerinden vergi kaçıranlara devletin yaptırımı ne?

yani sen ciddi ciddi sorunun asgari ücret olduğunu düşünebiliyorsan bu da bayağı büyük bir başarı. tebrikler.
2
f f
i̇ki asgarî ücretli çalışanı olan biriyim. ekonomiden anlamayan yarı cahil solcu bebelerin "çıkar telefonu" kapasitesindeki yorumları sinirlendirdi.

a) çalışanların yarısının asgarî ücret aldığı ülkede pazar ile asgarî ücret doğru orantılıdır. asgarînin artışı asgarînin alım gücünü arttırmıyorken sermâye sahiplerinin ve kalifiyeli işçilerin alım gücü düşüyor. sorun asgarî ücret değil, asgarî ücretle çalışanların sayısı ana problem. zaten son 15 yıldır asgarî 300-400 abd dolarına denk gelecek şekilde belirleniyor, 2022 asgarî ücretinde de değişen bir şey olmayacak. 6 sıfır gerisin geri geliyor.

b) asgarî ücret vb. kafa şişiren solcu bebelerle aramdaki farklar, risk alıp sermayeyle ve krediyle dükkân açıyorum, işçi çalıştırıyorum; solcu bebeyse arta kalan parasını abd dolarına ve altına yatırıyor, coinle zengin olma hayali kuruyor, krediyle araba alıyor ve "asgarî ücret yeah" diye kafa ütülüyor. yüksek asgarî ücrete karşın alım gücünün olmaması benim sermaye ağalığımdan kaynaklanan bir şey değil.

c) "kazanamıyorsan asgarî ücretle çalış" önerisine de götümle güldüm. sermayeyi piyasadan çeker abd dolarına ve abd hisselerinde tutarım. artık iki işçiye de maaşları siz verirsiniz. zaten türkiye'de sizin gibi yarı cahiller yüzünden sermayeler betonlara gömülüyor çünkü sermayeyle yatırım yapanın asgarî ücret kazanmasını bekleyen geri kafalı solcularsınız. 1 milyon tl sermayeyle bir yatırım yapacaksam son 10 yıldaki nasdaq, bi̇st30, abd dolarından fazla para kazanmalıyım ki çalışmaya, riske değsin. örneğin 2010 yılında abd doları 1,5 tl, günümüzde de yaklaşık 15 tl. yânî 1 milyon tl oldu mu 10 milyon tl. dahası ben 1 milyon tl'yi 1,5 tl'den dolara çevirip nasdaq'dan toplasaydım (nasdaq da son 10 yılda 10 katına erişti); 100 milyon tl olacaktı. 10 yıl önce 1 milyon tl koyan birisinin 100 milyon tl yapmasın da yalnızca abd doları karşısındaki değerini (10 milyon tl) koyması için yılda 1 milyon tl kazanması, yani ayda net 100.000 tl kazanması demek. sonra millet betona gömüyor diye küfrediyorsunuz. abd dolarına yatırmayıp betona gömmek bile bu ülkeye yatırımdır.
7
812 superfast 812 superfast
zora sokmaz da 4bin liraya lise mezunu çaycı, temizlikçi çalıştıracağıma gider 5bin liraya mühendisi çaycı, temizlikçi yaparım. en azından çayımı kahvemi getirirken iki kelam edebilirim.

asgari ücret artsın, destekliyorum.

bir de ppp konusu var da bana gülme geliyor yazılanları okuyunca aerfrewr. madde madde bir de amk.