aşkı beklemek

2 /
bahana bahana
bazen o kadar tepkisiz kalmak ister ki insan hayata karşı işte o zamanlardan biridir oturup aşkı beklemek.
bazen de hayal dünyasıyla gerçek dünya arasında gidip gelmektir.
isilisilisil isilisilisil
aşkı beklemek aşktan da güzeldir bazen...çocukken akşam sofrasında en sevdiğim yemeği veya tatlıyı sona saklardır.sabırsızlıkla pek çok çocuğun yaptığı gibi en önce yemezdim. hatta sevmediğim tüm yemekleri bitirir, rahmetli anneciğimi mutlu eder.sevdigim yemeği sona bırakırdım.çünki sevmediğin yemekleri bitirirken o sevdiğin güzel şeyi yiyeceğin anı hayal etmek, tatıdını çıkartarak beklemek, tabağını enine boyuna seyretmek ayrı bir zevk verir insana doyay doya mutlulukla yersin beklemek daha zevklidir.bence saçma gelebilir amaaşkı beklemek te böyle bir mutluluktur.hayal edersin,umut edersin bazen gerçeklikten daha güzeldir hayali,beklentisi. her duygu için geçerli bu ...
karyatid karyatid
saatini kaçırdığınız bir otobüsü soğukta durakta tek başına beklemek neyse odur. üşürsünüz, kendinize geç kaldığınız için söylenirsiniz. bir yandan dört gözle yolu gözlersiniz bir yandan sıkıntıyla hala gelmemiş olan araça küfredersiniz. ama aslında gelmesi gereken saate daha vardır bilirsiniz ama küfür etmeye engel olamazsınız.... işte budur. ya siz erken geldiniz ya da geç kaldınız... beklemek size düşen. yitirdiğiniz aşkları yok sayıp yenisini beklemeyi göze almalısınız...
laein laein
eş zamanlı olarak hayata devam edildiği sürece kişiye zarar vermeyecektir.

fakat "ben hayatımın aşkını bekliyorum", "beyaz atlı prensim gelsin beni bulsun" diye hiç hayatını yaşamayıp, tek dertleri tek odaklandıkları şey bir aşkın gelmesiyse işte durum o zaman boktan. ki kimi zaman böyle obsesif durumlar oluyor. insanlar depresyona giriyor falan. gerek yok böyle şeylere.

hem belki de hayatını yaşamadığın için, kendine bir şeyler katmadığın için, sadece ve sadece beklediğin için "aşk" olacak olan yanında oturuyorsa bile kıvama gelmediysen yanından geçip gidecektir dönüp bakmadan. bu da bir ihtimal.
sinirli insan sinirli insan
çişinin gelmesini beklemek gibidir. gelmeden önce rahatsındır ama rahat batar. gelmemiştir ya daha çişin. sonra yavaş yavaş gelmeye başlar. önce hoşuna gider. baskı arttıkça ise acı çekmeye başlarsın. işemeden de rahat edemezsin. sonuçdan çişinden de sevdiğinden ayrılır gibi ayrılısın.
karyatid karyatid
bugün hikayeler anlatamayacağım sana kafamın içi adeta bir tren istasyonu. bir sürü tren var bazıları kalkıp gidiyor bazıları yeni geliyor gümrük işlemleri, pasaport işlemleri yapılıyor. vizemi soruyorlar bu sefer herşeyim tamam olduğu için rahatlıkla gösteriyorum vizemi. onlar da çıkabilirsiniz diyorlar. “açın artık şu kapıları! acele edin lütfen. çünkü milena bekliyor” diyorum. onlar da özür dileyip açıyorlar kapıları ardına dek...
*
2 /