atatürk bir diktatördü

1 /
hashus1099 hashus1099
bu saçmalığa atatürk, zamanında çok güzel yanıtlar vermiştir:

"efendiler, açık ifade edeceğim, beni bağışlayınız! her birinizin olağanüstü yetki ile seçilmesine ve olağanüstü yetkiye sahip bir meclis'in oluşmasına ve bu meclis'in, memleketin yazgısına el koyan bir nitelik kazanmasına çalışan, benim! bunda başarılı olmak için en yakın arkadaşlarımla fikir mücadelesi yaptım. bütün yaşamımı, varlığımı, bütün şeref ve saygınlığımı tehlikeye attım. bu sebeple bu, benim eserimdir. ben eserimi küçültmek ile değil, yükseltmek ile görevliyim. bu düşünceden sonra meclis'in hakkını zorla almak sözünü, tamamen ret ve iade ederim. böyle bir şey söz konusu değildir ve olamaz! "


"ben isteseydim derhal askerî bir diktatörlük kurar ve memleketi öyle yönetmeye kalkışırdım. fakat ben istedim ki, milletim için çağdaş bir devlet kurayım ve onu yaptım."

"1932 yılında toplanan ı. türk tarih kongresi'nin sonunda marmara köşkü"nde verilen çay'da, öğretmenlerden birinin atatürk'e "paşam! birçok avrupalı muharrirler yazdıklarında, eserlerinde sizi diktatör diye nitelendiriyorlar. buna ne buyurursunuz?" sorusuna verdiği cevap:

-ben diktatör değilim ve heveslisi de olmadım. benim diktatör olmadığıma şuradan karar veriniz, ben diktatör olsaydım siz bana bu soruyu soramazdınız!"

"cumhuriyet halk partisi'nin ömür boyu başkanlığının teklif edilmesi nedeniyle söylediği söz:

-milletin sevgi ve güvenini kaybetmediğim sürece tekrar seçilirim; milletin oyu esastır."

gelecekten gelen ek:
bu başlık da başıma kalmış da yeni farkediyorum!
xea xea
sözün çıktığı tipe bakıldığında dikkate alınmaması gereken söz.

kendisi özgürlük, demokrasi gibi kavramları savunurken bir yandan dokunulmazlık yasalarını destekliyor.

ama en çok fatih altaylı'nın kilit sorularında yerli malı gibi kalmasını sevdim.
leopold leopoldoviç leopold leopoldoviç
konuyla alakalı, h.c armstrong'un bozkurt* ismindeki atatürk biyografisinde, kitabın son sayfalarında şöyle bir söz bulunur, tam olarak hatırlamasam da tam anlamı aynıdır: "o, gelecekte ülkesini diktatörler yönetemesin diye diktatör olmuştu."


yani diktatör demek illa kötü bir şey değil gibi duruyor-kendim de bu sözüme inanamadım tamam-. ama sevan nişanyan isimli şahsın ne yazdığını, neden bu sözü söylediğini bilemeyeceğim.
itülmüş itülmüş
oturup nutuk'a şöyle bir göz gezdirilirse, ne kadar saçma bir yorum olduğu anlaşılacak olan ve hiçbir temele dayandırılamayan söz öbeği.

sevan nişanyana aç ve tok karnına ikişer defa nutuk yazıyorum. belki, ufacık bir belki, zihni tedavi olabilir.
pakanajuhla of boreat pakanajuhla of boreat
tartışılabilecek bir ifadedir. diktatörlük bilindiği gibi bir monokrasi çeşididir ve tanımısal karşılığı şudur : yöneten kişinin iktidara fetih yoluyla gelmesi .
atatürk'ün durumu başkanlık monokrasisine uygun bir durumdur . yani halk oyuna dayanan bir monokrasidir . bu monokrasi de yürütmenin yanı sıra meclisler de vardır ve hiç bir zaman hükümet , yetkilerinin tümünü tek kişiye vermez . verdiği durumlarda diktatörlük devreye girer . şimdi soruyorum atatürk bir diktatör mü değil mi ?
göçmenyalı göçmenyalı
atatürk; bu ülkede yaşayan insanları ümmetçilikten vatandaşlığa geçiren, padişahımız karşısında boynumuz kıldan ince iken, biz kullarına, seçme ve seçilme hakkı veren, kadınları insan yerine koyan..vs. devrimleri yapan bir diktatördü! keşke denildiği gibi diktatör olabilseydi. hatta padişah olsaydı. neyimize gerek demokrasi? acayip yakışıklı bir padişahımız olurdu. karşısında boynumuz kıldan ince olan.
broadband broadband
atatürk'ü;

a) anlamayanların,
b) anlayamayanların,
c) anlayıp da işlerine gelmediği için anlamak istemeyenlerin,

"çamur at, izi kalsın, ben de egomu tatmin etmiş olurum hiç değilse!" düşüncesiyle, en kolay yoldan yaptıkları basit, gereksiz, "türkiye'nin başka sorunu mu yok? hala bunu mu tartışıyoruz?" dedirtici yorum
azwepsa azwepsa
atatürk bir berberdi, akşamları da djlik yapardı. genç kızların sevgilisiydi. diktatörlük de neymiş? hatta geçen izlemeye gittim; paso demet akalın çaldı. oha falan olduk. ama yine de eller havaya yaptık...

atatürk'ün döneminde dünyanın en revaçta olan idare şekliydi diktatörlük. neredeyse tüm dünya bir diktatörün altındaydı. atatürk de diktatör olsa nolur, olmasa nolur? pek demokrat değildi o kesin.
thedewil thedewil
konu atatürk olunca hemen "ybsg" gibi söyleyecek şeyim yok ama ben de buradayım bakınızı ile cansiperane saldırılmaya başlanmış.

tek bir soru sormak istiyorum: atatürk halkın iradesiyle bu halkı yönetti ise, neden tek partili sistem uygulandı, çok partili sisteme geçince atatürk'ün bıraktığı cumhuriyet halk partisine ne oldu? seçmeli sorumuz; daha sonra halkın iradesini temsil eden demokrat parti'ye ne oldu?

istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz, başarılar.
zaht zaht
atatürk'ü biraz araştırmış yabancıların da sahip olduğu görüş. erasmusla türkiye'ye gelen siyasal bilimler öğrencisi arkadaşlarım vardı onlar da atatürk'ün diktatör olduğunu düşünüyorlardı. bunu da kıçlarından sallayarak değil aldıkları politika eğitimi doğrultusunda söylüyorlardı fakat bu düşüncelerinde bir hakaret amacı yoktu tabii ki. diktatörleri monotip sanıyoruz galiba. adam* koca bir ülkede devrim yapmış yıkılan imparatorluğun üstüne yepyeni bir devlet kurma hedefiyle yola çıkmış elbette diktatör olacak. memlekette kendi düşüncesinde kaç kişi vardı ki kendi haline bıraksın. bu şartlarda dahi meclisi kurmuş, başkalarının sesine de kulak vermeye çalışmış elden geldiği kadar. nedense diktatör diyince akla sadece hitlerle mussollini geliyor.
zogo zogo
diktatör bir insan neden cumhuriyet ilan etsin allah allah. diplomanıza tüküreyim sizin diyorum başka da birşey demiyorum. cumhuriyet ve demokrasi kavramlarını da bize gayet güzel anlatmıştır. partiler açmıştır. ancak yaranamamıştır bir türlü. onun ardından gelenlerin partiyi mahvetmesi onun suçu değildir.
1 /