atsızın sabahattin alinin başına kadeh koyması

anabacı vokke anabacı vokke
valla kendisini belgrad ormanında düelloya davet etmesinden de içişleri bakanlığına ihbar etmesinden de daha asil hareket. kadehe ateş etse "helal olsun" bile derim. hem nişancılık hem de çelik gibi sinirler gerektiriyor sonuçta adama zarar vermeden bardağı vurmak...

ama onun yerine kendisini ölümle tehdit etmeyi ve bilumum anti komünist devlet erkanını adama karşı kışkırtıp, adamın hayatını karartmayı tercih etti. şimdi buradaki bütün a*sız fanboylara ve yılmaz güney'i suçlayan herkese soruyorum, siz sabahattin ali'nin yerinde olsanız ne yapardınız? yılmaz güney'e takan sefa mutlu da bu türkçülerin yetiştirdiği bir ruh hastasıydı. o gece boyu yılmaz güney'e kaçınacak yer bırakmamıştı resmen...

sabahattin ali'nin atsız'ı çekip vurduğu bir senaryoyu düşünüyorum. muhtemelen bu kadar çok seveni olmazdı. ama bu yamtar tayfayı tanıyoruz, bir 10 sene de çıkamazlardı inlerinden... hele hele adamı öldürmeyi hesaplayıp, o da olmadı devlete ispiyonlayarak elemine edeceklerini düşünürken hemn alman ajanlığından yargılanmak hem de bir de üstüne ava giderken avlanmak ağır şok olurdu onlara....

ha sabahattin ali'yi bu kadar sever miydik? sevmezdik muhtemelen. yılmaz güney gibi parçalı bulutlu, vurdulu kırdılı bir hatırası olurdu muhtemelen... ama sabahattin ali gibi insanlar öleceğine atsız'ın ölmesini tercih ederim. adamın fikirleri 70'lerde kan gölüne çevirdi türkiye'yi...

gene geliyoruz, karar vermek zor ilker gardaş... ben gerçekten neyi seçerdim bilmiyorum.

ama bari sabahattin ali çok efendi yılmaz güney magamndaydı diye ikiyüzlülük yapmayın. ikisi de aynı zorbalığa maruz kaldı. bununla başa çıkma yolları farklıydı sadece...