aşk hakkında gelmiş geçmiş en iyi tespitler

renfri renfri
ben böyle seviyorum işte: zarafetini, gaddarlığını, inceliğini, kabalığını; olduğun şairi, olmadığın erkeği seviyorum. bir zamanlar çocuk olduğun ve bir gün ceset olacağın için
seni seviyorum. hem gövdeni, hem aklını seviyorum.
kanımı tutuşturan gücünü de,
çocuk gibi elinden tutma hissi uyandıran
güçsüzlüğünü de seviyorum... tanrı böye sevemiyorsa ben de sevgimi tanrı yaparım.

abelard ve heloise
autumn sonata autumn sonata
aşk hakkındaki tespitler bir çok değişkene, zamana ve de kişilere bağlı olarak sürekli farklılık gösterir. o değil midir ki ayağımızı yerden keserek bizi bulutlara çıkardıktan sonra bir anda pat diye aşağı bırakıp tüm kemiklerimizi kırarak bizi acılar içinde kıvrandıran!

bulutlarda olunan zamanlar için sevdiğim bir sözü var metin üstündağ'ın: "aşk iki püskevit arasındaki kremadır."

platonik zamanlar için ise irvin yalom çok hoş bir laf etmiş: "düet yapıyoruz sanmıştım ancak meğer ben solo atıyormuşum."

aşk galiba en çok solo atanlara kucak açıyor, solo atan binlercesinden bir orkestra doğar mıydı ki?
ropte ropte
beğendiğiniz bedene hayalinizdeki ruhu koyup adına aşk diyorsunuz.

şeyh pir


bence aşkın en güzel tanımı, en güzel tespiti budur. shakespeare reis güzel demiş. o bedendeki ruh hayalimizdeki gibi çıkmayınca ibnelik çanları çalmaya başlıyor işte.

edit: şekspir değil civan canova'ymiş söyleyen. uyarı için autumn sonata'ya teşekkürler.
4
hödük hödük
kadın: elma şekeri gibiymiş ya aşk, elinde sopayla kalana kadar yiyorsun işte...
erkek: aşkla ilgili, pek çok şey gibi, onu tarif etmeye çalışmak da haybeden gerçeküstü bir çabadır...
kadın: tarif edilemez mi yani?
erkek: içine etmek daha kolaydır.