aşık olmadan sevgili olmak

queen dinleyicisi queen dinleyicisi
ne yazık ki saçmalıktır. yapmazdım diyordum ama yaptım, ben yaptım siz yapmayın...

mantık bir yere kadar arkadaşlar, sevgilinin yüreği doyurması lazımdır.
sladko sladko
lise üniversite dönemlerinde bolca yapılandır. doğal olandır.

bırakın gençler sevişsin oynaşsın. üçüncü sınıf amerikan filmlerinden fırlamış aşk algılarınızla sikmeyin zihinlerini.
boudica boudica
aşık olmak için eros'un mabadınıza ok atması gerektiğine inanmıyorsanız gayet olası olan durumdur. hayatınız boyunca birçok insanı hayatınıza alabilir hatta sevebilirsiniz. ama aşık olmak bambaşka bir hissiyattır. insanın birini sevmesi, heyecan hissetmesi bile bazılarımız için bir dönem sonra yeterince zorken birde aşık olma kriterini mi ekleyelim? sevgililik, sevdiğin insanla kurduğun bir bağdır ve sonradan yanına aşk eklenirse o da kadayıfın üstündeki kaymağı olur. dadından yenmez.
poppy poppy
bir yerde okumuştum, sanırım bir instela girisi idi:

'aşık olmayı değil ama sevgili olup olmamayı siz seçersiniz...' diyordu.

sevgili olmak bir durum bence...beraber zaman geçirme, faaliyetlere katılma, birbirini yalnız bırakmama,destek olma durumu.

aşk ise beyinde biten neurotransmitter lerin size yaptığı bir oyun. zamanla hormonlar, beyindeki fizyolojik aktiviteler normale dönünce normal bir sevgili oluyorsunuz zaten. o yüzden aşık olmadan sevmek, sevgili olmak mümkün.

zaten aşık olmayin...boktan birsey:


kuduz kuduz
en mantıklısıdır.
eğer sevişmek için, beraber film izlemek, dışarı çıkmak, muhabbet etmek için aşık olmayı bekleseydik yalnızlıktan geberir giderdik.
ha, bunlar aşık olunca daha güzel olur. dünya pembe falan olur. evet. ama bu kadar eğlenceli şeyler için de aşk denilen orospunun götünü kaldırıp gelmesini beklemek saçma.
elmasirkesi elmasirkesi
aşkın mutlu sonla bitmeyeceğini hiç bilmiyordum. kulübe hoş geldim. ergenliği saymazsak hayatımda 1 kere aşık oldum. 4 sevgilim oldu. aşk ilk başta cok güzeldi. ayaklarımı yerden kesti. gözlerimi kapattı. sonsuza kadar öyle kalacaktım. ben kalacağımdan emindim. keşke daha doğru bir insana aşık olabilseydim. ayaklarımı yerden kesti sonra cehennemin en derinlerine attı. çok çok kötü bitti. insan boyle durumlarda eski sevgilileriyle yaşadıklarını da düşünüyor. ve ben oyumu aşık olmadan birisiyle çıkmaya veriyorum. o aşık olmadığım ama mantıken uygun bulduğum insanlar, bana bir sürü birbirinden değerli şeyler öğrettiler. aşık olduğum insan ise kendinden bu kadar çok vermenin insanı ne kadar yıpratacağını öğretti. son geldiği "iyi insan" halini bile kendi kendi yaptığına kanaat getirdi, beni yok sayarak. 1 kere asık oldum cok konuşmaya haddim var mi bilmiyorum. kibir dolu biri olmasaydı belki başka olurdu. ama aşık olmadan sevgili olunur. guzel de olur. ayni şeyi evlilik için düşünmüyorum ama.
andrew karnegi andrew karnegi
karşı olduğum şey. insan bir hoşlanır falan en azından. sanki sevgilinin olması bir zorunlulukmuş gibi ne o öyle. bunca zamandır tek tabancayım kafam rahat. en azından hayallerimi satmadım.
monsieur monsieur
deneme evresi denilen durum.

bence mantıklıdır. kişiler birbiri hakkında "aslında bu kişiyle olabilirim neden olmasın" şeklinde düşünerek ilişkiye başlamasıdır. sonra da bir şeyler hissetmeye başlarlarsa biz de düğünlerine gideriz işte (:
kızıl kurt kızıl kurt
aşk zaten yerine zamanla oturan, fakat oldukça da kırılgan ve kolay bitebilen bir olgu. bu sebeple de yadırgamadığım insandır. aşık olabilmek için belli şeyleri yaşamak, paylaşmak gerek. ben şahsen hiç dokunmadığım bir insana aşık falan olamam, eksik kalır bir şeyler.

en büyük avantajı çok hızlı başlayabiliyor olması. bir kaç saat vakit geçirdiğiniz bir insana bile aşık olabilir, tüm mental ve fiziksel varlığınızla onu arzulayabilirsiniz. fakat olumsuz bir durumda da bir o kadar hızlı kopabilirsiniz. eğer bir insana tümüyle aşık olup öyle ilişkiye başlarım diye düşünüyorsanız, güvenin bana siz aşık olana kadar aranızdaki bağ tümüyle yitip gidecektir zaten. aşkı duygusallıkla, fiziksellikle desteklemezseniz(hele de yeni başlayacak bir aşkı) çabuk söner.

insanları hayatınıza almaya korkmayın, bir insanı sadece mental olarak tanıyamazsınız, fiziksel paylaşımlarınız da olması gerek size uygun mu değil mi diye, ilişkiye başlamak bile özünde karşındaki insanı tanımaya devam etmektir, ucu bucağı olmayan bir denizde keşfe çıkmaktır. en uzun ilişkim 4 sene sürdü ve 3. senemizde bile bilmediğim yeni yeni yönlerini keşfediyordum karşımdaki insanın, şaşırıyordum. klişe olacak ama her insan bir kitaptır, şöyle kapağı kavrayıp sayfaları karıştırmak, okumak, dokunmak, koklamak, öpmek ve sayfaların arasında sevişmek gerek.