asla mutlu olamayacak insanlar

1 /
knulp knulp
içeride arkadaşların derbi maçının heyecanını yaşarken kapına gelen pizzacının yüzündeki zoraki gülümsemeyi, cıvıl cıvıl görünen bir pazar yerinde omuzları çökmüş bir annenin hayat gailesini, işyeri partisinde çakırkeyif olan aptal iş arkadaşlarına 'biz bir aileyiz' diyen patronun uzayan vampir dişlerini, metroda uzaklara dalmış gözlerinde gelecek kaygısı okunan üniversite öğrencisinin ritmik olarak salladığı bacağını, her şeye çemkiren kız kurusu komşu teyzenin el ayak çekildikten sonra gözyaşları döktüğünü görebiliyorsan... dostum sana geçmiş olsun demekten başka birşey gelmez elimden. değişebiliyorsan değiş. aksi halde kulübe hoşgeldin.
progenitor progenitor
kötümser, asosyal, sıkılgan ve geçimsiz gibi sıfatlar yakıştırılmasına alışmış bünyeler. temel gıda maddelerinin melankoli olduğu doğrudur ama kendilerine sunulan her argümanı "bana ne, bana ne. kimse beni anlamıyor" diye yeniyetmeler gibi değil mantıklı açıklamalarla savuşturabilirler. tabii ki sonunda girinin başında sayılan yaftaları yerler.
diye düşünüyorum diye düşünüyorum
(bkz: kanaatkar olmak)

bunu başaramayan ve bunu değerini bilmeyen insanlardır.
sadece içinde bulunduğu durumda bir sağlık sorunu yoksa gerisinin halledilebileceğini farketmemiş insanlardır.
elindekiyle yetinmeyi bilmeyen insanlardır.

evet bunlar kendi çaplarında kanaaat kelimesinin tanımlarıdır.

ha bir de karşındaki insanı anlayamamaktır, asla mutlu olamayacak olmak.
ışığım ve gölgem ışığım ve gölgem
"hayır" diyebilme gücüne erişememiş, ne şiş yansın ne kebapçılar asla mutlu olamayacaklar. arkadaş ya şiş yansın ya kebap, yoksa sen yanacaksın sen. ne demiş şair;

sen yanmasan ben yanmasam...
1 /