askere giden sevgiliyi aldatmak

1 /
me vale madre me vale madre
çektiği sıkıntılar, baskı, yalnızlık ile çok duygusal bir hal almış asker, hayata sevgilinin anısıyla tutunur. bitmeyen günler boyunca onu döndükten sonra tekrar görebilmeyi düşünür. gece nöbette onun hayaliyle ısınır, yatarken kokusunu duyar. yanında getirebildiği tek arkadaşı sigarasını çekerken aklında o vardır. ona ihtiyacı vardır.

askerden ufaktan sıyırmış olarak döner, birkaç gün içinde varacağı farkındalık ona hayatın ne demek olduğunu gösterir.

asker yolu gözlemenin de ayrı bir romantizmi vardır. çok temiz, yüce bir duygudur bu. filmlerde görülmemiş yoğunlukta heyecanlar duyulur, bekleyiş sevgiliyi eğitir, eritir, sarar, yorar, acıtır, arındırır. çok uzak, ama hiç olmadığı kadar birlikte, ortak bir acı yaşanır. zaten insanlar birbirlerini birlikte yaşanan acılarla sevmezler mi?

bu duyguları bilmeyen, bilemeyen zaten siktirip gitsindir...
hayatııskalamalüksünyoksenin hayatııskalamalüksünyoksenin
aldatmanın en, belki de tek affedilemeyecek şeklidir. sevdiğini askere gönderen kadın, sadece bu sevgiyi değil, vatan sevgisini de taşımalıdır yüreğinde. vatana ihanet nasıl bir suçsa, asker sevgiliye ihanet de böyle bir suçtur... hoşgörülemez...
orsssss orsssss
çok çirkindir. adam zaten hem fiziksel hem de zihinsel olarak hayatının en zor ve karmaşık dönemlerinden bi tanesini yaşıyor. seni aklına getirmesi bile ona müthiş bi destek veriyor belki de. ve sen böyle bi ortamda aldatıyosun. yıkımı düşün. askere giderken ben seni bekleyemem deyip tekmeyi bas çok daha iyi.
altan ve babası altan ve babası
hayatta bir erkeğe yapılabilecek en net orospu çocukluklarından biridir.
asker ocağı hepinizin malumu sayfiye yeri değil. öyle kafana göre de girip çıkamıyorsun. canım sıkıldı baba ben bir hava alayım desen direk diskoya yatırır götünden kanı alıverirler. bu zapturapt altındaki hayat ve bunalım geçen günlerin içinde insanı hayatta tutan tek şey umuttur.
askerde herkesin bir umudu vardır. kimi çocuğunu kimi anasını babasını kimi karısını kimi de sevgilisini düşünür ve çıkacağı günü onlar için sayar. hepsinin temelinde ise dışardakine duyulan sevgi vardır. o sevgi insana göt kadar ranzada uyumadan önce (bazende uyku sırasında) muhtelif renklerde hayaller kurdurur.
çok dramatize ettiğimi düşünenler olabilir ama bu düşünenler ya askere gitmemişlerdir ya da askerde iken bir sevdikleri dışarda kendilerini beklememiştir. askerde iken sizi hayatta tutan ya da moral olarak çökmemenizi sağlayan bir şeyin dibine dinamitin koyulup patlatıldığını düşünsenize bir.
bunu yapana tavsiyem şudur; yapma anacım yapma, yapacaksan da birine vermeden duramayacaksan da o zaman önce bu adamı ara lisanı münasip ile üzmeden ilişkini bitir ondan sonra kiminle tokuşmak istiyorsan git yap. ama bu adama birşey söylemeden gidip bu işi yaparsan bu adam da dışardan bir arkadaşından 'abi senin hatun başka bir adamla yatıyor' cümlesini duyarsa bu adamın hali nice olur.
konuyla tam olarak örtüşmüyor ama askere gittiğimin ilk haftasında uzun dönem askerlik yapan bir adamla tanıştım. adam tam 2 yıldır askerdi. 2 defa firar etmiş. daha ne kadar askerlik yapacaksın diye sordum bende bilmiyorum bıraktım gelen cezaları saymayı dedi. karısını köyde kendi askere gittikten sonra dağa kaldırmışlar. adam orada bitmiş. izin istemiş vermemişler, kaçmış. ikisinde de kaçıran adamları bulamamış ve yakalanmış. en son psikolojik bozukluktan yırtmaya çalışıyordu. sonu ne oldu bilemiyorum. velhasılı kelam, özü farklı değil aslında birinde zorla diğerinde isteyerek sevdiğinizi bir başkası beceriyor ve siz buna hiçbir şekilde müdahale edemiyorsunuz.
kendinizi adamın yerine koyun ne düşünürsünüz ?
ağustos ağustos
aldatmanın bir orospuluk olduğu, nedense erkeklerin sadece askeri gidip aldatıldıklarında aklına gelen bir kavramdır. peki sevgilisini, eşini vs askere gittiği yerde üstüne para vere vere aldatan şahsiyetsizlere ne demelidir? kıbrıs ta askerlik yapanlar bu yazdıklarımı gayet iyi anlayacaktır.
aldatacak 1 gün görmesede aldatır, aldatmayacak 1 senede de aldatmaz. kadın erkek hiç fark etmez.
deepsmile deepsmile
askere giden erkeklerin fobisidir. ulan acaba diye kafasından atamaz korkuyu. eşine dostuna hatunu takip ettirir hatta. birde tertiplerinin aldatılma haberini alıp kafayı sıyırmalarını izler. olm boşver sana layık değilmiş zaten tadında teselliler fayda etmez. ilk izinde memlekete gidilecek hatuna hesap sorulacaktır. birde zor bir askerlik geçiriyorsa iyice koyar. iyisi mi siz mantıklıca düşünün mümkünatı varsa sevgiliden ayrılın öyle gidin askere hem kafanız rahat etsin hem de bekleyecek sevgilinin 15 ayını heba etme çabasına girmeyin.
kızlar da bunu gelenek yapmıştır açıkçası ayrıca kızlar askere gitse sanki erkekler aldatmayacaktır o ayrı tabi.
melankolik demokrat melankolik demokrat
sevgilisi askerdeyken kızların nasıl bir pskolojiye girdiğini çok merak ediyorum. birkaç arkadaşımın da başına geldi. bu kadar mı şey meraklısı dedirtiyolar insana. biraz sabretse ölür sanki. al kendine bi vibratör idare et işte ölürmüsün yani...
vertigo vertigo
askerliğin ilk günlerinde size onlarca form doldurtup imzalatırlar. bir yandan üzerinizde çuval gibi duran kamuflajı
birileriyle değiştirmeye uğraşırken, beri tarafta sizi kep parası, palaska parası diye ufak ufak domaltmaya başlarlar.

ödediğiniz paraların bir kısmıyla (o zamanlar) oyak sigorta dan sigortalı yapıldığınızı anlarsınız. buraya kadar her şey normaldir. form üzerinde yazmanızı istedikleri bilgilerden birisi de, şehit olmanız halinde kazanacağınız ikramiyenin kime verilmesini istediğinizdir.

yiğit delikanlılar neredeyse istisnasız eşlerinin, nişanlılarının, sözlülerinin isimlerini adreslerini yazmışlardı. orta yere konuştum :

"arkadaşlar! eşlerinizin, nişanlılarınızın, kız arkadaşlarınızın ismini yazın ki, siz ölünce iki gün yas tutup sigortadan aldıkları parayla yeni bir eş bulup çeyiz dizsinler."

yırtılan form seslerini halen unutamam. herkes yeni formlara anne baba adını yazmaya başlamıştı.

ulan hiç mi güvenmezsiniz kadınlarınıza, bu kadar kolay mı gaza gelirsiniz?

ama askerlik öyle birşeydir. iliklerinizde hissedersiniz artık sivil hayatta olmadığınızı. her şey sanki sizin dışınızda
ve ters gelişecekmiş gibi düşünürsünüz. eliniz kolunuz bağlıdır artık. zordur ilk günleri askerliğin. hele bir de korkulan olmuş, ayrılık haberi gelmişse "yar" dan.

ey ömrümüzü vermeyi düşündüğümüz hatunlar.

hani beklemek zor gelmişse birşey diyemem ama, söylemek için acele etmeyin askere. en azından acemiliği bekleyin izini bekleyin. bir dalı iki kere kırmayın derim.
1 /