avusturya işçi marşı

nonscholasedvitadiscimus nonscholasedvitadiscimus
hayat denilen kavgaya girdik
çelik adımlarla yürüyoruz
biz bu karanlık yolun sonunda
doğacak güneşi görüyoruz

dağları aşıyor, bak yakınlaşıyor
kızıl yıldız zafer kuşu
bu bir rüya değil,
bu bir hülya değil, yıldızıdır kurtuluşun

kara deryalarda bir fenersin,
senin ışığında yürüyoruz.
biz bu karanlık yolun sonunda
doğacak güneşi görüyoruz.
fabrikalarda biz,
tarlalarda biziz, biziz hayatı yaratan
din farkı bilmeyiz,
dil farkı bilmeyiz, sanki doğduk bir anadan

anamız amele sınıfıdır,
yurdumuz bütün cihandır bizim
hazırlandık son kanlı kavgaya
başta bayrağımız leninizm

bayrağını yükselt,
daha daha yükselt, yükselt bayrağı yukarı
bu güne vuralım, yarını kuralım,
kaldıralım sınıfları.
fabrikalarda biz,
tarlalarda biziz, biziz hayatı yaratan
din farkı bilmeyiz,
dil farkı bilmeyiz, sanki doğduk bir anadan
toumai toumai
kızılırmak grubunun seslendirmesinin başında aşağıdaki şiir okunmaktadır.

cellat uyandı yatağında bir gece
"tanrım" dedi "bu ne zor bilmece :
öldürdükçe çoğalıyor adamlar
ben tükenmekteyim öldürdükçe..."

ataol behramoğlu
karaborsa karaborsa
"başta bayrağımız sosyalizm" bölümünün fraksiyon farklarına göre, "leninizm", "maoizm" gibi biçimler aldığı görülmüştür.
ustasına posta koyan jedi ustasına posta koyan jedi
"siz sınıflardan önce sınırları kaldırın, yoksa iktidarı bir ele geçirdiniz mi, stalin gibi, bırakmazsınız yakasını. en azından ordan yırtalım" diyesimin geldiği sosyalist marşı.

pek kuru yazdığımı farketmem üzerine edit: yahu enternasyonel'den sonra duyduğum en güzel marş da budur aynı zamanda.
pekinde sonbahar pekinde sonbahar
kızılordu'nun the red army is the strongest (adı tabii ki bu değil, rusçası nedir bilmiyorum) adlı marşın müziğine yazılmıştır. ancak kızılordu'nun söylediği daha melodik aranje edilmiş. neyse söylemek istediğim bu değil. bu parçanın adını ahmet kaya devrimci müziğe duyduğu ilgiyi anlatırken kullanıyor. o âna kadarki hikâyesini özetliyor ahmet kaya. sonra da şiir okur gibi (ulan adamın normal konuşması da şiir okur gibi, nasıl bir sesse. su istese etkilenirsin) diyor ki: "ve bir gün sabahleyin sokağa çıktığımda artık avusturya işçi marşı'nı söylemeye başlamıştım."
orlov orlov
yılmaz güney filmleri'nin vazgeçilmezi. duvar'da spor yapan komünist mahkumların koşarken, sürü'de jandarma eşliğinde trenden inen siyasi suçlunun arkadaşlarının trende söylediği marştır.




karakızıl karakızıl
lisede katıldığım devrimci kampın son günü söylemiştik ve ilk duyuşumdu bu marşı. herkes ezbere söylüyordu, sol yumrukları ile. eve gelir gelmez ilk işim ezberlemek olmuştu tabi. bağıra bağıra söylüyordum durduk yere. ardından lise sonda desteğe gittiğimiz işçi grevinde söylemiştik. o gün gözaltına alındım ve araçta haklıyız kazanacağız ı söylemiştik. en, devrimci duygularımın kabardığı gündü.