atatürk neden şapka takmayanları idam etti

sihirlimantar sihirlimantar
güzel bir türkiye akşamından herkese
merhaba zemin zorbalık yapmak için çok müsait evet. sarık takanlar takımının kalesinde recep defans hatti tayyip küçük tayyip ve büyük tayyip ortasahada çok tanıdık bir isim var küçük erdoğan ve büyük erdoğan yan yanalar ileri uçta da bilal. sarı forma ile sahaya çıkıyor sarık takanlar kulübü şimdi deplasman takımını açıklıyorum, şapka takanların kalesinde ismet defans hattında kemal küçük kemal ve daha da küçük kemal oynayacak ortasahasında saffet ve mükremin'i görüyorum ileri uçta kimse yok. evet tekrar etmekte yarar var zemin zorbalık yapmaya oldukça müsait. laik olan kazansın efendim.
sophones sophones
fesi getiren 2.mahmut'a gavur yakıştırması yapan gericiler bundan yaklaşık 100 yıl sonra -fesi çıkarın şapka takın- diyen atatürk'e de gavur demişlerdir.

yani gerici gericiliğini göstermek için bir bahane bulacaktır. fes de şapka da bahanedir.

hiç kimse sadece şapka giymediği için idam edilmemiştir. idam edilenler, şapka giymemek suçundan değil devlete ve rejime isyan etmek suçundan idam edilmişlerdir. sarık giyenler idam edildi diyen yalancıdır. yalan dinimizce günahtır.

her şeyi dönemin şartlarına göre değerlendirmek lazım. cübbe ve sarık giymek yasaklanmıştır ancak imamlar ve müftüler yasağın dışında tutulmuştur. ayrıca kimseye şapka zorunluluğu getirilmemiştir. ülkenin bir çok yerinde halk kendi istekleriyle şapka takma törenleri düzenlemiştir.

yobazların 100 yıl öncesi ve 100 yıl sonrası hep aynı yalan argümanlarla saldırması da hiç şaşırtmamıştır ayrıca. ne biçim insanlarsınız lan siz?
1
fark ettim fark ettim
tamamen tarihin tekerrürü...

ikinci mahmut iki tane vezirini huzuruna çağırıyor. "yeter lan bu sarık" diyor ve ekliyor: "kocaman bir şey. taşı taşı mahvoldum. karı dırdırına da tesiri yok. haremde var yüz, iki yüz cariye... yeniçeri derdine de bir çözüm sunmuyor. saray boyutunda sarıkla geziyorum; ama kaldıralım diyorum şu yeniçeriyi kaldırtamıyorum, sözümü dinleyen yok. rus çarı da arkamdan kaldıramadığım için iktidarsız demiş. sarık kocaman olunca kan belli yerlere pompalanmıyor demek ki diye deli deli konuşuyormuş. size görev giyin ulan şu fesleri. gezin istanbul'un sokaklarında bakalım ahali ses edecek mi? etmez ise sorunu çözdük gitti. hem fesle daha karizmatiğim lan."

iki vezir fesi giyip çıkıyor çarşı pazara. belgesel çekiminde kayseri kalesine haçlı bayrağı çekildiği zaman galeyana gelen halk gibi çarşı pazar esnafı gaza geliyor. vezir mezir dinlemeden ikisini de eşek sudan gelinceye kadar dövüyor. o zamanlar malumunuz istanbul'da su yok. he haliyle eşeğin sudan gelme faslı uzadıkça uzuyor. iki vezir de pestili çıkmış halde saraya geri dönüyor. sadrazam bakıyor kelle tehlikede. "siz işi becerememişsiniz" deyip vezirleri öteki tarafa sürüyor. padişahın kulağına sarıktan dolayı haber gitmeyince kulları festen memnun zannediyor ve fesi kanun hükmünde padişah kararnamesi ile yürürlüğe sokuyor. tabi meclisin açılmasına daha yüz yıl var.

arada "biz yunan mıyız, fes de ne imiş, etek de giyelim üsküdar'a gidelim gider iken de alsın bir yağmur..." diyen istanbullular, siyaset yaptıkları gerekçesiyle darağacı ile sabah namazında kahvaltı ediyor. tabi olay siyasi olduğu için fese kimse mana bulamıyor.

atatürk'ün zamanında ise işler şeffaf ve demokrasinin emekleye emekleye ilerlediği dönemler olduğu için "biz frenk miyiz, şapka da ne imiş, cübbe de giymeyelim oldu olacak din elden gitsin..." diyen yobazlıların cezası tartışılır vaziyette. "atma hamidiye atma, şapka da giyeceğiz, vergi de vereceğiz..." türküsü çığırılıyor dört bir yanda. olayın şapka takmakla veya fes takmakla bir ilgisi yok. tartışılma sebebi tamamen yapan kişi. ikinci mahmut yapınca padişahım çok yaşa, gazi mustafa kemal atatürk yapınca diktatör.

bizim millet asker millettir diye boşuna dememişler. askeriyede yenilik; emirle, uymayana cezayla öğretilir. değişim olduğu zaman bu millete yasak, para cezası ve gerekli caydırıcılık şart. yoksa yaya yolunda yayaya yol vermeyen araba sürücüleri ve yayaya çarparak hakkın rahmetine kavuşturan kuş beyinliler yok olmaz. sallandıracaksın iki tanesini meydanda, deyimi eski bir alışkanlık ve yaya geçidi kuralında uygulansa kendiliğinden olay çözülebilecek. kulluktan cumhuriyete geçerken bazı alışkanlıkların hemen terk edilmemesi gayet normal yani.
dumrul dumrul
suçumuz müslüman olmak başlığında işlenen bir sorunsaldır.

akp'nin günümüzde sırf müslüman olduğu için zindanlarda çürüttüğü yüzlerce mümin var. birini yiyen neden ötekini de yemesin ki? sonuçta geri zekalılıktan vergi almıyorlar.
kahtalı niçe kahtalı niçe
"atma hamidiye atma şapka da giyeceğuk vergi de vereceğuk" diye türkülere konu olan sorunsal. aslında abartıldığı kadar da adam idam edilmemiştir. öyle olsa memlekette er kişi kalmaz, kadınlar da sporlanarak 10 yılda 15 milyon genç doğururdu herhalde. ama iş trabzon'un of ilçesi gibi şeriat isterük noktasına gelince jakoben terör uygulanmıştır tabi. idamların yasal kılıfı da şapka kanununa uymamak olmuştur.
sosyalismet sosyalismet
lan gören duyan da, sanki şapka üreten fabrikalarımız vardı da atatürk şapka takmayanları ipe çekiyordu zannedecek.
iskilip'li atıf gibi birkaç yobazın halkı cumhuriyete karşı ayaklandırmasını masum bir olaymış gibi lanse ediyorlar. sanki anadolu köylüsü fes takıyordu da şapkaya isyan ediyordu.
adı üstünde, ilk cumhuriyet hükumeti kıyafet devrimini yapmıştı. menderes zamanında tekrar cübbeliler caddelere çıktılar. oysa dini semboller ile sokaklarda dolaşmak yasaktı.
nerden çıkardılar şapka giymeyenlerin idamını? anlaşılan kastamonulular basmış ortalığı.
kahtalı niçe kahtalı niçe
mevzu bahis dönemde memlekette şapka arzını karşılayacak kadar şapka olmadığı için rum kadınlarının giydiği şapkalarla insan içine çıkan türk erkekleri peyda olmuştur. asıl bunların idam edilmesi gerekirdi bana göre.
confessions confessions


şu an olduğu gibi o zaman da zenginlik içinde yüzen, 9 yaşında kız erkek çocukları koynuna alan, devlete kene gibi yapışmış kanını emen, emperyalist devletlerin uşağı olan dinden geçinen bu zevata ne yapılmalıydı?
kangren olan parmağı kesecek biri çıkmış.