asker

1 /
detritus detritus
490 gün uzunluğunda 15 ay genişliğinde
dayak ile uslanan tıraş ile süslenen
bulgur pilavıyla beslenen
kep ile bot arasına palaska ile sıkıştırılmış kişi
gblack gblack
460 gün uzunluğunda
65 hafta genişliğinde
15 ay çapında
bulgur ile beslenmiş
traş ile süslenmiş
onbaşının itmesi
çavuşun geri tepmesiyle
yarı ve tam otomatik olarak çalışan
kep ile bot arasına sıkışmış
palaska ile bağlanmış
yüksek donanım gücüne sahip
su ve dayak ile çalışan
hava ve şafak ile soğuyan
yirmilik delikanlıya asker denir
purepoison purepoison
vatan- millet-devlet bütünlüğünün korunması adına ailesi ve sevdiklerinden ayrılırak bir sürü yabancı yüzle birlikle yatan,birlikte kalkan, birlikte sürünen kişidir.özlenir.özler. gece ansızın uyanılıp kokusu özlenir.beklenir.
ultrasonick ultrasonick
erden mareşal rütbesine kadar geçerli olan gerektiğinde vatanı, namusu, onuru, şerefi, bayrağı için canını düşünmeden vermeye silah üzerine el basarak yemin eden silahlı kuvvetleri mensubudur.
dibap dibap
anlayamadığım insanlar güruhuna verilen isimdir. benim keyfimi ,onun bunun keyfini sürdürmesi için sürünmeyi göze alabiliyorlar, ve hatta ölmeyi... liseden başlayıp da o acayip eğitimi geçebildiklerine göre istedikleri çoğu şeyi olabileceklerine inanıyorum ben bu askerlerin, ama nedir yine asker yine vatan millet askeriye.. emirler yağdıran katı insanüstü kimliğinden çıkınca gayet normal muhabbeti sosyal hayatı yerinde insanlar oluveriyorlar, dedim ya anlamıyorum
helpufo helpufo
şiddetli yağmur sonrasında hafif hafif yayılan toprak kokusu, bedenleri değil ama ruhu ısıtan güneş ve nöbete durmuş küçük er...
aklında bekleyenleri...
özlemleri...
güneşe her baktığında sevdiğinin bukle bukle, altın sarısı saçları geliyor aklına...
şu an da güneş kadar uzak, güneş kadar ruhuna iyi gelen sevdiği...
o sıcacık ana çorbası tütüyor burnunda, hiçbir yerde aynı tatı bulamadığı, sanki içinde anasından parçalar barındıran o çorbayı çekiyor canı her yemek vaktinde...
diğer erlerin yüzüne baktığında mahalledeki uçarı arkadaşlarını görüyor, onlarla yaşadıklarını hatırlayıp ufaktan mutluluklar yaratıyor kendine...
nöbete durmuş küçük bir er...
duvara yansıyan gölgesinde aklından geçenler, korkular vücut buluyor sanki birer birer...
o gölge sayesinde çok şeyi anlamlandırıyor bir an da.o çelimsiz gölgede, titreyen bacaklar, her şeye rağmen umutla dolu bir kalp, yorgun, zamanından önce yaşlanmış bir yüz görüyor...
duvara gidenlerin isimleri yazılıyor sanki aniden...
çelişkiler yaşıyor kendi içinde.gidenlerin yerinde olmak istiyor, olmak istiyor çünkü ahmet abisinin, bebesini bir kere olsun görebilmesini, yusuf'un, daha yeni kurduğu yuvasında, hanımıyla kısa bile olsa bir gün geçirmesini,hamza'nın, ardında bıraktığı nişanlışına kavuşabilmesini ve daha nicelerinin yitirdiklerini diliyor...
onların yerine koyup kendini, binlerce kez yitiyor...
sonra kendine gelip, ardında kalacakları düşünüyor, onların yüzleri geçiyor teker teker belleğinden...
onlarla yaşadıklarını, yaşayacaklarını düşleyip, utanarak iyi ki... diyor...
şiddetli bir yağmur, sonrasında hafif toprak kokusu, ruhları bile ısıtmaya artık yetmeyen güneş ve nöbete durmuş küçük er...
bugüngityarıngel bugüngityarıngel
gerisinde bıraktığı araç üstü yazılarla hatıramızda kalmayı sağlayan kişi.
-20 yıllık filmdim, 5 aylık reklama girdim.
-vatan için gidiyorum senin için döneceğim.
-aramasın gözler o şimdi asker.
-herkes asker olur ama her kızın sevdiği .... olamaz.
1 /