askere giden sevgiliyi aldatmak

vertigo vertigo
askerliğin ilk günlerinde size onlarca form doldurtup imzalatırlar. bir yandan üzerinizde çuval gibi duran kamuflajı
birileriyle değiştirmeye uğraşırken, beri tarafta sizi kep parası, palaska parası diye ufak ufak domaltmaya başlarlar.

ödediğiniz paraların bir kısmıyla (o zamanlar) oyak sigorta dan sigortalı yapıldığınızı anlarsınız. buraya kadar her şey normaldir. form üzerinde yazmanızı istedikleri bilgilerden birisi de, şehit olmanız halinde kazanacağınız ikramiyenin kime verilmesini istediğinizdir.

yiğit delikanlılar neredeyse istisnasız eşlerinin, nişanlılarının, sözlülerinin isimlerini adreslerini yazmışlardı. orta yere konuştum :

"arkadaşlar! eşlerinizin, nişanlılarınızın, kız arkadaşlarınızın ismini yazın ki, siz ölünce iki gün yas tutup sigortadan aldıkları parayla yeni bir eş bulup çeyiz dizsinler."

yırtılan form seslerini halen unutamam. herkes yeni formlara anne baba adını yazmaya başlamıştı.

ulan hiç mi güvenmezsiniz kadınlarınıza, bu kadar kolay mı gaza gelirsiniz?

ama askerlik öyle birşeydir. iliklerinizde hissedersiniz artık sivil hayatta olmadığınızı. her şey sanki sizin dışınızda
ve ters gelişecekmiş gibi düşünürsünüz. eliniz kolunuz bağlıdır artık. zordur ilk günleri askerliğin. hele bir de korkulan olmuş, ayrılık haberi gelmişse "yar" dan.

ey ömrümüzü vermeyi düşündüğümüz hatunlar.

hani beklemek zor gelmişse birşey diyemem ama, söylemek için acele etmeyin askere. en azından acemiliği bekleyin izini bekleyin. bir dalı iki kere kırmayın derim.
bu başlıktaki 113 giriyi daha gör