aşk

599 /
levlenin levlenin
bir yok oluştur bu. kendinden vazgeçersin, başka bir bedene, başka bir bilince bağlanırsın. bağlandıkça daha fazla yok olursun. üstelik bunu isteye isteye yaparsın.
harmonai harmonai
bedenlerimiz küçük ya da büyük gelen kıyafetler içinde nasıl rahat edemiyorsa, ruhun da kendi ruhuna uygunu arama, bulma hali.

bazen bir pantolon görürüz çok güzeldir, deneriz ve hatta rahat olmasa da satın alırız. içinde güzel görünüyoruzdur ama bir noktada canımız yanıyordur ve bir zaman sonra onu askıda kalmaya mahkum ederiz. sonra başka bir kıyafeti rahat diye alırız ama içinde o kadar berbat görünüyor gibi hissederiz ki ondan da vazgeçeriz. bir gün alakamız olmayan tarzda bir pantolon buluruz ve deneriz. nasıl olduğunu anlamasak da bedenimiz için dikilmiş gibidir. aynada daha güzel durduğumuzu hayretler içinde fark ederiz. kullandıkça bugüne kadar nasıl böylesi rahat bir kıyafetim olmadı deriz. aşk da ruhun diğer bir ruhla aynı bedende birbirine uymasıdır. o bizi şaşırtan kıyafet gibidir; nereden, nasıl buluşuruz hiç bilemeyiz ama buluşunca farkı anlarız. bazen ruhunuza uygun başka bir ruh var mıdır diye merak edersiniz ama belki de o hiç bilmediğiniz bir mekanda, hiç bakmadığınız bir köşedeki askıda sizin ruhunuzla buluşmayı bekliyordur. hangi etiket ve zamanda olacağına karar vermeden sadece gitmeniz ve almanız gereken bir doğru an vardır.
599 /