ayet i kerime

80 /
zulfiquarr zulfiquarr
بسم الله الرحمن الرحيم

de ki: "o, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir." bak, anlasınlar diye, âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.
(en'âm sûresi/65)
rosa lisa rosa lisa
fecr suresi
...............
15-insan ise; rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "rabbim bana ikram etti" der.
16. ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "rabbim beni aşağıladı" der.
17. hayır, hayır! yetime ikram etmiyorsunuz.
18. yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
19. haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
20. malı da pek çok seviyorsunuz.
21. hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
22,23. rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
24. "keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.
25. artık o gün, allah'ın edeceği azabı kimse edemez.
26. onun vuracağı bağı kimse vuramaz.
27. (allah, şöyle der:) "ey huzur içinde olan nefis!"
28. "sen o'ndan razı, o da senden razı olarak rabbine dön!"
29. "(iyi) kullarımın arasına gir."
30. "cennetime gir.
zulfiquarr zulfiquarr
بسم الله الرحمن الرحيم

o (kur'an) hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. de ki: "ben size vekil (sizden sorumlu) değilim."
her haberin gerçekleşeceği bir zamanı vardır. ileride bileceksiniz.
(en'âm sûresi/66-67)
zulfiquarr zulfiquarr
بسم الله الرحمن الرحيم

âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.
allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. belki sakınırlar.
(en'âm sûresi/68-69)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için kur'an ile öğüt ver. yoksa ona allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. işte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.
(en'âm sûresi/70)
zulfiquarr zulfiquarr
بسم الله الرحمن الرحيم

de ki: "allah'ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? arkadaşları 'bize gel!' diye doğru yola çağırdıkları hâlde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?" de ki: "hiç şüphesiz asıl doğru yol allah'ın yoludur. bize âlemlerin rabbine boyun eğmek emrolundu."
(en'âm sûresi/71)
natilyus natilyus
bu ne azim, kararlıktır zülfikar bey.? kuranda bile bu kadar ayet yok, hergün bir yenisini yazıyorsun. hangi tarikate mensupsun bilmiyorum ama sıkıldık olm. kimse sallamıyor olm seni ve düşüncelerini artık.

zaten topu topu 6000 in üzerinde ayetten hosunuza gidip paylastığınız 100 ayet var. kotayı yeterince doldurdun diye düşünüyorum, sal bizi artık. kabe imamı bile bu kadar hatim-download etmedi.

ayrıca mekan da uygun değil zaten. dm lerden yürümelerin, solframede ne zaman meme görseli düşer diye bekleyenlerin uğrak mekanına ayet atınca sevap point kazanmıyorsun birader. şayet bu şekilde ben tanrı olsam, cehennemde iblislere seninle ilgilenmeleri için özel talimat gönderirdim.

birader sal bizi artık, bak işine. ne bileyim 2 hatun düşür; ne bileyim seviş falan. dünya malı dünyada kalır. ya da garantiye al arada, incilden tevrattan birşeyler paylaş. ya god doğruysa.?

edit : muhammed bile 40 yaşında müslüman olmuş. sal bizi artık lan sal.
1
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

bir de, bize, "namazı dosdoğru kılın ve allah'a karşı gelmekten sakının" diye emrolundu. o, huzurunda toplanacağınız allah'tır.
(en'âm sûresi/72)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

o, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. o'nun sözü gerçektir. sûr'a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) o'nundur. gaybı da, görülen âlemi de bilendir. o, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
(en'âm sûresi/73)
#hayırlıcumalar...
2
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

hani ibrahim, babası âzer'e, "sen putları ilâh mı ediniyorsun? şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.

işte böylece ibrahim'e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin ilme erenlerden olsun.
(en'âm sûresi/74-75)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

(ibrahim) üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "işte rabbim!" dedi. yıldız batınca da, "ben öyle batanları sevmem" dedi.

ay'ı doğarken görünce de, "işte rabbim!" dedi. ay da batınca, "andolsun ki, rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum" dedi.

güneşi doğarken görünce de, "işte benim rabbim! bu daha büyük" dedi. o da batınca (kavmine dönüp), "ey kavmim! ben sizin allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.

"ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. ben, allah'a ortak koşanlardan değilim."
(en'âm sûresi/76-79)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

kavmi onunla tartışmaya girişti. dedi ki: "beni doğru yola iletmişken, allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? hem sizin o'na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak rabbimin bir şey dilemiş olması başka. rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?"

"allah'ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri o'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? eğer biliyorsanız söyleyin."
(en'âm sûresi/80-81)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

iman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.
(en'âm sûresi/82)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

işte kavmine karşı ibrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. şüphesiz ki rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

biz ona ishak'ı ve yakub'u armağan ettik. hepsini hidayete erdirdik. daha önce nûh'u da hidayete erdirmiştik. zürriyetinden dâvud'u, süleyman'ı, eyyub'u, yûsuf'u, mûsâ'yı ve hârûn'u da. iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.

zekeriya'yı, yahya'yı, isa'yı, ilyas'ı doğru yola erdirmiştik. bunların hepsi salih kimselerden idi. ismail'i, elyasa'ı, yûnus'u ve lût'u da doğru yola erdirmiştik. her birini âlemlere üstün kılmıştık.

babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.

işte bu, allah'ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini buna iletip yöneltir. eğer onlar da allah'a ortak koşsalardı, bütün yaptıkları boşa gitmişti.
(en'âm sûresi/83-88)
1
80 /